Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içindeki güç savaşlarının merkez üssü haline gelen İstanbul İl Başkanlığı davasında, siyaset kulislerini sarsacak çok kritik bir gelişme yaşandı. CHP'nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nde seçilen Özgür Çelik ve yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılması ile kongrede alınan kararların iptali istemiyle açılan davanın beşinci duruşması, İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görüldü. Siyasetin gözünü çevirdiği davada mahkeme, mevcut tedbir kararını kaldırmayarak Gürsel Tekin ve heyetinin görevine devam etmesine karar verdi.
Büyük bir hukuki çekişmeye sahne olan duruşmada, CHP Genel Merkezi ile Özgür Çelik ilk kez farklı avukatlar tarafından temsil edildi. Duruşmada CHP Genel Başkanlığı adına avukat Merve Yaren Hançerkıran, Özgür Çelik adına ise avukat Çağdaş Karaküçük hazır bulundu. Bir önceki celsede hem CHP Genel Başkanlığı hem de Özgür Çelik adına ortak katılan avukatlar Çağlar Çağlayan ile Mehmetcan Keysan'ın, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mahkeme kararıyla yeniden CHP Genel Başkanlığı görevine gelmesinin ardından görevden alınmaları nedeniyle salonda yer almamaları gözlerden kaçmadı.
"Genel Merkez Atama Yapabilir"
Duruşmada söz alan CHP Genel Başkanlığı vekili Merve Yaren Hançerkıran, dosyaya giren yeni evraklara karşı beyanda bulunabilmek için ek süre talep etti. Ankara'daki ana dosyanın Yargıtay'daki temyiz incelemesinin sonucunun beklenmesini isteyen Hançerkıran, daha önce ileri sürdükleri birleştirme ve yetkisizlik itirazlarını geri çektiklerini açıkladı. Genel Merkez avukatının, "Mahkeme takdir ederse tedbir kararı kaldırılabilir. Bu durumda Genel Merkez, İstanbul İl Yönetimi'ne atama yapacaktır" şeklindeki çıkışı ise salonda geniş yankı uyandırdı.
"Tedbir Kararı Esasa Etki Eder"
Özgür Çelik'in vekili Çağdaş Karaküçük ise İstanbul İl Kongresi'ne ilişkin devam eden ceza yargılamasının sonucunun beklenmesi gerektiğine vurgu yaptı. Karaküçük, "Bu yargılamada müvekkilin beraat etmesi ihtimali, bu davada iddia edilen fiilin gerçekleşmediği yönündeki tartışmaları da etkileyecektir" ifadelerini kullandı. Genel Merkezin atama yetkisinin bu aşamada belirleyici olmadığını savunan Karaküçük, üst mahkemelerin kararları sonrası hukuki durumda bir değişiklik bulunmadığını hatırlatarak, "Genel Merkezin atama yetkisi daha önce de vardı. Buna rağmen mahkeme tedbir kararını kaldırmadı. Dava sonuçlanmadan verilen tedbir kararı esasa etki edecek niteliktedir. Tedbir kararının kaldırılmasını talep ediyoruz" diye konuştu.
Tarafları dinleyen mahkeme heyeti, ara kararını açıklayarak taraflara tedbir kararının kaldırılması veya değiştirilmesine ilişkin ayrıntılı savunma hazırlamaları için iki haftalık kesin süre verdi. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin kararının Yargıtay'dan dönüşünün beklenmesine ve İstanbul 72. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki ceza dosyasının akıbetinin sorulmasına hükmeden mahkeme, tedbir kararının devamına karar verdi. Bu kararla birlikte Gürsel Tekin ve yönetiminin görevini sürdürmesi kesinleşirken, kritik duruşma 16 Ekim saat 11.00'e ertelendi.




