DEM Parti Erzurum İl Başkanlığı Kongresi, Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın katılımıyla gerçekleştirildi. Kongrede konuşan Hatimoğulları, Türkiye’nin içinden geçtiği siyasal ve ekonomik tablo ile yürütülen süreçlere dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
"Süreçleri Sadece İzleyerek Bekleyemeyiz"
Kongrelerin dönemsel ihtiyaçları karşılamak ve kendilerini yeniden yapılandırmak adına kritik öneme sahip olduğunu belirten Hatimoğulları, "Türkiye'deki siyasetin yeniden yapılandığı, barış ve demokratik toplum sürecini inşa ettiğimiz bir dönemde gerçekleştirdiğimiz her bir kongre aynı zamanda bir siyasi atılımdır" ifadelerini kullandı.
"Varlık Fonu Üzerinden Yüzyılın Hırsızlığı Yaşanıyor"
Türkiye genelinde yaşanan ekonomik sıkıntılara ve açlık sınırına dikkat çeken Hatimoğulları, Erzurum’un zengin potansiyeline rağmen yoksulluğa mahkûm edildiğini savundu. Konuşmasında Varlık Fonu tartışmalarına değinen DEM Parti Eş Genel Başkanı, şu ifadeleri kullandı:
"Bugün Türkiye'de hangi televizyon kanalını açarsanız ya da sosyal medyada hangi sayfaya tıklarsanız karşınıza Varlık Fonu üzerinden gerçekleşen yüzyılın hırsızlığı çıkar. Banker Kastelliler şu an Türkiye'de iş başında. Bu çapta bir vurgunla belki de ilk defa karşı karşıyayız. İktidar haberi yokmuş gibi davranıyor. Borsadaki vurgun bas bas bağırarak geldi. Sermaye Piyasası Kurulu bunu biliyordu, devlet biliyordu, iktidar biliyordu. Bu konu derhal araştırılmalı ve ucu nereye varırsa varsın etkin bir soruşturma yürütülmeli."
"Sayın Bakan, Söyledikleriniz Külliyen Doğru Değil"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 'Türkiye’yi yüksek gelirli ülkeler grubuna kattık' yönündeki ifadelerini eleştiren Hatimoğulları, "Vallahi Sayın Bakan külliyen doğru değildir söyledikleriniz. Türkiye şu an yoksulluğun en dibini yaşayan ülkeler arasında. Tarımı, hayvancılığı bitirdiniz. Erzurumlu hayvan üreticilerini destekleseniz Türkiye’nin birçok kentine yetecek et üretimi yapılır ama desteklenmediği için çiftçi zarar ediyor" dedi.
"Çerçeve Yasa Türkiye İçin Önemli Bir Fırsat"
'Barış ve Demokratik Toplum' sürecinde çerçeve yasa uygulamalarının önemine değinen Hatimoğulları, somut adımların atılması gerektiğine işaret etti. 107 yıl önceki Erzurum Kongresi’ne atıfta bulunan Hatimoğulları, eşit yurttaşlık vurgusu yaparak "Bu ülkede yaşayan Kürtler, Aleviler, bütün farklı halklar ve inançlar kendi dilleriyle konuşabilmeli, ana eğitimlerini yapabilmeli, kültürlerini özgürce yaşayabilmeli. İşte bunun adı eşit yurttaşlıktır" diye konuştu.
"Beş Adım Geri Atılacak Bir Süreci Erzurumlu da Kaldırmaz"
Sürecin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, şu uyarıda bulundu:
"Bir adım ileri atıp sonra beklentiye sokarak toplumu, beş adım geriye atılacak bir süreci inanın ki Erzurumlu da kaldırmaz, Amedli de kaldırmaz, Ankaralı da, İzmirli de, İstanbullu da kaldırmaz. Dolayısıyla yüzümüzü bu süreci başarıya taşımak için dönmek ve ileriye adım atmak zorundayız. Ekim ayı silahların sonsuza dek sustuğu ay, gençlerin çatışmalar yaşamadığı bir dönemin miladı olsun istiyoruz. Bunun için teyit tespit sürecinin hızla tamamlanması ve çerçeve yasanın Milli Güvenlik Kurulu kararına resmi olarak bağlanarak Resmî Gazete'de yayımlanması gerekir."
"Muhalefete Ve Farklı Seslere Yönelik Baskılara Son Verilmeli"
AİHM kararlarının uygulanması, Figen Yüksekdağ ile Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması ve kayyum uygulamalarına son verilmesi gerektiğini ifade eden Hatimoğulları, "Ahmet Türk, Devrim Demir ve yerlerine kayyum atanmış bütün belediye eş başkanlarımızın görevlerine geri dönmesi gerekiyor. Eğer söylenenlerde samimiyseniz muhalefete, farklı seslere, düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik baskıları bitirmek zorundasınız" diyerek sözlerini tamamladı.





