Anayasa Mahkemesi (AYM), Gezi Parkı eylemleri sırasında İstanbul'da işe gittiği esnada polisin attığı gaz fişeğinin gözüne isabet etmesi sonucu yaralanan Selçuk Yıldız'ın başvurusunu karara bağladı. Yüksek Mahkeme, eziyet yasağının hem maddi hem de usul boyutlarının ihlal edildiğini belirterek, Yıldız'ın yaralanmasından devletin sorumlu olduğuna hükmetti. Yeniden soruşturma yapılması kararlaştırılırken, sol gözünde görme kaybı yaşayan Yıldız'a 540 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verildi.

15 İlde LGBTİ+ Derneklerine Operasyon: KAOS GL'den 50 Gözaltı ve Erişim Engeli Açıklaması
15 İlde LGBTİ+ Derneklerine Operasyon: KAOS GL'den 50 Gözaltı ve Erişim Engeli Açıklaması
İçeriği Görüntüle

Selçuk Yıldız, 3 Haziran 2013 tarihinde çalıştığı lokantaya giderken Sancaktepe Belediyesi binası önünden geçtiği sırada, yaklaşık 5 metre mesafeden bir polis memuru tarafından atılan gaz bombasının yüzüne isabet etmesi sonucu yaralandı. Hastane raporlarında sol gözde görme keskinliğinde azalma ve yüz bölgesinde kemik kırığı tespit edildi. Yıldız'ın şikayeti üzerine başlayan hukuki süreçte Valilik soruşturma izni vermedi, idari yargı itirazı reddetti ve takipsizlik kararı verildi.

"Soruşturma Etkili Yürütülmedi"

Yıldız'ın 2014 yılındaki ilk bireysel başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi, 15 Şubat 2017'de soruşturmanın etkili yürütülmediğine karar verdi. Yeniden açılan dosyada Adli Tıp Kurumu, yaralanmanın organlardan birinin işlevini yitirmesi niteliğinde olduğu raporunu sundu.

Ancak Emniyet ve ilgili kurumlardan kamera kayıtlarının saklanma süresi dolduğu gerekçesiyle görüntü elde edilemedi. Şüphelilerin tespiti yapılamayınca soruşturmada daimi arama kararı çıkarıldı. Yıldız'ın avukatının 2021 yılında sunduğu yeni dijital delillere rağmen süreçte ilerleme sağlanamaması üzerine ikinci kez AYM'ye başvuruldu.

"Kolluğun Kontrollü Hareket Etmesi Beklenir"

AYM'nin ikinci ihlal kararının gerekçesinde, başvurucunun eylemlere katıldığına veya güç kullanılmasını gerektiren bir davranışta bulunduğuna dair bulgu olmadığı vurgulandı.

Toplumsal olaylarda kolluk görevlilerinin kontrollü hareket etmesi gerektiğine dikkat çekilen gerekçede şu ifadelere yer verildi:

"Bu sebeple soruşturma, toplumsal olaya müdahale sırasında biber gazına başvurulmasının gerekliliğini ve biber gazının kontrollü ve müdahaleyi gerektiren durumu yaratan kişiler dışındakilerin müdahaleden etkilenmemesini sağlayabilecek şekilde kullanıldığını ortaya koyamamıştır. Dolayısıyla meydana gelen yaralanmadan devlet sorumludur. Anayasa Mahkemesi'nin değerlendirmelerine göre, başvurucunun yaralanmasına neden olan muamele, sonuçlarıyla birlikte dikkate alındığında eziyet olarak kabul edilebilir."

"Eziyet Yasağının Usul Boyutu İhlal Edildi"

Gerekçede ayrıca, gaz kapsülü kullanma yetkisi bulunan personelin kimlik tespiti ile ifadelerine başvurma konusunda yeterli araştırmanın yapılmadığı belirtildi. Olay tarihinde görevli olan bazı Emniyet amiri ve komiser yardımcılarının bilgilerine başvurulmadığı aktarılarak etkili soruşturma yükümlülüğünün yerine getirilmediği ve usul boyutunun da ihlal edildiği kaydedildi.

Kaynak: ANKA