Yaklaşık 10 yıldır Edirne F Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan HDP'nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Barış Araştırmaları Derneği (QAD) sayfasında yayınlanan çarpıcı yazısıyla gündeme oturdu. Küresel ve bölgesel ölçekte yaşanan büyük hegemonya savaşlarına dikkat çeken Demirtaş, Türkiye'nin bu değişim fırtınasından güçlenerek çıkmayı hedefleyen devlet aklının kendi içinde tutarlı olduğunu belirtti. Ancak süreçte çok ciddi bir eksiklik olduğunu vurgulayan Demirtaş, bölgesel düzeyde Kürt-Türk ilişkilerinin taktiksel değil, stratejik düzeyde yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti.

"Süreç Stratejik Olarak Ele Alınmıyor"

Devlet kanadının mevcut süreci tam anlamıyla stratejik bir vizyonla yürütmediğini savunan Demirtaş, Suriye ve Irak'taki Kürtlerin haklarını gözeten daha kucaklayıcı bir yaklaşımın herkese kazandıracağını belirtti. İmralı'nın aldığı inisiyatifin büyük katkılar sağladığını dile getiren eski HDP lideri, buna karşın Meclis çatısı altında yaşanan bazı bürokratik engellerin ve anadil yasaklarının sürece zarar verdiğini, toplumsal hafızada incitici izler bıraktığını aktardı.

"Sayın Devlet Bahçeli Meclis Kapısına Gitmeliydi"

Meclis Komisyonunda Kürtçe konuşulamaması ve bir gazetecinin Kürtçe yazılı çantasıyla içeri alınmaması krizine değinen Demirtaş, ezber bozan bir çıkışa imza attı. MHP liderine seslenen Demirtaş, şu ifadeleri kullandı:

"Eminim ve isterdim ki Sayın Devlet Bahçeli'nin haberi olsaydı kendisi bizzat Meclis'in giriş kapısına giderdi ve üstünde bin yıllık kardeşlerinin ana dilinde yazı olan çantayı alır, Kürt gazetecinin de elinden tutup 'Gel kardeşim, burası senin meclisindir. Kimse senin anadilini engelleyemez, horlayamaz, yasaklayamaz' derdi. Ve eminim çok çok şey bir anda değişir, gereksiz bir sürü tabu, korku tuzla buz olurdu."

Kırıkkale'deki mühümat deposu patlamasında sıfır noktası: Bakan Gürlek Açıkladı!
Kırıkkale'deki mühümat deposu patlamasında sıfır noktası: Bakan Gürlek Açıkladı!
İçeriği Görüntüle

"Süreç Artık Somut Adımlar Gerektiriyor"

Sürecin geleceğinin tamamen somut adımlara bağlı olduğunu ve hamasetle yürütülemeyeceğini belirten Demirtaş, talep edilen hakların birer "taviz" olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizdi. Türkiye'nin küresel kasırgadan bu süreç sayesinde uzak kalmasının büyük bir kazanım olduğunu kabul eden Demirtaş, ortak yaşam için bu adımların artık "ana sütü gibi hak ve helal" olduğunu ifade etti.

"Kayyumdan ve Tutukluluklardan Medet Umanlara Prim Verilmemeli"

Sürecin başarıya ulaşmasında en kritik aktörün Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu işaret eden Selahattin Demirtaş, iktidar çevresindeki fırsatçılara karşı uyarıda bulundu. Cumhurbaşkanı'nın adil bir uzlaşma zemini kurması gerektiğini savunan Demirtaş, butlandan, kayyum uygulamalarından ve siyasi tutukluluklardan medet uman odaklara kesinlikle prim verilmemesi ve yeni başlangıçlara cesaretle fırsat sunulması çağrısı yaptı.

"Yeni Bir Siyaset Zemini Kurmanın Zamanı"

Siyasetin mevcut üslubundan ve seviyesinden duyduğu rahatsızlığı gizlemeyen Demirtaş; başta Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP lideri Bahçeli ve CHP lideri Özgür Özel olmak üzere Suriye’deki yeni yönetimin ardından bölgede dengeleri değiştiren Yeni Yol Grubu dahil tüm liderlerin kapsayıcı bir iş birliği zemini zorlaması gerektiğini belirtti. Olağanüstü uygulamaların ve gerilimlerin bitirilmesi gerektiğini söyleyen Demirtaş, "Sahayı ve zemini birlikte düzeltelim, sonra yeni bir toplumsal sözleşme çok daha rahat konuşulur. Kimse cesaret edemiyorsa umutsuzluğa gerek yok; biz varız, çare biziz" diyerek mektubunu sonlandırdı.

Kaynak: ANKA