Tunceli’nin Ovacık ilçesine bağlı Şahverdi Köyü’nde hayvancılık yapan ve bölgenin en büyük küçükbaş hayvan üreticilerinden biri olan Meral Kanar, ciddi bir idari ve coğrafi engelle karşı karşıya kaldı. Kendisine tahsis edilen yaylanın halen kar altında olduğunu ve ulaşım yolunun açılmadığını belirten Kanar, meraların adaletsiz şekilde dağıtıldığını öne sürerek yetkililere sert tepki gösterdi.

Geçmiş yıllarda köylülerin ortaklaşa yaylaya çıkabildiğini, ancak son 3-5 yıldır mera komisyonu veya muhtarlar eliyle parsellerin ayrıldığını ifade eden Kanar, bu yıl öz köylerinin yaylasının ellerinden alındığını iddia etti. Çaresiz kaldıklarını belirten kadın üretici, sorunun çözülmemesi durumunda binlerce hayvanla eylem yapma noktasına geldiklerini vurguladı.

"Yayla Komple Kar Altında, Ulaşım Yok"

Eşinin daha yeni yayla bölgesine giderek durumu yerinde fotoğrafladığını belirten Meral Kanar, "Yaylamız komple kar altında. O yolun açılması, karların erimesi temmuzun sonunu bulur. 20 gün için ben niye yaylaya gideyim? Bize verilen yer ulaşımı olmayan, ancak helikopterle gidilebilen Göldere ve Ayvaz Vadisi. Benim 3 bin sütlü malım var, bu şartlarda oraya nasıl götüreyim?" diyerek tepkisini dile getirdi.

Erdal Sağlam'ın kaleminden Haftalık Ekonomi Analizi: 'Enflasyonla mücadele yeniden başladı' iddiası
Erdal Sağlam'ın kaleminden Haftalık Ekonomi Analizi: 'Enflasyonla mücadele yeniden başladı' iddiası
İçeriği Görüntüle

Boş kalan diğer yaylaların kapasitesinin kendi sürüsünü de rahatlıkla kaldırabileceğini vurgulayan üretici Kanar, yerli diğer üreticilerin kendisini yaylaya kabul etmediğini söyledi. Kanar, "Kapasite 6 bin koyunluk ama yukarıdaki sürü sayısı 3 bini bulmuyor. Benim malım gitse kapasite ancak dolacak ama beni yukarı bırakmıyorlar. Bize bir çare bulsunlar. Bulmuyorlarsa da en son malımızı yükleyip valiliğin önüne mi dökelim, il tarımın önüne mi dökelim? Onu yapacağız en son" dedi.

"Günde 250 Koyunum Hastalanıyor, Mallarım Telef Oluyor"

Sıcaklar ve susuzluk yüzünden hayvanların her gün zayiat verdiğini ve merada dramatik bir tablo yaşandığını belirten Meral Kanar, yaşadığı kaybın büyüklüğünü şu sözlerle aktardı: "Günlük 250 koyunum sıcaktan ve hastalıktan zerke (sarılık hastalığı) düşüyor. Bir ay içinde 30-40 malım telef oldu. İnanmayan varsa kepçe çağıralım, gömdüğümüz hayvanları topraktan çıkartıp gösterelim. Mağduriyetin en büyüğünü yaşıyorum."

Besici kadının yanında çoban olarak görev yapan Necmettin Seyit de hayvanların ot ve su olmadığı için merada mahsur kaldığını doğruladı. Çoban Seyit, "24 saatte iki saat bile koyun durmuyor. Ot yok, su yok, hayvanlar telef oluyor. Bütün yetkililer sesimizi duysun. Biz köyde sıkışıp kaldık, her gün hayvanımız ölüyor. Yaylaya gitmek istiyoruz, burada kalmak istemiyoruz" diyerek yardım çağrısında bulundu.

"Bu Üretici Aylık 750 Bin TL Çoban Maaşı Ödüyor"

Yaşanan krize destek vermek amacıyla açıklamalarda bulunan Mercan Vadisi Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı İbrahim Aslan, devletin bölgedeki üreticiye acilen el uzatması gerektiğini söyledi. Üreticinin üzerindeki ağır mali yüke dikkat çeken Aslan, lojistik ve altyapı eksikliğinin üretimi baltaladığını belirtti.

Dernek Başkanı Aslan, üreticinin yaşadığı zararı şu mali verilerle gözler önüne serdi: "Temmuz ayına geldik, dağda hâlâ yol açılmamış. Üreticiler kendi imkanlarıyla yolları açmaya çalışıyor. Hayvanlar sıcaktan sütten kesildi; bin 500 koyundan yaklaşık 350 kilo peynir alınması gerekirken bu oran 120 kiloya kadar düştü. Yazık, günah. Bu üretici, 5 tane çobana aylık 140-150 bin liradan toplamda 750 bin TL maaş ödüyor. Bunun yeme, içme ve giyme masrafları da cabası. Sayın Valimiz bölgeyi geziyor, güzel hizmetler yapıyor; ricamız buradaki feryadı da duymasıdır."

Kaynak: ANKA