Özgür Özel’den Erdoğan’a TRT Çağrısı: “Getir Sandığı, Bu Krizi Bitireceğim”
Özgür Özel’den Erdoğan’a TRT Çağrısı: “Getir Sandığı, Bu Krizi Bitireceğim”
İçeriği Görüntüle

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun revize edilen taslak raporunda Türk, Kürt, Arap, Alevi ve Sünni tüm toplumsal kesimler için “kardeşlik hukukunun” kurucu ilke olduğu vurgulandı; kalıcı barışın yolunun ortak projelerden geçtiği ifade edildi.

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan ve revize edilen ortak taslak rapora ilişkin çalışmalar sürüyor. ANKA Haber Ajansı’nın ulaştığı, kırk yedi sayfalık revize taslakta; kardeşliği soyut bir temenniden çıkarıp birlikte yaşama iradesini somutlaştıran bir çerçeve çizildi.

Raporda, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından kaleme alınması planlanan ve yedi sayfa olarak öngörülen “Takdim” bölümünün son metinde henüz yer almadığı belirtildi.

“Kardeşlik Hukuku” Tarihsel ve Toplumsal Bir Dayanak

“Türk-Kürt Kardeşliğinin Tarihi Kökleri ve Kardeşlik Hukuku” başlığı altında, meselenin yalnızca güvenlik boyutuyla ele alınamayacağı, kalıcı çözümün çok katmanlı ve çok yönlü adımlarla mümkün olacağı vurgulandı. Ortak tarih, kültür ve medeniyet iddiasının, huzura ve müşterek çıkarlara dayalı ortak gelecek iradesini zorunlu kıldığı ifade edildi.

Raporda; Türkler ve Kürtlerin aynı coğrafyanın sahipleri, aynı ülkenin yurttaşları ve aynı medeniyetin varisleri olduğuna dikkat çekilerek, farklılıkları çatışma nedeni değil ortak hayatın zenginliği olarak gören bir toplumsal denge hedeflendiği kaydedildi.

“Acıların Tekrarına Rıza Yok”

Metinde, birinin acısının diğerine huzur getirdiği anlayışın bu topraklarda karşılık bulamayacağı vurgulandı. Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni ve diğer tüm kesimlerin on yıllardır süregelen acıların ve çatışmaların yeniden yaşanmasına rıza göstermediği ifade edildi.

Bölgede kalıcı yakınlaşmanın yapay ittifaklarla değil, coğrafyanın derin tarihsel hafızasıyla mümkün olacağına dikkat çekildi.

Milli Mücadele Vurgusu: “Omuz Omuza Savaşanların Çocuklarıyız”

Raporda, Milli Mücadele yıllarında TBMM’nin kuruluş iradesinin farklı toplumsal kesimleri ortak bir kader fikrinde buluşturduğu hatırlatıldı. Türk-Kürt-Arap kardeşliğinin coğrafyanın asli kodu olduğu belirtilerek, ortak geçmişin ortak geleceğin pusulası olduğu vurgulandı.

Ortak Projelerle Somutlaşan Kardeşlik

Raporda, ortak projelerin kardeşlik bilincinin kurumsal ve toplumsal karşılığı olduğu ifade edildi. Kalkınma, eğitim, istihdam, yerel ekonomi, kültürel hayat, sosyal politikalar ve kamusal hizmetler gibi alanlarda üretilecek ortak projelerin, toplumsal bütünleşmeyi güçlendireceği ve provokasyonlara açık alanları daraltacağı kaydedildi.

Bu yaklaşımın, terör ve şiddetin açtığı yaraları onarmanın yanı sıra kalıcı barışın toplumsal zeminini güçlendireceği belirtildi.

“Cumhuriyetin İkinci Yüzyılında Toplumsal Barış”

“Sonuç ve Değerlendirme” bölümünde, komisyonun Meclis’in temsil gücünü ve siyasetin çözüm üretme kapasitesini aynı zeminde buluşturduğu ifade edildi. Şiddet ve terörle mücadelenin yalnızca güvenlik tedbirleriyle sınırlı kalmaması gerektiği, tam demokrasiye dayalı yurttaşlık bilincinin kalıcı huzurun anahtarı olduğu vurgulandı.

Bir asır önce Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının önderliğinde kurulan Cumhuriyetin, ikinci yüzyılın başında toplumsal barış ve huzur iklimini tam anlamıyla tesis edeceği ifade edildi.

“Yol Haritası Niteliğinde Bir Çerçeve”

Raporda, hazırlanan metnin izleyen dönemde atılacak adımlar için rehber niteliğinde bir çerçeve sunduğu belirtilerek, idari ve hukuki düzenlemelerin açıklığı ile Meclis denetiminin sürekliliğinin belirleyici olacağı kaydedildi. Ortak gelecek hedefinin milli iradenin gözetiminde kurumsal teminat kazanacağı ifade edildi.

Kaynak: ANKA