TBMM'nin yeni yasama yılı öncesinde düzenlenen CHP Milletvekili Kampı, ikinci gününde CHP Grubu'nun Değerlendirme Toplantısı ile devam etti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda milletvekillerine hitap eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye gündemindeki fon krizinden dış politikaya, ekonomi yönetiminden toplumsal sorunlara kadar kritik açıklamalarda bulundu.

Türkiye'de sorunların çözümüne yönelik ahlaki bir duruş sergileyeceklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Biz ahlaki üstünlüğümüzü koruyarak, yerinde eleştiri yapıp çözüm önerileri getirerek halkımıza güven vermek zorundayız. Hiçbir egemen gücün karşısında eğilmediğimizi, bölgedeki taşeronu olmadığımızı her yerde dillendireceğiz" değerlendirmesinde bulundu.

"Siyasal İktidar Bu Yolsuzluğu Biliyordu"

Sermaye piyasalarındaki manipülasyonların doğrudan bir soygun olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 4 Kasım 2025’te Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Kongresinde yaptığı konuşmayı hatırlattı.

Bakanın "Manipülasyon yapıldığını biliyoruz" şeklindeki beyanına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, iktidarın olaydan aylar öncesinde haberdar olduğunu ancak uluslararası endeks sağlayıcılarının uyarılarına kadar harekete geçmediğini söyledi.

"Sayın Şimşek, Kim Seni Engelledi?"

Bakan Şimşek’e doğrudan sorular yönelten Kılıçdaroğlu, sürecin arkasındaki engellere işaret ederek konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Madem ki biliyordun, madem ki önlem alacaktın; neden bekledin? Neden olayın üzerine gitmedin? Seni hangi güç engelledi? Demek ki Hazine ve Maliye Bakanı'nın üstünde bir güç var ki o güç, Bakanın görev yapmasını engelliyor. Bir bakanın üstünde yolsuzluğun yapılmasını sağlayan bir güç varsa o gücü Cumhuriyet Halk Partisi'nin önderliğinde sorgulayacağız."

"455 Bin 748 Vatandaşın Parası Risk Altında"

Fon krizinin parasal boyutuna ve etkilediği vatandaş sayısına ilişkin veriler paylaşan Kılıçdaroğlu, toplam 455 bin 748 vatandaşın birikimlerinin risk altında olduğunu aktardı. 28 Ağustos ile 22 Eylül tarihleri arasında fonlardan çıkan para miktarının 538 milyar lirayı bulduğunu belirten CHP Lideri, denetim mekanizmalarının yetersizliğini sert bir dille eleştirdi.

Takasbank’ın izin almadan işlem yapan bir firmaya 11 ay sonra 4,4 milyon lira ceza kesmesini "leblebi çekirdek" olarak nitelendiren Kılıçdaroğlu, mağduriyetlerin halkın vergileriyle kapatılmasına izin vermeyeceklerini vurguladı.

"Dar Ederiz Size Bu Dünyayı!"

Tasarruf sahiplerinin mağduriyetinin kamu kaynaklarıyla ödenmesi durumunda sert muhalefet yapacaklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, iktidara şu uyarıda bulundu:

"Benim Adayım Yok, Üyeler Kimi Seçerse Odur": Özgür Özel'den Tarafsızlık Mesajı!
"Benim Adayım Yok, Üyeler Kimi Seçerse Odur": Özgür Özel'den Tarafsızlık Mesajı!
İçeriği Görüntüle

"Eğer 'Bu milletin sırtından faydalanıp mağdurların mağduriyetini gidereceğiz' diyorsanız, bu dünyayı Cumhuriyet Halk Partisi olarak size dar edeceğiz! Alacaksın garibandan, 'Vay efendim bunlar battılar' deyip halktan topladığın vergilerle gidip onu finanse edeceksin... Olmaz! Yemeyiz biz bunu! Ama 'Yolsuzluk yapanların mal varlıklarını alacağız, götürüp paralarını vereceğiz' diyorsanız, eyvallah."

"Bürokrasi ve Siyaset İç İçe Geçmiş: Bu Bir Devlet Krizidir"

Soruşturma sürecinde soygunculara bilgi sızdırıldığını iddia eden Kılıçdaroğlu, 19 Ağustos 2026'da savcılığın SPK'dan bilgi istediğini, ancak bilginin sızdırılması üzerine Serdar Turhan ve Muhammed Yarız isimli kişilerin 15 milyar dolar ve 25 milyon euroyu yurt dışına çıkardığını ileri sürdü.

Yaşanan tablonun liyakatsizlikten kaynaklandığını belirten Kılıçdaroğlu, "Siyasetçi ile bürokrasi iç içe geçerse, liyakat dediğimiz kavram unutulursa artık ortada bir devlet krizi var demektir" dedi.

"Mehmet Şimşek Görevini Bırakacak"

Hazine ve Maliye Bakanı’nın görevden ayrılması gerektiğini savunan CHP Genel Başkanı, "Sözünü söyleyip önlem alamıyorsan, sana engel olunuyorsa o koltukta oturmayacaksın. Çekileceksin kardeşim, izzet ü ikbâl ile çekileceksin. Biliyorsan ve yapamıyorsan bu görev sana göre değildir" ifadelerini kullandı.

Aynı eleştirileri Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da yönelten Kılıçdaroğlu, Devlet Denetleme Kurulu'nun halen harekete geçirilmediğini belirterek tek kişilik yönetim anlayışının sorumluluk alması gerektiğini dile getirdi.

Mekke Anlaşması İçin 5 Kritik Soru

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na da değinen Kılıçdaroğlu, anlaşma metninin TBMM’ye gelmediğini belirterek iktidara şu 5 soruyu sordu:

  1. Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın tam metni nedir ve Türkiye hangi askerî yükümlülükleri üstlenmiştir?

  2. Bir üyeye yapılan saldırının tüm üyelere yapılmış sayılması Türkiye açısından otomatik bir askerî yükümlülük doğurmakta mıdır?

  3. Suudi Arabistan'ın Husilerle çatışmasında verilecek Türk desteğinin sınırı nedir; asker veya savaş unsurları kullanılacak mıdır?

  4. İran ile Suudi Arabistan arasında doğrudan yeni bir çatışma çıkması hâlinde Türkiye'nin yükümlülüğü ne olacaktır?

  5. Türkiye bağımsız bir bölgesel güvenlik mimarisi mi kurmaktadır, yoksa ABD'nin Orta Doğu'daki askerî yükünü devralan bir sistemin parçası mı olmaktadır?

Dış politikanın milli bir devlet politikası olması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, Siyasi Ahlak Yasası’nın derhal çıkarılması gerektiğini vurgulayarak konuşmasını tamamladı. Toplantı daha sonra basına kapalı olarak devam etti.

Kaynak: ANKA