Erdal Sağlam
Pazartesi günü açıklanacak veriyle, enflasyonda yeniden artış trendi başlıyor. Uygulanan programa rağmen başarı sağlanamayan enflasyonla mücadele, şimdi de savaş nedeniyle oluşacak sıkıntılara sahne olacak. Yıllık oranlarda başlayacak artışın kaç ay süreceği ise şimdilik belirsiz.
28 Mart'ta ABD ile İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşla birlikte petrol fiyatları hızla yükselmeye başlamıştı. Son iki haftadır süren ateşkese rağmen, hala taraflar arasında barış için bir uzlaşma sağlanamadı. Hürmüz Boğazı'nın 2 aydır kapalı olması nedeniyle, çıkan haberlere bağlı olarak, brent petrolün varil fiyatı 105 ile 120 dolar arasında dalgalanmaya devam ediyor.
Artan fiyatlar, petrol, doğal gaz ve bazı temel mallarda savaş nedeniyle başlayan arz sıkıntısı, tüm ekonomileri etkiliyor. Merkez Bankaları faiz kararı vermek için beklemeye geçtiler ama büyüyen enflasyon nedeniyle, faiz artırımı planlıyorlar.
Savaşın başlamasıyla, politika faizini artırmadan piyasadaki fonlama faizini 3 puan artıran Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, nisan toplantısında pozisyonunu aynen korudu. Para ve döviz piyasalarını derinden etkileyen savaştaki belirsizlik, başta enflasyonla mücadele olmak üzere, tüm ülke yönetimlerinin yeni tedbirler almalarına neden oluyor.
2023 seçiminin ardından uygulanmaya başlanan enflasyonla mücadele programıyla, 2026'da enflasyonun tek haneye inmesi hedeflenmişti. Ancak yıllık enflasyon 2026'ya yüzde 30'un üzerinde başladı ve savaş öncesinde de yıl sonunda yüzde 20'in altına inme umudu zaten kalmamıştı.
Yükselişin süresi belli değil
2025 Mart'ta yüzde 1,94 enflasyon açıklayan TÜİK, yıllık enflasyonu yüzde 30,87 ilan etti. Pazartesi açıklanacak nisan verisiyle, yıllık enflasyonun yeniden yüzde 31'in üzerine çıkması kesinleşecek. Mart'ta başlayan savaş etkisi Nisan'da hızlandı. Gelen öncü verilerin hepsi Nisan ayı rakamının yüzde 3'ün üzerinde olacağını gösteriyor. Geçen yılki yüzde 3 oranı aşılacağı için, yıllık enflasyonda yükseliş trendi yeniden başlayacak.
Merkez Bankası kaynaklarından aldığımız bilgilere göre, Banka yönetimi de yeniden yükselişin başlamasını bekliyor. Bir rakam verilmemesine rağmen, geçen ay diğer tahminlerin altında kalan TÜİK verisinin, nisan için yüzde 3,4 civarında açıklanacağı tahmin ediliyor.
Piyasa anketlerine göre ise yüzde 3,2 civarında bir beklenti bulunuyor. Bu hesapla bile enflasyonda yıllık oran yeniden yüzde 31'in üzerine çıkacak demektir. Bu arada Merkez Bankası'nın Mayıs'ta da enflasyondaki yıllık artış trendinin süreceği beklentisinde olduğunu duyuyoruz.
Bizce yıllık artışın Haziran'da devam etme ihtimali de yüksek. Çünkü 2025 Mayıs ayı enflasyonu yüzde 1,53, Haziran enflasyonu yüzde 1,37 oranlarında gerçekleşmişti. İşte bu, nispeten düşük, baz etkisi nedeniyle, yıllık enflasyondaki artışın üç ay boyunca sürme ihtimali yüksek.
Faiz yüksek kalacak
Bu tahminlerin savaşın Mayıs ayı içinde biteceği, dolayısıyla artık petrol fiyatlarında düşüşün başlayacağı beklentisine dayandığını da söylemek gerekiyor. Savaşın devam etmesi, yeni büyük çatışmalar yaşanması halinde, savaş etkisinin daha uzun süre ekonomileri etkilemesi kaçınılmaz olacak.
Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadelenin tümüyle bitmemesi için; kurları tutup TL'yi değerlendirmekte kararlı olduğu, yerli yatırımcıların dövize dönüşünü engellemek için faizleri de yüksek tutacağı anlaşılıyor. Bunun zaten sıkışan üretimi iyice zora sokacağına, büyümenin yavaşlaması, iş aleminden gelen şikayetlerin artmasına neden olacağına, kesin gözüyle bakılıyor.
Bu talepleri yumuşatmak için, ekonomi yönetimi kur dışında vergi kolaylıkları ve ihracata özel kredilerle destek vermeye başladı. Şikayetlerin azaltılması için vergi kaybına katlanmayı göze aldı ama bu kez de bütçe disiplininin bozulması tehlikesi oluşacak. Cari açığın artması ancak yönetilemez hale gelmeyeceği beklentisinin, ekonomi yönetiminde hakim olduğunu gözlemliyoruz.
Temmuz ayıyla birlikte yıllık enflasyonda yeniden düşüş süreci beklenebilir ama piyasaların beklentisi yıl sonunda ancak yüzde 28'lere inilebileceği yönünde. Merkez Bankası'nın bu ay açıklayacağı Enflasyon Raporuyla birlikte, enflasyon hedefini yüzde 19-24 bantına yükseltmesi bekleniyor. Ancak bu oranların gerçekleşme ihtimali de düşük olmasına rağmen, bu revizyonla yetinilecek.
Bu hesapların içinde; savaşın ne zaman biteceği, içeride siyasi çatışma havasının hangi boyutta olacağı, erken seçim ekonomisinin ne zaman başlayacağına ilişkin sorulara ilişkin yanıtların henüz yer almadığını da söylemek gerekiyor.




