Tüm Emeklilerin Sendikası üyeleri ile YENİ Parti İstanbul İl Başkanlığı Sosyal Politikalar ve Kent Yoksulluğu Komisyonu temsilcileri, İstanbul'da çalıştığı inşaattan düşerek yaşamını yitiren 71 yaşındaki işçi Nurettin Muganlı'nın hayatını kaybettiği şantiye önünde kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştirdi. İktidarın ekonomi ve emeklilik politikalarına tepki gösteren emekliler, ilerleyen yaşlarına rağmen ağır işlerde çalışmak zorunda kaldıklarını vurguladı.
Şantiye önünde okunan sendika açıklamasında, emeklilerin yanı sıra MESEM kapsamında çalışan çocukların da iş cinayetlerinde can verdiğine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
"İnsanların 70'inden sonra ekmek parası için şantiyelerde çalışmasını normalleştiremezsiniz. Çocukların iş yerlerinde yaşamını yitirmesini eğitim politikasının yan sonucu olarak göremezsiniz. İşçinin ölümünü birkaç günlük haber, emeklinin yoksulluğunu birkaç puanlık zam hesabı haline getiremezsiniz. Burada tartıştığımız yalnızca maaş değildir; insanın nasıl yaşayacağı ve bu ülkenin zenginliğinin kim için kullanılacağıdır."
"Türkiye Büyüyorsa Emeklinin Sofrası Neden Küçülüyor?"
Siyasi iktidarın yıllardır emekli aylıklarını gerçek yaşam maliyetlerinden kopararak TÜİK'in tartışmalı enflasyon rakamlarına ve kök aylık hesaplarına mahkum ettiği belirtilen açıklamada, "İktidar çıkıp 'Türkiye büyüyor' diyor. Biz de buradan soruyoruz; Türkiye büyüyorsa emeklinin sofrası neden küçülüyor? Ekonomi düzeliyorsa 70 yaşını geçmiş insanlar neden iş arıyor? Sorun bu ülkenin yoksul olması değil, yaratılan zenginliğin kime dağıtıldığıdır" değerlendirmesinde bulunuldu.
"Çocukları da Çalışıyor, Emeklileri de..."
Bir ülkenin çocuklarının da emeklilerinin de çalışmak zorunda bırakıldığı vahim bir tabloyla karşı karşıya olunduğu aktarılan açıklamada, "Milli Eğitim Bakanlığı'nın verilerine göre 2025 yılı sonuna kadar MESEM'lerde yaklaşık 2 bin iş kazası yaşandı, bunlardan 10'u ölümle sonuçlandı. Çocukları ucuz iş gücüne dönüştüren anlayış ile emekliyi geçinemediği için yeniden iş gücü piyasasına süren anlayış birbirinden bağımsız değildir" denildi.
"İnsanların 70'inden Sonra Şantiyede Çalışmasını Normalleştiremezsiniz"
Açıklamada iktidara doğrudan seslenilerek şu ifadelerle eyleme son verildi:
"Emeklilere 'sabredin' demeyi bırakın. Biz yeterince sabrettik. Primlerimizi ödedik, bu ülkenin fabrikalarını, yollarını, binalarını yaptık. Şimdi bizden bir ömür daha fedakarlık bekleyemezsiniz. Emekliyi yoksullaştırıp ardından 'çalışmaya devam ediyor' diyerek bunun üzerini örtemezsiniz. Önlenebilir ölümlerin arkasında denetimsizlik ve maliyet hesabı varsa, orada kamusal ve siyasi sorumluluk vardır."
78 Yaşındaki Emekli: "Pazardan Atıkların Temizlerini Alıyorum"
Eyleme katılan vatandaşlar da yaşadıkları sefaleti ANKA'ya anlattı. Son birkaç senedir çalışamadığını belirten 78 yaşındaki Kadir Özçelik, geçinip geçinemediği sorusuna gözleri dolarak, "Pazara gittiğim zaman, atık derler ya ayrılanlara, onlardan alıyorum, temizlerini almaya çalışıyorum. Geçimimizi öyle sağlıyoruz" cevabını verdi.
73 Yaşındaki Emekli Öğretmen: "Markette Çalışıyorum, Çalışmazsam Geçinmek Mümkün Değil"
73 yaşındaki emekli öğretmen Mehmet Aras ise haftanın 4 günü bir markette çalıştığını dile getirerek, "Çalışmasan geçinmek mümkün değil. Çocuklarım da bana yardım ediyor. Kollektif dayanışmayla işin üstesinden gelmeye çalışıyoruz ama nereye kadar? Çocuklar kendi yaşamlarından kırpıp bize veriyor" dedi.
Bir diğer emekli Zafer Baysal da, "Memur emeklisiyim. Aldığımız maaşlar kiraları karşılamıyor bile. Günlük işlerde ne denk gelirse çalışıyoruz. Biz fazla bir şey istemiyoruz, ödediğimiz sigorta primlerinin bedelini almak istiyoruz" diye konuştu.




