IĞDIR - Iğdır'da yaşayan 69 yaşındaki Kulu Erol, çocuk yaşlarda babasından öğrendiği semaver tamiri ve satışını 45 yılı aşkın süredir kesintisiz sürdürüyor. Semaverlerin tamiri için artık çok az kişinin kendisine başvurduğunu belirten usta zanaatkar, unutulmaya yüz tutan mesleğini ve köklü semaver kültürünü yaşatmak istediğini ifade etti.

Özellikle eski Rus, Azerbaycan ve İran yapımı pirinç semaverlerin dayanıklılığı ile öne çıktığını vurgulayan Erol, günümüzde çelik ve teneke ürünlerin yaygınlaşmasıyla tarihi semaverlere ilginin iyice azaldığını söyledi.

"Eskiden Tamirleri Çok Olurdu, Şimdi Yok"

Semaver zanaatkarlığının ata mesleği olduğunu hatırlatan Kulu Erol, "1980 tarihinden beri semaver sanatkârlığına devam ederim. Baba mesleğimizdir. Çok fazla semaver işleriyle uğraşardık eskiden. Şimdi yok olmaya yüz tutmuş. Bu çelik semaverler çıkmış. Bu eski semaverler, Azerbaycan malı bunlar. Tarihidir. Tamirleri çok olurdu eskiden. Gelirdi, tamir ederdik, silerdik, bakımını yapardık. Şimdi yok. Çok nadir gelir oldu" dedi.

"Eski Semaverlerin Çayının Tadı Bir Başka"

Geleneksel pirinç semaverlerin işlevsel özelliklerini ve çaya kattığı lezzeti anlatan Erol, piyasadaki yeni ürünlerin bu kaliteyi yakalayamadığını belirtti.

Erol, "Bunların çayının lezzeti bir başkadır. Bunlar pirinçten yapılmıştır. İçten boruyla beraber yanma yapar. Borunun alt kısmı ızgaralıdır. Musluğu dökümdür, pirinç dökümüdür. İyi bir şeydir. Bakır semaverler çıktı. En fazla Gaziantep yapısı, İstanbul yapısı, Erzincan yapısı var. Fakat bunlar eski semaverlerin yerini vermezler, rahatlığını vermezler. Bunlar en az 130-150 seneliktir. İnsan içtikçe insana rahatlık verir" ifadelerini kullandı.

"Asıl Semaver Pirinçten Olur"

Piyasada farklı malzemelerden semaverler bulunduğunu aktaran usta zanaatkar, "Kromdan var, pirinçten var, bakırdan var. Asıl semaver pirinçten olur. Ben devamlı olarak pirinç semaveri tercih ederim" diye konuştu.

"Çeyizlerin Vazgeçilmeziydi"

Semaverin geçmişte sadece bir mutfak eşyası değil, geleneksel aile yapısının da önemli bir simgesi olduğunu vurgulayan Kulu Erol, "Eskiden kızlar evlenirken mutlaka babaları bir semaver hediye alırdı, hediye verirlerdi. Şimdi çelik semaver alırlar. Bunlardan pek yok" diyerek unutulan çeyiz geleneğine dikkati çekti.

Çukurova’nın Dev Çınarı Minyatürlerle Yaşatılıyor: ‘İnsan Dünyadır’ Sergisi Adana’da Açıldı
Çukurova’nın Dev Çınarı Minyatürlerle Yaşatılıyor: ‘İnsan Dünyadır’ Sergisi Adana’da Açıldı
İçeriği Görüntüle

"İmkânı Olanlar Pirinç ve Bakır Semaverleri Tercih Etsin"

Geleneksel kültürün nesiller boyu aktarılması gerektiğini söyleyen Erol, sözlerini şöyle tamamladı:

"Mesela çayı demledin, demliği üzerine bıraktın. Semaverin, pirincin kalınlığı çayı soğutmaz. Neredeyse çay bitene kadar sıcak kalır. Öyle bir özellik var. Şimdi neredeyse 200 yıllık, 300 yıllık gelenektir semaver çayı. Yok olmaya yüz tutmuş. Bunları canlandırmak lazım. İmkânı olanlar mutlaka bunları tercih etsin, pirinçten, bakırdan olanları kullansın. En fazla özelliği olan pirinçtir. İmkânı olan kullansın ki yok olmasın, yok olmaya yüz tutmuş bu gelenek yeniden canlansın."

Haber Etiketleri: Iğdır, Kulu Erol, Semaver ustası, Semaver çayı, Geleneksel zanaat

Kaynak: ANKA