Basın meslek örgütleri, gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama ve ev hapsi uygulamaları ile medya kuruluşlarına kayyım atanması ve haber sitelerinin kapatılmasına karşı geniş kapsamlı bir protesto eylemi hazırlığında.

Aralarında Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Basın Konseyi, Gazeteciler Cemiyeti, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği, DİSK Basın-İş ile gazetecilik uzmanlık derneklerinin de olduğu basın meslek örgütleri, yurt çapında sokaklara iniyor.

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Bütçe ve Fon Açıklaması: "Siyasetçi ve Bürokrat İş Birliği Yapıyorsa O Düzen Düzen Değildir"
Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Bütçe ve Fon Açıklaması: "Siyasetçi ve Bürokrat İş Birliği Yapıyorsa O Düzen Düzen Değildir"
İçeriği Görüntüle

Basın meslek örgütlerinin ortak çağrısıyla gazeteciler, TELE 1 televizyonuna kayyım atanmasının yıl dönümü olan 24 Ekim 2026 Cumartesi günü saat 14.00'te meydanlara çıkacak.

"Artık Yeter, Nefes Alamıyoruz"

Basın meslek örgütleri tarafından yapılan ortak açıklamada, halkın haber alma hakkının savunulduğu belirtilerek basına yönelik baskılara sert tepki gösterildi.

Açıklamada, "Sansüre hayır, habere özgürlük. Bizler, halkın haber alma hakkını savunan, gerçeğin peşinde koşan gazetecileri temsil eden basın meslek örgütleri olarak ilan ediyoruz: Artık yeter, nefes alamıyoruz. Gazeteciliğin suç, haberin tehdit, gerçeğin sakıncalı sayıldığı; sadece gazetecilerin değil itiraz eden herkesin sansüre uğradığı bir düzene sessiz kalmayacağız. Basın özgürlüğü yalnızca gazetecilerin değil tüm toplumun temel hakkıdır. Gerçeğin susturulmasına, halkın haber alma hakkının engellenmesine ve tüm toplum kesimlerinin sansüre maruz bırakılmasına karşı sesimizi yükseltiyoruz" ifadeleri kullanıldı.

"Gazetecilik Suç Değildir"

Gazetecilerin ev hapsi ve tutuklamalarla baskı altına alınmasının kabul edilemeyeceğini vurgulayan meslek örgütleri, anayasal hakların çiğnenmesine izin vermeyeceklerini kaydetti.

Açıklamanın devamında, "Gazetecilerin yazdıkları haberler, sordukları sorular ve ortaya çıkardıkları gerçekler nedeniyle gözaltına alınmasını, kaçma ya da delil karartma şüphesi bulunmadığı halde tutuklanmasını, ayaklarına elektronik kelepçe takılarak ev hapsine mahkum edilmesini kabul etmiyoruz. Gazetecilik suç değildir. Haber yapmak, soru sormak, eleştirmek ve kamu adına denetlemek anayasal güvence altındaki haklardır. Televizyon kanallarının ve haber sitelerinin birer birer susturulmasına, medya kuruluşlarına kayyım atanmasına, gazetecilerin ve kamuoyunu bilgilendiren uzmanların ya da haberlerimizi paylaşan yurttaşların sosyal medya hesaplarının erişime kapatılmasına seyirci kalmayacağız" denildi.

"Biz Susarsak Gerçekler Karanlıkta Kalır"

Halk TV'ye el konulması ve sitelerin kapatılmasına da değinilen duyuruda, tüm toplum kesimlerine ve sivil toplum kuruluşlarına dayanışma çağrısında bulunuldu.

Açıklama şu sözlerle tamamlandı: "Bugüne kadar sesini duyurduğumuz ve şimdi benzer baskılarla karşı karşıya kalan herkesi; siyasi partileri, sendikaları, baroları, insan hakları ve sivil toplum kuruluşlarını, bütün meslek örgütlerini ve en önemlisi haber alma hakkı engellenen yurttaşlarımızı, HALK TV'ye el konulması birçok internet sitesinin kapatılmasına karşı; TELE 1'e kayyım atanmasının birinci yılında, 24 Ekim Cumartesi günü bu ortak itirazın yanında olmaya davet ediyoruz. Ankara, İstanbul, İzmir, Eskişehir, Antalya, Adana, Kocaeli, Van ve Diyarbakır başta olmak üzere birçok ilde düzenleyeceğimiz eş zamanlı eylemler ve kitlesel basın açıklamalarıyla 'Basın hürdür, sansür edilemez' diyeceğiz. Biz susarsak gerçekler karanlıkta kalır. Biz yazamazsak halk öğrenemez. Biz soramazsak iktidar sahipleri hesap vermez."

Haber Etiketleri: Basın özgürlüğü, Gazeteciler Cemiyeti, TGS, Kayyım kararları, Eylem çağrısı

Kaynak: ANKA