DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündemdeki siyasi, ekonomik ve bölgesel gelişmelere ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına son günlerde İstanbul, Kocaeli ve Sakarya'da yaşanan sel felaketlerinde hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet, yaralılara acil şifalar dileyerek başlayan Bakırhan, iktidarın afet zedelerin tüm zararlarını tazmin etmesi gerektiğini vurguladı.

Kanal İstanbul projesinin sel felaketinin ardından yeniden tartışmaya açılmasını eleştiren Bakırhan, "İstanbul'un mega projelere değil, mega risklerden kurtulmaya ihtiyacı var. Belediyeleri nasıl transfer edeceğinizi konuşacağınıza, su basınca suyu nereye transfer edeceğinizi konuşun. İstanbul'da değiştirilmesi gereken dere deposu değil, yeşili betona çeviren zihniyettir" dedi.

"İran'da Kürtlerle Başlayacak Diyaloğu Sonuna Kadar Destekleyeceğiz"

Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'ndeki MERI Forumu'na katıldıklarını hatırlatan Bakırhan, forumda öne çıkan "Türkiye'de barış bölge barışının dinamosu olabilir" tespitine yürekten katıldıklarını ifade etti. Bafel Talabani'nin İran devleti ile Kürt aktörler arasında yeni bir diyalog sürecinin başladığına ilişkin açıklamasını son derece önemli bulduklarını belirten Bakırhan, şunları söyledi:

"İran'da Kürt siyasi dinamikleri meselelerini savaşla değil, diyalog ve müzakereyle çözmek istiyorlar. Tahran idam sehpaları ve cezaevleri yerine diyalog ve müzakere talebine sırtını dönmemelidir. Eğer İran'da bu diyalog başlarsa söz veriyoruz, sonuna kadar destekleyeceğiz. Türkiye de olası bir Kürt-İran diyalog sürecine destek vermelidir."

"İktidarın Bahanesi Kalmadı, Somut Adım Zamanı"

PKK yönetiminin 8 Ekim itibarıyla Türkiye'deki tüm unsurlarını sınır dışına çektiğini ve bazı kampları boşalttığını belirten Bakırhan, iktidarın süreci ağırdan almasını sert dille eleştirdi.

Bakırhan, "Madem Türkiye'deki militanlarını çektiler, bulundukları üsleri ve kampları boşaltıyorlarsa o zaman neyi bekliyoruz? Bu kadar açık bir tablo karşısında artık beklemenin ve iktidarın bir bahanesinin gereçekçesi kalmadı. İktidara açıkça soruyoruz: Artık neyi bekliyorsunuz? İktidar artık niyet anlatmayı bir kenara bırakıp karar alma ve somut adım atma aşamasına geçmelidir" şeklinde konuştu.

"Sayın Öcalan Koordinatörlüğünde Kurul İvedilikle Kurulmalı"

Sürecin yasal ve kurumsal bir zemine oturtulması gerektiğini savunan Bakırhan, Meclis'e yasal düzenleme yapılması ve kayyum uygulamalarının son bulması çağrısında bulundu.

Mekke Anlaşması İçin Şok İddia: YENİ Partili Murat Emir'den Flaş Uyarı!
Mekke Anlaşması İçin Şok İddia: YENİ Partili Murat Emir'den Flaş Uyarı!
İçeriği Görüntüle

Bakırhan, "Sayın Öcalan'ın koordinatörlüğünde Barış ve Siyasallaşma Kurulu artık gecikmeden kurulmalı ve çalışmalarına başlamalıdır. Silah bırakma bir irade beyanıyla tamamlanamaz, onu sonuca götürecek mekanizma bu kuruldur. Bu kurulda çalışacak isimler Sayın Öcalan'la gerekirse 7/24 saat barış mesaisinde olmalıdır. Sürecin baş müzakerecisiyle haftalar süren aralıklarla görüşerek bu işi yürütmek imkansızlaşmıştır" dedi.

"Bir Elinizle Barış Deyip Öteki Elinizle Basını Susturamazsınız"

Halk TV'ye kayyum atanması, gazetecilerin gözaltına alınması ve yayınlara getirilen erişim engellerine de tepki gösteren Bakırhan, "Bir şirket satın alımına yönelik iddialar, yüzlerce gazetecinin emeğine ve halkın haber alma hakkına müdahalenin gerekçesi olamaz. Fon ile ilgili konuşan gazeteciler gözaltına alınamaz. Bir elinizle barış deyip öteki elinizle toplumu ve basını susturamazsınız" ifadelerini kullandı.

"Fon Krizinin Tek Sorumlusu İktidardır, Araştırma Komisyonu Kurulmalı"

Ekonomide yaşanan fon krizini "dünyanın en büyük kumarhanelerinden biri" ifadesiyle eleştiren DEM Parti Eş Genel Başkanı, vicdan sahibi tüm kesimlere kul hakkı vurgusuyla seslendi.

Gündemdeki yasa teklifini yetersiz bulan Bakırhan, "Bu yasa insanları dolandıranları cezalandırmak yerine 'Çaldığın parayı getir, helalleşelim' diyen bir yasa olacak. Baklava çalan çocuğa 9 yıl ceza veren sistem, halkın katrilyonlarını çalanları koruyor. 20 milyar dolarlık bu vurgun için Meclis'te araştırma komisyonu kurulmalıdır. Biz kirlenmemiş, emekçi bir partiyiz ve bu meselenin sonuna kadar takipçisi olacağız" dedi.

"2027 Bütçesi Refah Değil, Zengin Bütçesidir"

TBMM'ye sunulan 2027 yılı bütçesini de sert sözlerle eleştiren Bakırhan, kaynakların halka değil faize ve silaha ayrıldığını savundu.

Bütçe rakamlarını paylaşan Bakırhan, "Faize 4 trilyon, sosyal harcamalara 1 trilyon 300 milyar ayrılıyor. Emekçiden 5 trilyon 500 milyar vergi toplanacak, patronlardan ise sadece 2 trilyon. Çekilme ve barış süreci konuşulurken savunma harcamaları yüzde 66 artırılıyor. Bu mu refah bütçesi?" diye sordu. Bakırhan, DEM Parti olarak 24 Ekim'de "Ekmek, Barış ve Adalet İçin Bütçe" sloganıyla sahaya ineceklerini, kendisinin Siirt Kurtalan'da, Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları'nın ise İstanbul'da kampanyayı başlatacağını duyurdu.

Haber Etiketleri: Tuncer Bakırhan, DEM Parti, Barış süreci, Fon krizi, 2027 Bütçesi

Kaynak: ANKA