Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, barış sürecine dair iktidarın "oyalayıcı" bir tutum içinde olduğunu savundu. PKK’nın silahları bıraktığını ilan etmesinin tarihi bir fırsat olduğunu belirten Hatimoğulları, iktidarın bu süreci hukuki zeminle taçlandırması gerektiğini söyledi. "Süreç tıkandı" diyerek ortalığı bulandıran "medya simsarlarına" da seslenen Hatimoğulları, "Ellerinizi boşuna ovuşturmayın, bu gölden size balık çıkmaz" dedi.
"Kayyum Rejimi Halk İradesine Çökmektir"
Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan "Faili Meçhul Suçları Araştırma Birimi"ne dair değerlendirmelerde bulunan Hatimoğulları, bu adımın bir vitrin çalışmasına dönüşmemesi gerektiğini belirtti. Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş dosyalarının takipçisi olacaklarını ifade eden Eş Genel Başkan, kayyum atamalarını sert bir dille eleştirdi:
"Kayyum bir idari tedbir değildir; halk iradesine çöken bir rejimdir. Dersim'e atanan kayyum vali şimdi organize cinayetle yargılanıyor."
"Aşağıda Metan Yukarıda Biber Gazı!"
9 gündür açlık grevinde olan Doruk Madencilik işçilerinin yaşadığı dramı gündeme taşıyan Hatimoğulları, Çalışma Bakanlığı'nın "maaşlar ödendi" açıklamasının gerçeği yansıtmadığını, ödenen kısmın "cüzi" olduğunu söyledi. İşçilerin 23 Nisan'ı polis ablukası altında çocuklarıyla geçirdiğini hatırlatan Hatimoğulları, "Gözaltına alınması gereken patronken, hakkını arayan işçiye gaz sıkılıyor" ifadelerini kullandı.
"Ekonomideki İflas Hepinizin Eseri"
Yeni Şafak Gazetesi ile Bakan Mehmet Şimşek arasındaki gerilime de değinen Hatimoğulları, bu tabloyu "suç ortaklarının kavgası" olarak tanımladı. Türkiye ekonomisinin iflas noktasında olduğunu belirten Hatimoğulları, DEM Parti'nin tarafının ne sermaye grupları ne de bakanlık olduğunu; gerçek tarafın direnen emekçiler ve yoksul halk olduğunu vurguladı.




