CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi üyeleri, milletvekilleri, Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri, il başkanları, il kadın kolları başkanları ve il gençlik kolları başkanlarının katılımıyla gerçekleştirilen “Geçmişin Değerlendirilmesi ve Gelecek Vizyonunun Tespiti” başlıklı toplantıya başkanlık etti.

“Halkın umudu Kılıçdaroğlu”, “Hak, hukuk, adalet”, “Kadınlar burada, başkanının yanında” ve “Gençlik burada, başkanının yanında” sloganları eşliğinde kürsüye gelen Kılıçdaroğlu, CHP'nin Türkiye açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

Kılıçdaroğlu, “Cumhuriyet Halk Partisi olduğu sürece bu ülkenin umudu asla ve asla tükenmez. Her zaman söyledik, yine söylüyoruz. Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi. Yaşasın Gazi Mustafa Kemal. Bu kardeşiniz hiçbir gücün karşısında eğilmez. Sadece yüce Yaradan'ın önünde eğiliriz ve yüreğimizde o vardır” ifadelerini kullandı.

“9 Eylül Türk ulusunun ‘Ben varım’ dediği gündür”

9 Eylül'ün yalnızca CHP'nin kuruluş günü olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, bugünün bir milletin ayağa kalkışını ve bir devletin yeniden kuruluşunu simgelediğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, CHP'nin kuruluş ruhunun Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde emperyalizme karşı verilen bağımsızlık mücadelesinden doğduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:

“Bugün bir milletin ayağa kalkışını, bir devletin yeniden kuruluşunu ve büyük bir ülkünün siyaset sahnesindeki temsilini selamlıyoruz. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin kuruluş ruhunu selamlıyoruz. Bugün Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde emperyalizme karşı ayağa kalkan Türk milletinin iradesini selamlıyoruz.

Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi'nin hikayesi bir tabela ile başlamadı. Bir makam odasında başlamadı. Bir kişinin şahsi ikbali için kurulmadı. Cumhuriyet Halk Partisi vatanın ateş çemberinden geçtiği günlerde doğan milli iradenin partisidir.

Kökleri Sivas'tadır. Kökleri Erzurum'dadır. Kökleri Kuvayımilliye'dedir. Kökleri Müdafaa-i Hukuk'tadır. Kökleri Ankara'da açılan Gazi Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndedir. Ve 9 Eylül'de İzmir'in kurtuluşuyla taçlanan büyük bağımsızlık mücadelesindedir.

Bu nedenle 9 Eylül bizim için yalnızca bir kuruluş tarihi değildir. 9 Eylül bir ulusun, Türk ulusunun ‘ben varım’ dediği gündür. Bunu böyle bilmeliyiz.”

“Bizim milliyetçiliğimiz milletin ortak geleceğini büyütmektir”

CHP'nin gençlerin, çiftçilerin, işçilerin, öğretmenlerin ve çocukların partisi olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, cumhuriyet ve milliyetçilik anlayışlarını anlattı.

“Cumhuriyet bizim için yalnızca bir rejim adı değildir. Cumhuriyet millet egemenliğidir. Cumhuriyet birlik, beraberlik ve kardeşliktir. Cumhuriyet laik ve bilimsel eğitimdir. Cumhuriyet kadının toplumda eşit ve onurlu yeridir. Gazi'nin cümlesiyle Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.”

Kılıçdaroğlu, CHP'nin felsefesinde köylünün milletin efendisi olduğunu ifade ederek, milliyetçilik anlayışlarının milleti birbirine düşürmek değil, ortak geleceği büyütmek olduğunu söyledi.

“Bizim milliyetçiliğimiz sadece söz söylemek değildir. Üretmektir, çalışmaktır, devleti güçlendirmektir. Halkın refah düzeyini artırmaktır. Milleti zenginleştirmektir. Yani sosyal devleti bütün kurumlarıyla yeniden inşa etmektir. Vatanı savunmaktır. Ve gerektiğinde vatanı için bedel ödemekten de kaçınmamaktır milliyetçilik.”

Kılıçdaroğlu, CHP milliyetçiliğinin “sokak duvarlarına değil, Kıbrıs'ın dağlarına, Ege'nin deniz yataklarına ve Türkiye'nin dört bir yanına yazmak” anlamına geldiğini belirtti.

“Cumhuriyet Halk Partisi bayrağı sadece miting meydanlarında taşımak için değil, bayrağın dalgalanacağı vatanı korumak demektir. Cumhuriyet Halk Partisi vatan sözünü yalnızca kürsülerde söylemek için değil, vatan söz konusu olduğunda sorumluluk almayı bilmek demektir. Çünkü bizim milliyetçiliğimizin ölçüsü laf değildir. Milletin menfaati, ulusun çıkarıdır.”

“Türkiye'nin sahibi yalnızca Türk milleti olsun”

Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin komşularıyla barış içinde yaşamasını istediklerini ancak ülkenin haklarından ve bağımsızlığından vazgeçilemeyeceğini söyledi.

“Biz komşularımızla barış isteriz, barış içinde yaşamak isteriz. Ama Türkiye'nin haklarından vazgeçerek değil. Biz dünyayla iş birliği isteriz. Ama bağımsızlığımızdan vazgeçerek değil.

Biz güçlü ittifaklar isteriz. Ama başkasının taşeronu olarak değil, kendi kararını verebilen egemen güçlü bir devlet olarak isteriz ki Türkiye'nin dostu çok olsun ama Türkiye'nin sahibi yalnızca ve yalnızca Türk milleti olsun.”

Kılıçdaroğlu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Türkiye'ye yalnızca cumhuriyeti değil, bir düşünce sistemi, devlet anlayışı, bağımsızlık iradesi ve gelecek bıraktığını söyledi.

“Atatürk'ün en büyük eseri yalnızca cumhuriyet değildir. En büyük eseri cumhuriyeti kurabilecek özgüvene sahip bir milletin yaratılmış olmasıdır. O nedenle Atatürk bizim için yalnızca geçmişte yaşamış büyük bir komutan değildir. O bağımsızlığın adı, o milli egemenliğin iradesi, o çağdaşlığın ölçüsü, o Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucu aklıdır.”

“Bin kere ölmek ama bir kere vatanı satmamak”

Atatürk'ün mirasının yalnızca anılmayacağını, yaşatılacağını belirten Kılıçdaroğlu, bağımsızlık vurgusu yaptı.

“Atatürk'ün bize bıraktığı en büyük derslerden biri de şudur: Hiçbir millet başkasının lütfuyla bağımsız olamaz. Bağımsızlık hazır bekleyenlere değil bedeli ödemeyi göze alanlara nasip olur.”

Mustafa Kemal ve arkadaşlarının bedel ödemek ve canlarını ortaya koymak için yola çıktığını söyleyen Kılıçdaroğlu, Sakarya, Dumlupınar, İzmir, 9 Eylül ve Cumhuriyet'in bu anlayışın tarihi olduğunu belirtti.

“Bin kere ölmek ama bir kere vatanı satmamak, işte bizim siyaset anlayışımız budur. İşte bizim devlet anlayışımız budur. İşte bizim vatanseverliğimiz budur.”

“Sınırlarımızın ötesinde macera aramayız”

Misakımilli'nin Türk halkının bağımsız yaşama iradesinin sembolü olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Biz sınırlarımızın ötesinde macera aramayız. Ama sınırlarımızın içinde hiçbir tehdide boyun eğmeyiz. Bizim için vatanın bir karış toprağı da bir damla suyu da bir karış mavi vatanı da bir çocuğun geleceği de değerlidir.

Vatan bölünmez, bir bütündür. Millet bölünmez, bir bütündür. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bölünmez, bir bütündür. Ve bu bütünlüğün teminatı milletin ortak iradesidir.”

“Bugünün bağımsızlığı kendi teknolojisini geliştirmektir”

Dünyadaki güç dengelerinin değiştiğini belirten Kılıçdaroğlu; ekoloji, teknoloji, veri, yapay zeka ve kritik madenlerin yeni bağımsızlık alanları haline geldiğini söyledi.

“Bugünün bağımsızlığı kendi enerjisini üretmektir. Bugünün bağımsızlığı kendi teknolojisini geliştirmektir. Bugünün bağımsızlığı savunma sistemini kurmaktır. Yazılımını üretmektir. Verisini korumaktır. Kendi gıda güvenliğini sağlamaktır. Kendi üniversitesine güvenmektir. Kendi bilim insanına sahip çıkmaktır. Çünkü tam bağımsız Türkiye, üreten Türkiye'dir.”

Savunma sanayisindeki kazanımları küçümsemediklerini belirten Kılıçdaroğlu, bu birikimin mühendislerin, teknisyenlerin, işçilerin, üniversitelerin, Mehmetçiğin ve milletin ortak değeri olduğunu söyledi.

“Hiçbir siyasi parti bu başarıların sahibi değildir. Sahibi bu milletin evlatlarıdır. Biz bunu koruyacağız. Daha da ileriye taşıyacağız. Motoru da yapacağız. Çipi de üreteceğiz. Sensörü de üreteceğiz. Yazılımı da elektroniği de yapacağız ve üreteceğiz. Çünkü Türkiye'ye ambargo uygulandığında Türkiye'nin eli kolu bağlanmamalıdır. İşte gerçek milli savunma budur.”

Gençlere seslendi: “Türkiye zaten sizsiniz”

Konuşmasında gençlere de seslenen Kılıçdaroğlu, “Sizlere bir gün Türkiye sizin olacak demeyeceğiz. Çünkü Türkiye zaten sizsiniz” dedi.

“Bugün siz bu cumhuriyetin seyircisi değilsiniz. Siz bu cumhuriyetin kurucu ortaklarısınız. Sizden itaat istemiyoruz. Sizden akıl istiyoruz. Sizden susmanızı istemiyoruz. Sizden soru sormanızı istiyoruz. Sizden ezber istemiyoruz. Bilim istiyoruz. Sizden korkmanızı istemiyoruz. Cesaret istiyoruz.”

Kılıçdaroğlu, bir köy okulunda parmak kaldıran kız çocuğunun geleceğine ilişkin hayallerinin arkasında Türkiye Cumhuriyeti'nin olacağını belirterek, CHP'nin o çocuğun hayallerinin teminatı olacağını söyledi.

“CHP satın alınamaz”

Konuşmasının dikkat çeken bölümünde CHP'nin satın alınamayacağını vurgulayan Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Cumhuriyet Halk Partisi satın alınamaz. Rahmetli Baykal da söyledi. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi'nin değeri parayla ölçülemez. Gafiller bunu çok iyi bilmeli, Cumhuriyet Halk Partisi makamla satın alınamaz. Menfaatle satın alınamaz. Korkuyla satın alınamaz. Baskıyla satın alınamaz.”

Ezgi Apartmanı davasında gözler karar duruşmasında: “Binlerce Asude yaşayacak”
Ezgi Apartmanı davasında gözler karar duruşmasında: “Binlerce Asude yaşayacak”
İçeriği Görüntüle

Kılıçdaroğlu, CHP'nin mayasında Kuvayımilliye'nin ruhu, damarlarında cumhuriyet, hafızasında Mustafa Kemal Atatürk ve vicdanında millet olduğunu söyledi.

“Cumhuriyet Halk Partisi satın alınamayacak kadar büyük, satın almak isteyenleri de milletin ve tarihin vicdanında mahkum edecek kadar köklü bir yürüyüştür. Hiç kimse bu partinin 100 yıllık tarihini kendi kişisel hesabına teslim edemez.”

“Hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi'ni kendi makamının mülkü addedemez. Çünkü bu parti hiç kimsenin mülkü değildir. Bu parti milletindir. Adı Halk Partisi'dir. Halkın partisidir. 85 milyonun partisidir. Onun da hakkı, hukuku ve adaleti de sağlamak bizim boynumuzun borcudur. Onu da yapacağız.”

“Bizim de hatalarımız oldu”

Kılıçdaroğlu, CHP'nin geçmişte hata ve yanlışlarının olduğunu da belirterek bunlardan ders çıkaracaklarını ifade etti.

“Elbette bizim de hatalarımız oldu. Elbette yanlışlarımız oldu. Elbette birbirimizi kırdığımız zamanlar da oldu. Bunlardan ders çıkaracağız. Birbirimizi düşmanlaştırmayacağız. Çünkü biz aynı çınarın dallarıyız. Aynı tarihin çocuklarıyız. Aynı vatanın insanlarıyız, evlatlarıyız.”

CHP'nin kapısının halka, gençlere, kadınlara, işçilere, çiftçilere, emeklilere, bilim insanlarına ve Türkiye'nin bütün evlatlarına açık olması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, mücadelenin koltuk mücadelesi olmadığını vurguladı.

“Bizim mücadelemiz yoksulluğu yenme mücadelesidir. Hukuksuzluğu yenme mücadelesidir. Yolsuzluğu yenme mücadelesidir. Liyakatsizliği yenme mücadelesidir. Halkın üstüne karabasan gibi çöken umutsuzluğu yenme mücadelesidir. Ve bağımlılığı yenme mücadelesidir.

Bizim mücadelemiz Türkiye'yi yeniden kendi ayakları üzerinde doğrultma mücadelesidir. Bizim mücadelemiz güzel cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandırma mücadelesidir.”

Partililerle birlikte söz verdi

Kılıçdaroğlu, salonda bulunan partililerden tekrar etmelerini isteyerek şu metni okudu:

“Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün huzurunda verilmiş bir söz gibi milletimizin huzurunda bir kez daha söz veriyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'ni koruyacağız. Cumhuriyeti büyüteceğiz. Demokrasiyi güçlendireceğiz. Adaleti yeniden ayağa kaldıracağız. Devleti liyakatle yöneteceğiz. Üreten Türkiye'yi yeniden inşa edeceğiz. Çiftçimizin toprağına, işçimizin emeğine, emeklimizin alın terine sahip çıkacağız. Ve Türkiye'nin bağımsızlığından bir santim bile geri adım atmayacağız.”

“CHP tam bağımsız Türkiye ülküsüdür”

CHP'nin Orta Doğu'dan Avrupa'ya, Kafkaslar'dan Afrika'ya, Altaylar'dan Tuna'ya uzanan büyük bir tarih bilinci olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, partinin tarihsel ve siyasi misyonunu şu sözlerle anlattı:

“Cumhuriyet Halk Partisi Kuvayımilliye'nin cesaretidir. Cumhuriyet Halk Partisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu cumhuriyetin teminatıdır. Cumhuriyet Halk Partisi köy okullarında parmak kaldıran kız çocuğudur. Cumhuriyet Halk Partisi işçinin alın teridir. Cumhuriyet Halk Partisi çiftçinin toprağıdır.

Cumhuriyet Halk Partisi vatan sevgisidir. Cumhuriyet Halk Partisi bilimin ışığıdır. Cumhuriyet Halk Partisi milletin iradesidir. Cumhuriyet Halk Partisi tam bağımsız Türkiye ülküsüdür.”

Kılıçdaroğlu, partililere yalnızca geçmişle gurur duymamalarını, geleceği kurmalarını söyledi.

“Çünkü Atatürk'ün bize bıraktığı en büyük görev sadece geçmişi anlatmak değil, geçmişten ders çıkararak geleceği inşa etmektir. Cumhuriyeti emanet almak cumhuriyeti daha ileriye taşımak demektir. Türkiye'yi olduğu yerde tutmak değil, Türkiye'yi çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarmak demektir. İşte bizim yolumuz budur. Yolu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk belirlemiş.”

“Makamlar gelip geçer, vatan kalır”

Kılıçdaroğlu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e, Kuvayımilliye kahramanlarına, İstiklal Mücadelesi'nin şehitlerine ve cumhuriyeti yükselten bütün kuşaklara selam gönderdi.

“Makamlar gelip geçer. İsimler değişir. Kişiler değişir. Hükümetler değişir. Ama vatan kalır, millet kalır, bayrak kalır. Cumhuriyet kalır, Türkiye Cumhuriyeti kalır.”

Cumhuriyetin ve Türkiye'nin sahipsiz olmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, milletin tarihinden gelen iradenin adının bağımsızlık, cumhuriyet ve millet egemenliği olduğunu söyledi.

“Bugün 9 Eylül. 103 yıl önce bu büyük yürüyüşün siyasi örgütü doğdu. Biz bugün yalnızca bir kuruluş yıl dönümünü değil, bir milletin bağımsızlık iradesinin siyasal mirasını tanıyoruz.”

Kılıçdaroğlu, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Kuvayımilliye'nin bütün kahramanlarını, İstiklal Savaşı'nın bütün şehitlerini ve cumhuriyet için çalışan bütün isimsiz kahramanları rahmet, minnet ve saygıyla andığını belirtti.

“Onların emaneti bizlerin omuzlarındadır. Ve söz veriyoruz. O emaneti koruyacağız. O emanet bizim namusumuzdur. Cumhuriyetten vazgeçmeyeceğiz. Bağımsızlıktan vazgeçmeyeceğiz. Türkiye'den vazgeçmeyeceğiz. Ne pahasına olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti'ni sonsuza kadar yaşatacağız.

Yaşasın Cumhuriyet. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti. Yaşasın tam bağımsız Türkiye. Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi. 9 Eylül kutlu olsun.”

Kaynak: ANKA