Belgesel yönetmeni Nebil Özgentürk’ün Zülfü Livaneli’nin yaşamını, sanat yolculuğunu ve Türkiye’nin yakın tarihine tanıklığını konu alan 'Livaneli: Bir İnsanın ve Bir Ülkenin Hikâyesi' belgeseli, 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali kapsamında Adanalı sinemaseverlerle buluştu. Altın Koza Film Festivali Yönetim ve Yürütme Kurulu Üyesi de olan Özgentürk, gösterimin ardından ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada belgesel sinemanın geçmişi yeni kuşaklara aktarmadaki önemine dikkati çekti.

MAHREÇ: ADANA

Yaklaşık 25 yıl önce Türkiye'de yaşanan ölüm oruçlarını hatırlatan Özgentürk, o dönemde Zülfü Livaneli'nin Yaşar Kemal ile birlikte çözüm arayışında yer aldığını belirterek, belgeselde dönemin siyasi atmosferinin de anlatıldığını söyledi.

Altın Koza Film Festivali'nde Belgesel Rüzgârı: Göç, Emek ve Doğanın Hikâyeleri Perdede
Altın Koza Film Festivali'nde Belgesel Rüzgârı: Göç, Emek ve Doğanın Hikâyeleri Perdede
İçeriği Görüntüle

"Bazen Beyaz Gibi Görünün Bir İnsan ya da Hayat Karanlıktır"

Gençlerin yakın geçmişi bilmesinin kritik önem taşıdığına işaret eden Özgentürk, "Gençlerin görmesi gereken bir şey. Her zaman her şeye inanmayın. Bazen beyaz gibi görünen bir insan ya da hayat karanlıktır. Dikkatli davranın demek istiyor" değerlendirmesinde bulundu.

"Adana'da Olmaktan Çok Mutluyum"

Adana seyircisinin belgesellerine gösterdiği ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getiren Özgentürk, "Kendi memleketimden çok mutluyum. Sağ olsun dostlarım, hemşehrilerim. Sık sık buraya geliyorum. Geçen sene de belgesel göstermiştik, bir önceki sene başka bir belgeselle buradaydık. Sadece festival için de değil. Buradan sonra Tarsus Amerikan Koleji'ne gideceğim, orada bir belgesel göstereceğim ve konuşma yapacağım. Adana'da olmayı seviyorum" dedi.

Özgentürk, ay sonunda Yaşar Kemal'in doğum gününü köyünde kutlayacaklarını ifade ederek bölgeyle bağının sürdüğünü ekledi.

"Filiz Ablanın 80 Yıla Yakın Babasız Kalma Halini Anlatacağız"

Yeni projelerine ilişkin detayları paylaşan Özgentürk, Filiz Ali ve ressam Devrim Erbil üzerine iki ayrı belgesel hazırladığını açıklayarak "Durmuyoruz. Durmamak da gerekiyor. Derler ya, durursan düşersin. Filiz Ali'nin belgeselini yapıyorum. Bir de Devrim Erbil'in" dedi.

Daha önce Sabahattin Ali belgeseli için Filiz Ali ile 40 şehir ve Berlin dahil birçok ülkeyi gezdiklerini belirten Özgentürk, bu kez merkezde kızı Filiz Ali'nin kendi hikayesinin olacağını vurgulayarak şunları söyledi:

"Filiz ablayla çok dolaştık. Kırk şehir, ülkeler dolaştık, Berlin'e gittik. Sabahattin Ali'nin romanını yazdığı Berlin'e kadar gittik. Ama hep babasını konuştuk. Ben de 'Sen bir kadınsın. 12 yaşından itibaren babanın mezarı yok, bir çiçek dahi koyamıyorsun' dedim. Bu yüzden Filiz ablanın bir anlamda 80 yıla yakın babasız kalma halini de anlatacağız. Ama kendi kadın dünyasını da anlatacağız."

2027 Ortalarında Yayınlanacak

Filiz Ali'nin akademisyen ve müzik insanı kimliği, Ayvalık'taki eğitim çalışmaları, aile yaşamı, eşiyle tanışma hikayesi ve ailesinin Türkiye ile kesişen geçmişinin belgeselde yer alacağını aktaran Özgentürk, "Bütün bunlar katmanlı bir Filiz Ali öyküsü çıkarıyor. Neden bu kadar sakin ve sert? Belki o sertliğin, sakinliğin izdüşümlerine, ayrıntılarına girmeye çalışacağız" ifadelerini kullandı. Röportajlarına başlanan belgeselin 2027 yılının ortalarında yayımlanması planlanıyor.

"Devrim Erbil'e 90 Yaş Armağanı"

Özgentürk'ün üzerinde çalıştığı bir diğer proje ise Türk resminin usta ismi Devrim Erbil'in yaşamını konu alıyor. 90 yaşına yaklaşan Erbil'e bir armağan hazırladıklarını kaydeden Özgentürk, "Bir köylü sanatçının, ardından profesörlüğe yükselen ve çok değerli eserler üreten bir ressamın hayat hikâyesi. Çok zarif bir insan Devrim Ağabey. Adı da Devrim; babası Cumhuriyet devrimlerinden etkilenerek bu ismi koymuş" dedi.

Kaynak: ANKA