İran ve ABD medyasından gelen son dakika bilgilere göre, ABD ordusunun İran genelindeki askeri hedefler ve lojistik altyapıya yönelik yedinci gece üst üste düzenlediği ağır hava saldırılarının ardından bölgede ipler tamamen koptu. İran, misilleme olarak Körfez'de bulunan ABD müttefiki ülkelere yönelik askeri operasyonlarını ve saldırılarını yeniden başlattığını duyurdu. Bölgedeki çatışmalar artık sadece hava saldırılarıyla sınırlı kalmazken, küresel ticaret yolları adeta birer savaş alanına dönüştü.
Washington yönetiminin İran'a yönelik çok sert bir deniz ablukası uygulamaya başladığını ilan etmesinin ardından, Tahran cephesinden de hamle gecikmedi. İran ordusu, küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçiş noktası olan kritik Hürmüz Boğazı'nda geçiş kurallarını ihlal ettiğini öne sürdüğü çok sayıda gemiye askeri müdahalede bulunduğunu açıkladı. Boğazdaki bu tehlikeli tırmanış nedeniyle Brent petrol ve ABD ham petrolü (WTI) dün yüzde 4'ün üzerinde değer kazanarak son bir ayın en yüksek seviyesine fırladı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan resmi açıklamada, son operasyonlarda İran'a ait gözetleme tesisleri, askeri lojistik altyapısı, yer altındaki stratejik silah depoları ve denizcilik kabiliyetlerinin tam isabetle hedef alındığı aktarıldı. Operasyonlarda hayalet savaş uçakları, insansız hava araçları, savaş gemileri ve diğer tüm teknolojik askeri unsurların aktif olarak kullanıldığı belirtilirken, Orta Doğu'da görevli 50 binden fazla Amerikan askerinin en yüksek hazırlık seviyesine (kırmızı alarm) geçirildiği kaydedildi.
Buna karşın İran basını, ülkenin güneyindeki stratejik Cask kentinde enerji ve sivil altyapıların, elektrik şebekelerinin ve deniz suyu arıtma tesislerinin füzelerle vurulduğunu duyurdu. Yerel yetkililer, ABD bombardımanının ardından çevre köylerde içme suyu ve enerji kesintileri yaşandığını bildirirken, savaşın sivil halkı doğrudan etkilemeye başladığı gözler önüne serildi.
"Hürmüz Boğazı'nda Karşılıklı Hamleler"
Deniz ablukasını genişleten ABD ordusu, boğaz genelinde dört ticari geminin rotasının zorla değiştirildiğini, bir geminin tamamen etkisiz hale getirildiğini ve bir başka gemiye ise Amerikan askerlerince çıkıldığını ilan etti. Bu hamleye yanıt veren İran Devrim Muhafızları Ordusu ise kuralları ihlal ettiği iddia edilen dört geminin füze ve kamikaze insansız hava araçlarıyla deniz ortasında durdurulduğunu iddia etti.
İran medyasında yer alan ve boğazın güneyinde mayınlı rotadan geçen iki petrol tankerinde büyük patlamalar meydana geldiği ve gemilerin alev alev yandığı yönündeki iddialar ise ABD ordusu tarafından jet hızıyla yalanlandı. Ancak tam bu sırada Yemen açıklarında silahlı kişilerin bir ticari gemiye el koyması, Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne bağlayan Babülmendep Boğazı'nın da güvenliğini tamamen tehlikeye attı. İran devlet televizyonu ise Devrim Muhafızları'nın net mesajını dünyaya ilan etti: "ABD'nin saldırganlığı bitene kadar bölgeden kimyasal gübre, petrol ve doğal gaz ihracatına asla izin verilmeyecek."
"Sivil Altyapılar Da Hedef Oluyor"
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Sözcüsü Stephane Dujarric, bölgeden gelen korkutucu haberlerin ardından acil bir açıklama yaparak, Guterres'in özellikle İran'da ve Orta Doğu genelinde sivil altyapıya yönelik acımasız saldırılardan ötürü derin endişe duyduğunu belirtti. Ancak uyarılara rağmen bombardıman durmadı; İran medyası Hürmüzgan eyaletindeki sabah saldırılarında üç sivilin öldüğünü, sekiz kişinin yaralandığını, iki kritik köprü ile bir kara yolu tünelinin havaya uçtuğunu bildirdi.
Sirik, Ahvaz, Yezd, Cask ve Hürremabad kentlerinde gece boyunca patlama sesleri yankılanırken, ABD uçaklarının dün de ülkenin güneyindeki en az beş köprüyü, tren istasyonlarını ve Bender Hamir Limanı çevresini vurduğu, buralarda yedi kişinin hayatını kaybettiği aktarıldı. Pakistan sınırına yakın konumdaki İransahr Havalimanı'nın da ağır hasar aldığı öne sürülen hedefler arasında yer alıyor.
"İran, ABD Üslerine Ev Sahipliği Yapan Ülkeleri Hedef Aldı"
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın acilen masaya ve müzakerelere dönmemesi durumunda tüm enerji altyapılarına yönelik tarihin en kapsamlı hava harekatını düzenleyeceklerini açıklarken, İran kıyılarına yönelik olası bir Amerikan kara operasyonunun da masada olduğunu gizlemedi. ABD'li kaynaklar, güney bölgelerine yapılan bu yoğun bombardımanların Trump'ın önüne koyulacak büyük askeri seçeneklerin bir hazırlığı olduğunu vurguladı.
Tahran yönetimi ise tehditlere meydan okuyarak Bahreyn, Katar, Kuveyt ve Ürdün'deki ABD askeri üslerinin yanı sıra Hint Okyanusu'nun kuzeyindeki bir ABD savaş gemisini füzelerle vurduğunu ileri sürdü. Bu iddiaların ardından Suudi Arabistan Sivil Savunma Teşkilatı, ülkenin en az iki kritik bölgesinde aylar sonra ilk kez füzeye karşı erken uyarı alarmlarını çaldırdı.
En net hasar raporu ise Kuveyt'ten geldi; Kuveyt makamları, İran saldırılarında ülkenin en büyük elektrik üretim ve deniz suyu arıtma tesislerinden birinin tam isabetle vurulduğunu, tesiste devasa bir yangın çıktığını ve çok sayıda ünitenin devre dışı kaldığını doğruladı. Kuveyt ordusu daha sonra hava sahasındaki İran İHA'larına müdahale ettiğini açıklarken, İran Devrim Muhafızları Bahreyn'de bulunan Amerikan İHA deposunu ve ana yapay zekâ merkezini balistik füzelerle yerle bir ettiğini iddia etti. Son olarak İran resmi haber ajansı, Hint Okyanusu'ndaki düşman ABD savaş gemisinin kıyıdan fırlatılan güdümlü seyir füzesiyle vurulduğunu ve geminin ağır hasarla bölgeden kaçmak zorunda kaldığını öne sürdü.


