İş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın liderliğini yaptığı iddia edilen yapıya yönelik dava kapsamındaki yargılamalara İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'de devam ediliyor.
Aralarında tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'in de yer aldığı 7 belediye başkanının yargılandığı davada, esas hakkındaki mütalaaya karşı sanık savunmaları alınıyor.
"Değişimi Gerçekleştirdik, Hedef Haline Geldik"
Mütalaaya karşı savunmasını sunan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, seçilmiş bir kamu görevlisi olarak milletin ve partisinin yüklediği sorumlulukla hareket ettiğini vurguladı. 2023 seçimlerinin ardından oluşan değişim talebine kulak verdiklerini belirten Akpolat, sürecin detaylarını şu sözlerle aktardı:
"seçim kaybedildi. Bunun üzerine toplumda bir değişim talebi oluştu. Tüm uzlaştırma çabalarımız sonuçsuz kalınca yine milletin dediği yerde durduk ve değişimi gerçekleştirdik. Bu değişim sonucunu verdi ve partimiz Türkiye'nin birinci partisi oldu. Örnek projelerle Türkiye genelinde memnuniyetimiz yüzde 65'lerin üzerine çıktı. Tam da bu noktada ağır bir kuşatma başladı. Örgütlü bir siyasetçi olmam nedeniyle bu ağır kuşatma içinde hem iktidar hem de kurultayı kaybedenler tarafından hedef haline getirildim."
"Tüm Yollar Kapatılınca Yeni Bir Yol Açılmıştır"
Yaşanan süreçten çıkardığı en büyük dersin halkın tercihlerini istikamet edinmek olduğunu ifade eden Akpolat, toplumsal itiraza ve yeni siyasal sürece dikkat çekerek savunmasını şöyle sürdürdü:
"Şimdi millet yeni bir yol açtı. Her türlü engellenmeye karşı çığ gibi büyüyen bir destekle toplumun her kesiminden insan hayatın her alanındaki eşitsizliklere, haksızlıklara itiraz ediyor. 'Yol cümleden uludur. Bu yolda can baş feda' diyerek kendini milletine teslim eden, bir tek kişiyi bile geride bırakmadan mücadelesini sürdüren Genel Başkanımız Özgür Özel, bu itirazın lideri olmuştur. Tüm yollar kapatılınca yeni bir yol açmıştır. Bu yolda yürüyen tüm dostlara selam olsun. Pir Sultan Abdal'ın dediği gibi 'Ne mutlu eğri zamanda doğru yerde durana', yani tarihin doğru tarafında duranlara."
"Kimse Kendimi İnkâr Etmemi Beklemesin"
Davada karar aşamasına gelindiğini ancak ilkelerinden taviz vermeyeceğini belirten Akpolat, ceza alma ihtimaline karşın hakkı söylemekten vazgeçmeyeceğini dile getirdi. Ailesinin ve mücadele arkadaşlarının yaşadığı zorluklara değinen Akpolat, şu ifadeleri kullandı:
"Beni seven birçok kişi bu sözlerimden sonra eminim tedirgin oldular. Onlara tek sözüm var. Bugün burada olup yargılanmayı, belki de bu sözlerim dolayısıyla ceza almayı, milletin gönlünde, gelecekte çocuklarımızın gözünde, tarih huzurunda yargılanmaya tercih ediyorum. Üzgünüm, eşimden, çocuklarımdan, ailemden ayrıyım. Kızgınım. Kimse benden kendimi kurtarmak için ailemin gözyaşları görüşme kabininde dururken, yoldaşlarımın gözyaşları genel merkez bahçesinde dururken farklı bir şey yapmamı beklemesin."
"Suç İşlemedim, Beraatımı Talep Ediyorum"
Dosya kapsamında kendisine yöneltilen suçlamaları kesin bir dille reddeden Akpolat, iddiaların somut delillerden yoksun olduğunu savunarak şöyle konuştu:
"Bugünler geçer. Bugünler mutlaka tarih önünde değerlendirilecektir. Benim vicdanım, içim rahat. Suç işlemedim ve bunu ispatladım. İddianamenin ve mütalaanın tamamında benim, çalışma arkadaşlarımın ve aile bireylerimin tüm eylemler yönünden suç işlediğine dair tek bir somut delil yoktur. Dolayısıyla çalışma arkadaşlarımın, aile bireylerimin ve kendimin tüm suçlamaları yönünden beraatını talep ediyorum."
Duruşma Salonunda Slogan Ve Gazetecilerin Sorusu
Akpolat'ın savunmasını tamamlamasının ardından izleyici sıralarından slogan atılması üzerine Mahkeme Başkanı salondaki izleyicilerin çıkarılması talimatını verdi. Duruşmaya verilen arada salondan çıkarılan Rıza Akpolat, gazetecilerin partiden istifa edip etmeyeceğine ilişkin sorusuna, "Genel başkandan haber bekliyorum" yanıtını verdi.



