Malatya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Aşı Haftası kapsamında Malatya Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen konferansa katılan Türkiye Aşı Enstitüsü Başkanı Ateş Kara, 'Cumhuriyet'le birlikte hemen hemen tüm aşılarımızı kendimiz üreten bir ülkeydik. ABD, Almanya, İngiltere ve Fransa dahil birçok ülkeye aşı satıyorduk. Ama bugün bazı nedenlerle aşıları tartışabiliyoruz. Kızamıktan kayıplar yaşamıyoruz, çiçek hastalığından kayıp görmüyoruz. Ancak bu hastalıkları görmediğimiz için bu kez 'aşıya gerek var mı' diye sorgulayabiliyoruz' dedi.

Malatya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Aşı Haftası kapsamında Malatya Kongre ve Kültür Merkezi'nde konferans düzenlendi. Çok sayıda sağlık çalışanı ve sivil toplum kuruluşu temsilcisinin de yer aldığı etkinlikte, aşının önemi ve toplum sağlığına katkıları ele alındı.

'Aşılar en etkili ve en kolay koruyucu yöntemdir'

Konferansın açılış konuşmasını yapan Malatya İl Sağlık Müdürü Cezmi Karaca, aşının toplum sağlığı açısından kritik rolüne dikkat çekti. Karaca, 'Aşılar, toplumumuzda hastalıklara neden olan mikroplara karşı en etkili, en koruyucu ve uygulanması en kolay tıbbi yöntemlerden biridir. En uygun ve etkili aşıları tercih ederek toplum sağlığını koruyabiliriz. Dolayısıyla aşılanma oranımız ne kadar artarsa ve aşılarımız ne kadar yaygın şekilde uygulanırsa, hastalıklardan da o kadar fazla korunmuş oluruz' dedi.

Özgür Özel’den Erdoğan’a "7 Bölge" Meydan Okuması: "Cesaretin Varsa Sandığı Getir!"
Özgür Özel’den Erdoğan’a "7 Bölge" Meydan Okuması: "Cesaretin Varsa Sandığı Getir!"
İçeriği Görüntüle

'Aşı, vücudumuza mikrobu tanıtan bir yöntemdir'

Türkiye Aşı Enstitüsü Başkanı Ateş Kara ise konuşmasında, aşıya ilişkin yanlış algılara değinerek şu ifadeleri kullandı:

'Aşılarla ilgili sizlerle hem sohbet etmek istiyorum hem de ne yazık ki son dönemlerde çok ciddi tartışmalar nedeniyle hepimizin aklında soru işaretleri oluşabiliyor. Elimden geldiği kadar, bildiğim kadarıyla sizlere cevap vermeye çalışayım. Şöyle değerlendirmek lazım: Biz aşıyı konuşurken ya da düşünürken bazen çok komplike bir yapı gibi görüyoruz. Oysa aşı, aslında vücudumuza mikropları bir şekilde tanıttığımız, savunma sistemine bunu öğrettiğimiz bir yöntemdir. Amaç; gerçek mikropla karşılaşıldığında vücudun hastalanmadan ona cevap verebilmesini sağlamaktır.

Bu nedenle aşılar, ilk günden itibaren farklı yöntemlerle de olsa hep aynı amaca hizmet etmiştir. Mikrobu yakalayıp mümkünse öldürmek ki en ideali ama biraz zor ya da zayıflatıp vücuda göstermek. Bu sayede bağışıklık sistemi onu öğrenir ve gerçek mikropla karşılaştığında hastalık oluşmadan mücadele eder.'

'Bir dönem aşı üreten ve ihraç eden bir ülkeydik'

Cumhuriyet'in ilk yıllarında Türkiye'nin aşı üretiminde önemli bir konumda olduğunu hatırlatan Kara, şunları söyledi:

'Cumhuriyet'le birlikte de hemen hemen tüm aşılarımızı kendimiz üreten bir ülkeydik. Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, İngiltere ve Fransa dahil birçok ülkeye aşı satıyorduk. Hatta Çin'de kolera salgını sırasında gönderdiğimiz aşılarla salgının durdurulmasına katkı sağladık. Yani biz bunu başaran bir toplumuz. Ama bugün bazı nedenlerle aşıları tartışabiliyoruz. Kızamıktan kayıplar yaşamıyoruz, çiçek hastalığından kayıp görmüyoruz. Ancak bu hastalıkları görmediğimiz için bu kez 'aşıya gerek var mı' diye sorgulayabiliyoruz.'

'Bilimsel onaylı aşılar kullanılmaktadır'

Sosyal medyada yayılan yanlış bilgilere karşı uyarıda bulunan Kara, şöyle konuştu:

'Sizlerden ricam şu: Ne yazık ki bazen dikkat çekmek, bazen farklı amaçlar ya da popülerlik uğruna sosyal medyada gerçek dışı bilgiler yayılabiliyor. Lütfen bunları sorgulayın. Dünya Sağlık Örgütü tarafından denetlenmiş, testleri yapılmış ve onaylanmış aşılar kullanılmaktadır. Türkiye'de bir aşının uygulanabilmesi için bu kriterler zorunludur. Ayrıca aşı ülkeye geldiğinde Türkiye de kendi testlerini yapmaktadır. Bugün kullanılan aşılar dünyanın en güvenilir aşıları arasındadır.'

'mRNA aşıları güçlü bağışıklık yanıtı oluşturuyor'

COVID-19 döneminde kullanılan mRNA aşılarına da değinen Kara, şu bilgileri verdi:

'COVID dönemindeki mRNA aşılarında ise biraz daha farklı bir yöntem kullanıldı. Virüsün kendisini değil, onun bilgisini vücuda verdik. Bu sayede vücut çok kısa sürede o antijeni üretip güçlü bir bağışıklık yanıtı oluşturdu. Bu güçlü yanıt özellikle gençlerde daha belirgin olabiliyor.

Bu durum bir açıdan avantajdır çünkü yüksek koruma sağlar. Ancak bazı kişilerde ateş, halsizlik, huzursuzluk gibi geçici yan etkiler görülebilir. Çok nadir olarak eklem ağrıları ya da kalp kası iltihabı (miyokardit) gibi durumlar da ortaya çıkabilir.

Ancak şunu çok net söyleyelim: Bu durumlar genellikle hafiftir ve geçicidir. Buna bağlı ölüm vakaları son derece nadirdir. Ayrıca özellikle mRNA aşıları, örneğin Biontech, vücutta en fazla birkaç gün kalır, parçalanır ve yok olur. Aylar ya da yıllar sonra etkisinin devam etmesi mümkün değildir. Bugüne kadar yapılan tüm bilimsel çalışmalar da bunu göstermektedir.'

Kaynak: ANKA