Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) genel merkezinde, mutlak butlan kararı sonrasında göreve gelen Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi ile değişim yanlıları arasındaki hukuki ve siyasi savaş kıtalararası bir boyuta taşındı. Örgütlerdeki görevden alma fırtınası bu kez Avrupa teşkilatlarını vurdu.
CHP Yurt Dışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Semra Dinçer imzasıyla partinin Hollanda, Belçika, İsveç, Avusturya Federasyonu, Fransa'nın Lyon ve Bordeaux ile İngiltere'nin Manchester birliklerine resmi yazı gönderildi. Gönderilen yazıda, bu 7 stratejik noktadaki birliklerin "Birlik Kurma Yetki Belgeleri"nin Merkez Yönetim Kurulu'nun 30 Haziran 2026 tarihli toplantısında alınan kararla tamamen iptal edildiği bildirildi.
"Genel başkan yardımcılığının denetim kurallarına aykırı davranıldı"
Genel Başkan Yardımcısı Semra Dinçer, söz konusu iptal kararının gerekçesini parti tüzük ve yönetmeliklerine dayandırdı. Birliklerin eşgüdüm dışına çıktığını belirten Dinçer, yazıda şu ifadeleri kullandı:
"Partimiz Yurt Dışı Birlikler Yönetmeliğinin 4. maddesinde yer alan 'Tüm çalışmaların Yurt Dışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığının eşgüdüm, yönlendirme ve denetimi altında yürütülmesi' kuralına aykırı davranılması nedeniyle Birlik Kurma Yetki Belgeleri'nin iptal edilmesine karar verilmiştir."
Dinçer ayrıca, yetki belgesi iptal edilen bu birliklerin Avrupa Birliği ülkelerinde CHP adını ve logosunu kullanmaya devam etmesi halinde genel merkez tarafından hızla yasal yollara başvurulacağını da sert bir dille kaydetti.
"Biz tercihimizi yaptık, Özgür Özel'in yanındayız"
Operasyonun perde arkasında ise yurt dışı birliklerinin kurultay sürecine dair yaptıkları o meşhur ortak çıkış yer alıyor. CHP'nin 49 Yurt Dışı Birlik Başkanı, mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendilerine yolladığı mektuba toplu bir yanıt vererek değişim kanadının yanında saf tutmuştu.
Yetki belgesi iptal edilen 7 birliğin de imza koyduğu o ortak açıklamada, "Biz tercihimizi yaptık. Atatürk'ün kurduğu partinin geleceğinin, demokrasinin ve örgüt iradesinin yanındayız. Sayın Özgür Özel'in ve Sayın Ekrem İmamoğlu'nun yanındayız. Tarihin doğru tarafında duran tüm yol arkadaşlarımıza selam olsun" ifadeleri kullanılmıştı. Genel merkezin bu deklarasyona yanıtı ise jet hızıyla yetki iptali oldu.
"Bu siyasi operasyonların tamamı yok hükmündedir"
Avrupa'daki görevden alma dalgasına değişim kanadından ilk büyük tepki gecikmedi. Kararın ardından sert bir açıklama yapan CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, genel merkezin attığı bu adımın hem hukuki hem de siyasi olarak hiçbir meşruiyet zemini taşımadığını savundu.
Alınan kararın yurt dışında yaşayan gurbetçi yurttaşların vicdanında asla karşılık bulmayacağını belirten Kayışoğlu, "Yurt dışı örgütlerimiz, partimizin demokrasi mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Hiçbir hukuksuz girişim, hiçbir siyasi operasyon bu mücadeleyi durduramayacaktır. Biz iktidar yürüyüşümüzü kararlılıkla sürdüreceğiz. Kim ne yaparsa yapsın; onlar sarayın safında durmayı tercih ediyor, biz ise halkın yanında yürümeye devam ediyoruz" diyerek genel merkeze meydan okudu.