İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Cezaevi yerleşkesinde görülen 407 sanıklı dev davanın 10. duruşmasında savunma sırası Mehmet Murat Çalık’taydı. Yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunan ve sağlık sorunlarına rağmen hakim karşısına çıkan Çalık, iddianamedeki rüşvet ve örgüt üyeliği suçlamalarına sert yanıtlar verdi.
"4 Bin Sayfalık İddianamede Tek Bir Telefon Kaydım Yok"
Savunmasına hakkındaki örgüt üyeliği iddiasına değinerek başlayan Çalık, somut delil eksikliğine dikkat çekti. Çalık, "4 bin sayfalık iddianamede tarafımla ilgili tek bir telefon kaydı, teknik takip veya gizli tanık beyanı yoktur. Meşru kamu kurumlarının suç örgütü gibi gösterilmesi son derece ağırdır. Ortada herhangi bir suç örgütü yoktur" ifadelerini kullandı.
"Rüşvet Suçlaması Teknik Olarak İmkansız"
İddia edilen dönemde kamu görevlisi olmadığını belirten Çalık, rüşvet suçlamasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu vurguladı: "İddia edilen tarihlerde belediye başkan danışmanıydım, kamu görevlisi değildim. Rüşvet suçunun faili olmam teknik olarak mümkün değildir. Aleyhimdeki beyanlar, etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen kişilerin iftiralarıdır."
"29 Yıllık Şehir Plancısıyım, Kendi Planladığım Kenti Yönettim"
Meslek hayatının neredeyse tamamını Beylikdüzü’ne adadığını söyleyen Çalık, belediyecilik anlayışını şu sözlerle özetledi: "Kendi planladığı kenti yöneten nadir belediye başkanlarından biriyim. Makamlar geçicidir, baki olan hukuk düzeni ve al yıldızlı bayrağımızdır. Görev sürem boyunca hiçbir zaman kişisel çıkar veya siyasi saiklerle hareket etmedim."
"Alnımın Akıyla Çıkacağım"
Belediye bünyesinde yapılan hayır işlerini sonuna kadar sahiplendiğini dile getiren Mehmet Murat Çalık, savunmasını "Allah’ın izniyle alnımın akıyla bu sürecin içinden çıkacağım. Bizim yakamızda sadece Türk bayrağı var" diyerek tamamladı. Duruşma, sanıkların çapraz sorgularıyla devam ediyor.




