Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Bilecik Atatürk Parkı'nda düzenlediği buluşmada yurttaşlarla bir araya geldi. Gündemdeki son gelişmeleri değerlendiren Baş; ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye ziyareti, iktidarın ekonomi ile yargı politikaları ve devam eden hukuki süreçler hakkında dikkat çeken ifadeler kullandı.
Ziyaret sırasında yayınlanan medya içeriklerini ve alınan güvenlik önlemlerini eleştiren Erkan Baş, Ankara'da yoksul mahallelerin önüne billboardlar çekilmesini ve vatandaşlara sokağa çıkma kısıtlaması getirilmesini sert dille eleştirdi.
"Hayatımda Bu Kadar Aşağılanmış Bir Şey Görmedim"
Trump'ın ziyareti sırasında yürütülen yayın politikasını eleştiren TİP Lideri Erkan Baş, şu ifadeleri kullandı:
"Geçen hafta Trump geldi. Yemin ediyorum, hayatta bu kadar utandığım başka bir şey hatırlamıyorum. Televizyon izlemek zorunda kalıyorum; Trump'ın helasının haberini yaptılar. Hayatımda bu kadar aşağılanmış, bu kadar onursuzlaşmış bir şey görmedim. Adam geliyor diye Ankara'da yoksulların yaşadığı yerlerin önüne billboardlar koydular, yoksulluk gözükmesin diye. Vatandaşı sokağa çıkartmadılar, 'İzinlisiniz, evden dışarı çıkmayın' dediler."
"Trump'ın Mesajı Bugüne Yöneliktir"
Trump'ın ziyaret sırasında Rahip Andrew Brunson'ın serbest bırakılması sürecini yeniden hatırlatmasına dikkat çeken Baş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Adam geldi, 10 yıl önceki Rahip Brunson meselesini hatırlattı. Tayyip Erdoğan o zaman 'Ver papazı, al papazı' demişti; 'Bu can bu bedende durduğu sürece çıkartamaz' demişti. Sonra ABD iki üç hamle yaptı, o adam soluğu Amerika'da aldı. Şimdi aradan yıllar geçmişken Trump bunu tekrar gündeme getirip 'Sağ olsun, ricamız üzerine serbest bıraktılar' dedi. Burada verilen mesaj 10 yıl öncesini anlatmıyor; 'Bugün yaptığı hukuksuzlukların da arkasındayım' demek istiyor."
"Saray Ne Talimat Verirse Mahkemeler O Kararları Alıyor"
Yargı mekanizmasının tamamen siyasi iktidarın kontrolüne girdiğini savunan Erkan Baş, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Türkiye'de hukuk, siyasetin basit bir sopasına dönmüş durumda. Saray ne talimat verirse mahkemeler o kararları alıyor. Ben Selahattin'in de, Ekrem'in de, Can'ın da, bütün siyasetçilerin ve belediye başkanlarının tutuklanmasının siyasi kararlar olduğunu biliyorum ve bunların arkasındayım diye çok açık bir mesaj verildi. O yüzden bundan sonra Türkiye'de yargı, adalet, hukuk, bunları boş verin."




