Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Malatya Şube Başkanı Cansu Can, sağlık çalışanlarının yaşadığı geçim sıkıntısı, ağır çalışma koşulları ve Sayıştay raporlarında ortaya çıkan İnönü Üniversitesi'ndeki mali zararlara ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Can, "Bize gelince kuruş kuruş hesap yapanlar, yüz milyonlarca liralık zararların hesabını neden vermiyor?" sözleriyle yetkililere seslendi.
"Maaşımız Elimize Geçmeden Eriyor"
Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin her geçen gün daha fazla geçim sıkıntısı yaşadığını belirten SES Malatya Şube Başkanı Cansu Can, artan yaşam maliyetlerine dikkat çekti. Açlık sınırının 49 bin 655 TL, yoksulluk sınırının ise 124 bin 339 TL olduğunu vurgulayan Can, şu ifadeleri kullandı:
"Markete, kiraya, faturalara yetişmek giderek zorlaşıyor. Maaşımız daha elimize geçmeden eriyor. Biz sağlık ve sosyal hizmet emekçileri olarak yoksulluk sınırının üzerinde, emekliliğe yansıyan, tek kalemde ve güvenceli bir ücret istiyoruz. Performans ve teşvik adı altında parçalara bölünen ödemelerle geçinmek istemiyoruz."
Ağır Koşullar ve Sağlıkta Şiddet Sorunu
Çalışanların COVID-19 salgını ve 6 Şubat depremlerinde ağır koşullarda görev yaptığını hatırlatan Can, personel yetersizliği ve ağır iş yükünün hem hastaları hem de sağlık çalışanlarını zorladığını belirtti. Sağlıkta şiddet sorununun yalnızca güvenlik önlemleriyle çözülemeyeceğini ifade eden Can, nitelikli, ücretsiz ve erişilebilir sağlık hizmetinin önemini vurguladı.
"Sayıştay Raporu 305 Milyon TL Zarar Gösteriyor"
Kamu kaynaklarının şeffaf ve hesap verilebilir bir şekilde kullanılması gerektiğini savunan SES Malatya Şube Başkanı Cansu Can, İnönü Üniversitesi'nin 2025 yılı Sayıştay denetim raporundaki mali verilere dikkat çekti. Döner sermaye işletmesinin yılı 305 milyon 661 bin TL zararla kapattığını belirten Can, şunları söyledi:
"Rapora göre işletmenin giderlerinin finansmanında 262 milyon 500 bin TL özel bütçe aktarımı da kullanılmış. Üniversitenin sosyal tesisi de yaklaşık 1 milyon 774 bin TL zararla tamamlanmış. Başta sağlık ve sosyal hizmet emekçileri ve üniversite bünyesindeki kamu emekçilerine gelince neden sürekli 'kaynak yok' deniliyor?"
"Kuruş Kuruş Hesap Yapanlar Hesap Versin"
Kamu emekçilerinin ücret artışlarında titizlikle yapılan hesaplamaların kamu kaynaklarının kullanımında neden gösterilmediğini sorgulayan Can, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Bizim ücretlerimize yapılacak artışın hesabı kuruş kuruş yapılırken, kamu kaynaklarının kullanımında ortaya çıkan 100 milyonlarca liralık rakamların hesabı neden aynı hassasiyetle sorulmuyor? Kamu kaynaklarının nereye harcandığının açık, şeffaf ve hesap verilebilir biçimde ortaya konulmasını istiyoruz. Bize gelince kuruş kuruş hesap yapanlar, 100 milyonlarca liralık zararların hesabını neden vermiyor?"





