Tüm Emeklilerin Sendikası Ankara Şubeleri, Sakarya Caddesi’nde bir araya gelerek basın açıklaması düzenledi. "Para için değil onurumuz için sokaklardayız" pankartı açan emekliler; "Çare biziz, örgütlü emekliler", "İnsanca yaşamdan vazgeçmeyeceğiz", "Meydan biziz, güç biziz, söz biziz" ve "Para için değil onurumuz için" yazılı dövizler taşıdı. Topluluk sık sık "Emekliyiz, haklıyız, kazanacağız" sloganları attı.
"Mücadelemiz Barışçıl ve Meşru Bir Hak Mücadelesidir"
Basın açıklamasını Tüm Emeklilerin Sendikası Çankaya Şube Başkanı Adem Çiftçi okudu. Yaşanan ekonomik zorlukların toplumsal etkilerine değinen Çiftçi, şöyle konuştu:
"Hiçbir emekli, hiçbir yurttaş öfkesini ve çaresizliğini kendi canına ya da bir başkasının canına zarar verecek noktaya taşımamalıdır. Bizim mücadelemiz barışçıl, demokratik ve meşru bir hak mücadelesidir. Emeklilerin insanca ve onurlu bir yaşama kavuşmasının yolu örgütlenmekten, dayanışmadan ve birlikte mücadeleden geçmektedir. Ancak Ali Şekeroğlu'nun ölümünü yalnızca 'bireysel bir intihar' olarak görüp arkasındaki ekonomik, toplumsal ve siyasi koşulları yok saymayı da kabul etmiyoruz. Biz bu ölümün yaşandığı koşulların siyasi sorumluluğunu görüyoruz ve bu anlamıyla söylüyoruz: Bu yalnızca bir intihar değil, siyasi bir cinayettir."
"Yoksulluğun Toplumsal Sonuçları Ağırlaşıyor"
Ekonomik krizin emekliler üzerindeki yükünün her geçen gün arttığını belirten Çiftçi, mevcut tabloya ilişkin eleştirilerini sürdürdü:
"Emeklilerin içine sürüklendiği ekonomik çıkmazın sonuçları artık yalnızca mutfakta, pazarda, kirada ve faturalarda görülmüyor. Yoksulluğun psikolojik ve toplumsal sonuçları da giderek ağırlaşıyor. Bu tablo kendiliğinden ortaya çıkmadı. Emekli aylıklarını emekliler belirlemedi. 5510 sayılı yasayı emekliler çıkarmadı. AKP-MHP bloku emekliyi açlığa mahkûm ediyor, üstüne bir de aşağılıyor. Emekliye sefaleti dayatanları hepsi türlü türlü oyunlarla çok zengin oldular. Endişeleri memleketin sorunları değil edindikleri sınırsız servetin akıbetidir. AKP-MHP bloku, yıllardır bu ülkenin emeklilerini bilinçli biçimde yoksullaştıran, açlığa iten, yaşam hakkını gasp eden bir sefalet düzeninin kurucusu ve bekçisidir."
"Bu Ülkenin Emeklileri Sadaka Topluluğu Değildir"
İktidarın ekonomi politikalarını ve üslubunu eleştiren Çiftçi, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Bugün emeklilerin içine sürüklendiği bu tablo 'ekonomik zorunluluk' değil; sınıfsal bir tercih, bilinçli bir saldırı ve örgütlü bir yağma politikasıdır. Milyonlarca emekli kira, fatura, pazar, ilaç arasında ezilirken, AKP-MHP iktidarı emekliyi görmezden gelmekte, taleplerini bastırmakta, itirazını ise polisle, yargıyla, baskıyla susturmaya çalışmaktadır. Emekliye gelince 'kaynak yok' diyenler yandaşa, sermayeye, faizci düzene, sarayın israfına gelince kaynak bulmakta bir saniye bile zorlanmıyor. Üstelik bu blok sadece emekliyi aç bırakmıyor, bir de çıkıp emeklileri küçümseyen, aşağılayan, hakaret eden bir dil kullanıyor. Emekliye 'gariban' diyerek, 'şükredin' diyerek, 'müsait zaman' diyerek; aslında şunu söylüyorlar: 'Sefalete razı olun, susun, itiraz etmeyin' Buradan açıkça ilan ediyoruz: Bu ülkenin emeklileri sadaka topluluğu değildir. Emekliye insanca yaşam ücreti vermek enflasyon değil, adalet meselesidir. Enflasyon bahanesiyle emekliyi açlığa mahkûm edenlerin derdi ekonomi değil, iktidarını korumaktır."
Açıklamanın ardından meydanda toplanan emekliler temsili oturma eylemi gerçekleştirdi.





