Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi (Amnesty Türkiye), İstanbul’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında Taksim Meydanı’na çıkmak isteyen gruplara yönelik polis müdahalesi ve bölgedeki abluka hakkında kapsamlı bir açıklama yayımladı. Örgüt, barışçıl protesto hakkının anayasal bir hak olduğunu ve kentsel mekanların bu haktan mahrum bırakılamayacağını vurguladı.

"Taksim Toplumun Ortak Buluşma Alanıdır"

Örgüt tarafından yapılan açıklamada, Taksim Meydanı'nın tarihsel sürecine vurgu yapılarak, "1 Mayıs, 8 Mart, Onur Yürüyüşleri ve Cumartesi Anneleri gibi on yıllar boyunca toplumun her kesiminden insanın taleplerini görünür kıldığı ortak bir buluşma alanıydı" denildi. Günümüzde ise bu alanın kitlesel eylemlerde tamamen kapatıldığı ifade edildi.

"Görünürlük Hakkı Kısıtlanıyor"

Protestoların kent merkezlerinden uzaklaştırılmasının hak ihlali olduğunu belirten Af Örgütü, şu tespitte bulundu: "Türkiye'de protestolar, 'önceden belirlenen alanlar' gerekçesiyle merkezden uzaklaştırılıyor. Bu durum, protesto hakkının özüne aykırı biçimde görünürlüğü sınırlıyor."

"Protesto Hakkı Diğer Hakların Teminatıdır"

Taleplerin görünür olmasının adalet arayışı için hayati bir araç olduğunun altı çizilirken, "Bu hakkın kısıtlanması, ihlallerin artmasına ve görünmez hale gelmesine yol açabilir" uyarısı yapıldı. Açıklamada, Türkiye'nin uluslararası sözleşmelerden doğan yükümlülükleri hatırlatıldı.

Ankara Tandoğan Meydanı’nda Mahşeri Kalabalık: Maden İşçileri ve Halk Ozanı 1 Mayıs’a Damga Vurdu!
Ankara Tandoğan Meydanı’nda Mahşeri Kalabalık: Maden İşçileri ve Halk Ozanı 1 Mayıs’a Damga Vurdu!
İçeriği Görüntüle

"Devlet Kolaylaştırıcı Rol Oynamalıdır"

Uluslararası Af Örgütü, devletin barışçıl toplanma hakkını korumakla yükümlü olduğunu belirterek; gereksiz müdahalelerden kaçınılması ve protestoların barışçıl biçimde gerçekleşmesinin kolaylaştırılması gerektiğini bir kez daha kamuoyuna duyurdu.

Kaynak: ANKA