Dünya ekonomisinin kalbinin attığı en kritik su yolu olan Hürmüz Boğazı, ABD ve İran ordularının karşılıklı saldırılarıyla yeniden yangın yerine döndü. Küresel enerji koridorunda tansiyonun fırlaması, jeopolitik risklere karşı oldukça hassas olan petrol piyasalarında sert bir şok dalgası yarattı.
Brent petrolünün varil fiyatı yaşanan bu sıcak çatışmaların ardından hızla tırmanarak 78,82 dolara yükseldi ve 22 Haziran'dan bu yana görülen en yüksek seviyeyi test etti. Askeri hareketliliğe dair ilk resmi açıklama ise okyanus ötesinden geldi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki gemilere yönelik saldırı kapasitesini sıfırlamak amacıyla dün onlarca hedefe eş zamanlı hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.
"Seyrüsefer Serbestisini Korumaya Hazırdır"
CENTCOM tarafından operasyonun ardından yapılan resmi açıklamada, bölgedeki askeri varlığın kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı. Pentagon'a bağlı komutanlık, "ABD güçleri, İran'ın süregelen haksız saldırganlığı, tacizleri, tehditleri ve keyfi açıklamalarına rağmen ticari gemiler için seyrüsefer serbestisini korumaya hazırdır" ifadelerini kullandı.
Ancak Washington'ın bu hamlesine Tahran'ın yanıtı çok gecikmedi ve çok daha geniş bir coğrafyaya yayıldı. İran ordusu, ABD saldırılarına misilleme olarak Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt, Umman ve Bahreyn'deki stratejik noktalara füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) amansız bir bombardıman başlattı.
"Güvenli Geçiş Garantisinden Yararlanamayacak"
Bu misilleme dalgasında en dikkat çekici detay ise İran'ın, bugüne kadar iki ülke arasında arabuluculuk rolünü üstlenen Umman'daki ABD askeri tesislerini ilk kez doğrudan füzelere hedef alması oldu. Bölge ülkelerini sarsan saldırıların ardından Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer kurallarını tamamen kendi lehine deklare etti.
İranlı askeri yetkililer, boğazdan kendi belirledikleri rotaların dışına çıkan gemilerin açık hedef olacağını ima etti. Yapılan sert uyarıda, belirlenen hatları kullanmayan gemilerin "güvenli geçiş garantisinden yararlanamayacağı" yinelenerek, "Yetkilendirilmemiş rotalardan geçişten doğacak sonuçlardan gemi sahibi, işletmecisi ve gemi kaptanı sorumludur" denildi.
"Deniz Trafiğinde Sert Düşüş"
Daha geçen ay ABD ile İran arasında savaşın sona erdirilmesine yönelik umut verici bir mutabakat zaptı imzalanmış ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği normalleşmeye başlamıştı. Ancak son çatışmalar, bu olumlu havayı tamamen dağıtarak boğazdaki ticari geçişleri bıçak gibi kesti.
Denizcilik istihbarat platformu Windward tarafından paylaşılan anlık veriler, ticaret koridorunun ne derece büyük bir tehdit altında olduğunu gözler önüne serdi. Verilere göre perşembe günü saat 21.00 ile cuma günü saat 09.00 arasındaki 12 saatlik kesitte boğazdan yalnızca 6 gemi geçebildi. Oysa bu sayı, ay başında günlük 18 ila 22 gemi seviyesinde seyrediyordu. Hafta sonu da durum değişmedi; cumartesi gecesi ile pazar sabahı arasında boğazı kullanan 9 gemiden 4'ünün zaten İran bayraklı olduğu kaydedildi.
Savaş tehlikesi öncesinde küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin taşındığı bu stratejik boğazdan günde ortalama 130 dev şilep ve tanker geçiş yapıyordu. Savaş riskinin yeniden tırmanmasıyla birlikte petrol fiyatları, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik gerçekleştirdiği ilk saldırı dönemindeki seviyelerin bile yaklaşık %9 üzerine çıkmış durumda. Dünya basınına konuşan kıdemli enerji analistleri, jeopolitik belirsizlikler nedeniyle Brent petrolün varil fiyatının ağustos ve eylül aylarında da 70 doların üst bandında kemikleşmesini bekliyor.
"Asya Piyasalarında %9 Değer Kaybı"
Orta Doğu'da patlak veren bu füzeli yeni aşama, küresel finans piyasalarında da tam anlamıyla kara pazartesi rüzgarları estirdi. Asya borsaları haftanın ilk gününe çok ağır kayıplarla başladı. Japonya'nın gösterge endeksi Nikkei 225 günü yaklaşık %2 zararla kapatırken, Güney Kore'nin Kospi endeksi ise %9 oranında çakılarak piyasalarda şok etkisi yarattı.
Avrupa borsaları da bu satış dalgasından kaçamadı. Pan-Avrupa STOXX 600 endeksi öğle saatlerinden önce %0,09 geriledi. Fırlayan petrol fiyatları küresel enerji şirketlerinin hisselerini %1 civarında yukarı taşırken, artan maliyet korkusu nedeniyle havayolu ve turizm şirketlerinin hisseleri %1,2 ila %2,3 arasında çok sert değer kaybetti. Küresel teknoloji hisseleri de Asya merkezli büyük kaçışı takip ederek günü %0,9 ekside sürdürüyor.



