İstanbul Kadıköy'de asgari ücretliler ve emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısına dikkat çekmek amacıyla protesto yürüyüşü düzenlendi. Asgari Ücret İnisiyatifi'nin çağrısıyla Boğa Heykeli önünde başlayan yürüyüş, İskele Meydanı'nda sona erdi.
Eylemde, yüksek enflasyon nedeniyle çalışanların ve emeklilerin alım gücünün gerilediği vurgulandı. Asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığına dikkat çeken katılımcılar, hükümetin ekonomi ve bütçe politikalarını eleştirdi.
Asgari ücrette 7 bin 726 liralık alım gücü kaybı
TÜİK'in yılın ilk 10 ayına ilişkin yüzde 27,52'lik enflasyon verisi üzerinden yapılan hesaplamaya göre, asgari ücretin alım gücündeki kayıp 7 bin 726 liraya ulaştı. En düşük emekli aylığındaki erimenin ise 1.952 lira olduğu belirtildi.
Yıl boyunca temel tüketim ürünlerine gelen zamların çalışanların ve emeklilerin geçimini zorlaştırdığını ifade eden eylemciler, ücretlerin enflasyon karşısında korunmasını talep etti.
Yürüyüşte "Asgari ücrete hemen zam", "Asgari ücretli, yoksul, emekli yalnız değildir" ve "Emekli aylıklarına hemen zam" yazılı dövizler taşındı.
Katılımcılar, "Büyüdüysek payımızı verin. Asgari ücreti ve tüm ücretleri yükseltin" yazılı pankart açarken "Foncuya bol bütçe, emekçiye yok", "Emekçinin hakkını alacağız" ve "Birleşe birleşe kazanacağız" sloganları attı.
“Biz sabrettik, sabrettikçe daha da yoksullaştık”
Yürüyüşün sonunda Asgari Ücret İnisiyatifi adına hazırlanan ortak basın açıklamasını Hazal Akpınar okudu.
Asgari ücretin açlık sınırının yaklaşık 10 bin lira altında kaldığını belirten Akpınar, temel tüketim ürünlerindeki fiyat artışlarının dar gelirli yurttaşların yaşam koşullarını ağırlaştırdığını söyledi.
Akpınar, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bir ailenin karnını doyurmaya yetmeyen parayı önümüze ücret diye koyuyorlar. Akaryakıta, ekmeğe, sebzeye yeniden zam; bize ise yeniden 'Sabredin' diyorlar. Biz sabrettik, sabrettikçe daha da yoksullaştık. Yeter; daha fazla sabretmeyeceğiz, cebimizdekinin bir kuruş daha eksilmesine izin vermeyeceğiz.”
Ekonomi politikalarının gelir dağılımındaki eşitsizlikleri derinleştirdiğini savunan Akpınar, çalışanların yalnızca ücretlerinin değil, geleceklerine ilişkin güvencelerinin de zayıfladığını öne sürdü.
Fon krizi de protestonun gündemindeydi
Ortak açıklamada, son dönemde tartışma konusu olan fon krizine de değinildi.
Akpınar, ücretleriyle geçinemeyen çalışanların ekonomik sıkıntılar nedeniyle yüksek kazanç vaatlerine yönlendirildiğini savunarak şunları söyledi:
“Ücretiyle geçinemeyen milyonların umudunu bir de fon vurgunuyla çaldılar. İşler iyiyken kâr birkaç kişinin cebine girdi, işler bozulunca faturayı halka çıkarmaya hazırlanıyorlar.”
İktidarın ekonomi politikalarını eleştiren Akpınar, düşük ücretlerin yanı sıra güvencesiz ve sigortasız çalıştırmanın da emekçilerin yaşam koşullarını olumsuz etkilediğini belirtti.
2027 asgari ücreti için yüzde 33,7 zam iddiası
Basın açıklamasında 2027 yılı merkezi yönetim bütçe teklifine ilişkin değerlendirmeler de yapıldı.
Akpınar, bütçede asgari ücretin vergi istisnası için ayrılan kaynağın yüzde 33,7 oranında artırıldığını belirterek bu oranın yeni yılda yapılabilecek asgari ücret artışına ilişkin bir işaret olduğunu savundu.
Ancak söz konusu bütçe artışının asgari ücret zammını kesin olarak belirlemediğine de dikkat çekti.
Akpınar, “Şimdi önümüze 2027 bütçesini koydular. Görüyoruz ki bütçe teklifinde asgari ücretin vergi istisnası için ayrılan kaynak yüzde 33,7 artırılmış, yani yüzde 33 civarında bir zam kapıda” dedi.
“37 bin 537 lira bile açlık sınırının altında”
Asgari Ücret İnisiyatifi'nin hesaplamasına göre, yüzde 33,7 oranında artış yapılması durumunda net asgari ücret 37 bin 537 liraya ulaşacak.
Akpınar, bu tutarın açıklamada 38 bin 24 lira olarak belirtilen açlık sınırının dahi altında kaldığını vurguladı.
“Yüzde 33,7'lik zam net asgari ücreti ancak 37 bin 537 liraya çıkarır ve bu tutar bugünkü 38 bin 24 liralık açlık sınırının bile altında kalır. Yeni yıla yine açlık sınırının altında girmeye razı mıyız? Hayır.”
Bütçedeki vergi istisnası ödeneğindeki artışın doğrudan ücret zammı anlamına gelmediğini ifade eden Akpınar, geçen yıl aynı bütçe kaleminin yüzde 28 artırılmasına karşın asgari ücret artışının yüzde 27'de kaldığını hatırlattı.
Bu nedenle yüzde 33,7'lik oranın kesinleşmiş bir zam kararı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
2027 bütçesine faiz ve savunma harcaması eleştirisi
Eylemde 2027 yılı bütçesinde kamu kaynaklarının dağılımı da eleştirildi.
Akpınar, bütçede faiz ödemeleri için 3 trilyon 975 milyar lira ayrıldığını, bunun toplam bütçenin yüzde 14,6'sına karşılık geldiğini söyledi.
Faiz ödemelerine ayrılan kaynağın sağlık harcamaları için ayrılan tutarın yaklaşık iki katı, sosyal yardımların ise yaklaşık üç katı olduğunu savundu.
Akpınar, silah ve mühimmat ödeneğinin de yüzde 229 artırıldığını belirterek bütçe önceliklerinin çalışanların ve emeklilerin ihtiyaçlarına göre yeniden belirlenmesi gerektiğini dile getirdi.
Asgari ücrete ve emekli aylıklarına derhal zam talebi
Kadıköy'deki yürüyüşte, asgari ücret ve emekli aylıklarının yalnızca yılbaşında değil, yaşanan alım gücü kaybı dikkate alınarak artırılması talebi öne çıktı.
Asgari Ücret İnisiyatifi, çalışanların ve emeklilerin gelirlerinin temel yaşam giderlerini karşılayabilecek düzeye çıkarılmasını isterken, ekonomik büyümeden emekçilerin de pay alması gerektiğini vurguladı.
Eylem, ücretlerdeki erimeye, 2027 bütçe tercihlerine ve gelir dağılımındaki eşitsizliklere yönelik eleştirilerle sona erdi.





