CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Türkiye'nin içinden geçtiği şiddet sarmalını sarsıcı örneklerle dile getirdi. Elçi, toplumun ağır bir değerler erozyonuyla karşı karşıya olduğunu belirterek şu noktalara dikkat çekti:
-
Öfkenin Normalleşmesi: Öfkenin toplumda kabul görür hale gelmesiyle şiddetin sıradanlaştığı ve gayriinsani bir iklimin oluştuğu ifade edildi.
-
Sarsıcı Örnekler: Çekmeköy’de bir öğretmenin öğrencisi tarafından katledilmesi ve Antalya’da 70 yaşındaki bir vatandaşın "selam almadığı" gerekçesiyle bıçaklanması, şiddetin vardığı boyutu gözler önüne serdi.
-
Saygı Kültürünün Kaybı: Yıllarca öğretilen "yaşlıya ve öğretmene saygı" değerinin yerini, bu kişilerin canına kastetme cüretine bıraktığı vurgulandı.
Cezasızlık ve Sistematik Çürüme
Şiddetin bireysel bir psikoloji sorunu olmaktan çıkıp bir "sistem ürünü" haline geldiğini savunan Elçi, sorunun kökenine dair şu analizleri yaptı:
-
Cezasızlık Politikaları: Şiddet uygulayanların, yargısal süreçlerdeki esneklik ve cezasızlık kültüründen cesaret aldığı belirtildi.
-
Güven Yitimi: Ataerkil düzende hukuka ve adalete olan güvenin sarsılmasının, bireyleri kendi "adaletlerini" şiddetle aramaya ittiği kaydedildi.
-
Ekonomik ve Siyasal Etki: Özellikle kadına yönelik şiddetin sadece kültürel değil, aynı zamanda ekonomik buhranların ve siyasal söylemlerin bir sonucu olduğu ifade edildi.
"Hasat Zamanı Şiddet Topluyoruz"
Konuşmasını çarpıcı bir benzetmeyle sonlandıran Türkan Elçi, toplumların ektikleri söylemlerin sonuçlarını yaşadığını belirterek, "Topraklarımıza her gün acı, hukuksuzluk ve adaletsizlik ekiliyor; biz de hasat zamanında bu şiddet vakalarını topluyoruz" dedi.





