Barış Bildirisi’nin onuncu yılında Ankara’da yapılan açıklamada ihraç edilen akademisyenler, imzacılara yönelik uygulamaların “düşman hukuku” olduğunu vurguladı. DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk ise “Barış imzacısı olmaktan onur duydum, onur duyacağım” dedi.

Barış Bildirisi’nin Onuncu Yılında Ankara’da Ortak Ses

Eğitim-Sen Ankara Beş No’lu Üniversiteler Şubesi, Barış Bildirisi’nin yayımlanmasının onuncu yılında şube binasında basın açıklaması yaptı. Açıklamayı, Barış Bildirisi’ni imzaladığı için ihraç edilen akademisyenlerden Can Irmak Özinanır okudu.

Özinanır, geçen on yılda yaşamını yitiren Barış Akademisyenlerini saygı ve özlemle andıklarını belirterek, imzacıların çok yönlü ve sistematik bir cezalandırma sürecine maruz bırakıldığını vurguladı.

“Barış Akademisyenlerine Düşman Hukuku Uygulandı”

Özinanır, bildirinin ardından yaşanan süreci şu sözlerle özetledi:

İki bin iki yüz on iki akademisyenin, kamusal sorumluluk gereği şiddetin durmasını ve barış müzakerelerine dönülmesini talep ettiği için disiplin cezalarına, gözaltılara, tutuklamalara, ihraçlara, sözleşme fesihlerine, pasaport yasaklarına ve akademik engellemelere maruz kaldığını söyledi. Bu süreçte hukukun en temel ilkelerinin dahi yok sayıldığını belirten Özinanır, “On yılda yaşananlar, Barış Akademisyenlerine açık biçimde düşman hukuku uygulandığını göstermektedir” dedi.

OHAL Dönemi ve Üniversitelerde Büyük Tasfiye

Özinanır, iki bin on altı yılındaki darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL’in kalıcı bir rejime dönüştürüldüğünü, bunun ilk hedeflerinden birinin üniversiteler olduğunu belirtti.

Verilen bilgilere göre OHAL KHK’leri ile dört yüz altı akademisyen ihraç edildi, vakıf üniversitelerindeki uygulamalarla birlikte toplamda beş yüz kırk dokuz akademisyen üniversitelerden koparıldı. Bildiriye imza atan sekiz yüz yirmi iki akademisyen hakkında ceza davası açıldı ve çok sayıda akademisyen farklı hapis cezalarına çarptırıldı.

Anayasa Mahkemesi iki bin on dokuz yılında bildirinin ifade özgürlüğü kapsamında olduğuna hükmetmesine rağmen, akademisyenlerin önemli bir kısmı görevlerine dönemedi.

“Yarısından Fazlası Hâlâ Görevine Dönemedi”

Özinanır, kamuoyundaki “çoğu akademisyen döndü” algısının gerçeği yansıtmadığını vurguladı. İhraç edilen Barış Akademisyenlerinin yarısından fazlasının hâlâ üniversitelerine dönemediğini, göreve iade edilenlerin de büyük bölümünün hukuki güvenceden yoksun olduğunu söyledi.

İdare mahkemeleri, istinaf mahkemeleri ve Danıştay’da aynı dosyalar hakkında birbirine zıt kararlar verildiğini belirten Özinanır, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarına rağmen bazı mahkemelerin akademisyenlerin dönüşünü engellediğini ifade etti.

“Bütün Hukuksuzluklara Rağmen Barış Talebinde Israr Ediyoruz”

Özinanır açıklamasını, barış talebinde ısrar eden akademisyenlerin yanında olduklarını vurgulayarak bitirdi. On yıllık sürecin, hukukun nasıl askıya alındığını ve üniversitelerin nasıl tasfiye edildiğini açıkça gösterdiğini söyledi.

Sevilay Çelenk: “Bu Suça Ortak Olmadık, Olmayacağız”

İhraç edilen akademisyen ve DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk de açıklamada söz aldı. “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisiyle başlayan sürecin dokuzuncu yılında hâlâ devam eden bir tasfiyeyle karşı karşıya olduklarını söyledi.

Çelenk, kimsenin bu sürecin bu kadar uzun süreceğini öngörmediğini, akademisyenlerin kısa sürede görevlerine döneceklerini düşündüklerini ancak bunun gerçekleşmediğini vurguladı.

“En Büyük Pay Barış Akademisyenlerinin Direncidir”

Zaman zaman “daha fazlası yapılabilirdi” tartışmalarının gündeme geldiğini belirten Çelenk, buna rağmen Barış Akademisyenlerinin kesintisiz bir mücadele yürüttüğünü söyledi. O dönem darbe girişimi sonrasında herkesin sustuğu bir ortamda barış çağrısı yapmanın büyük bir cesaret gerektirdiğini vurguladı.

Akademisyenlerin, ihraçlara rağmen üniversitede, akademide ve bilgi üretiminde kalmak için büyük bir direnç gösterdiğini ifade eden Çelenk, Eğitim-Sen’in bu süreçteki dayanışmasının hayati olduğunu dile getirdi.

Ali Mahir Başarır’dan Emeklilere Sert Çağrı: “Sizinle Alay Edenleri Affetmeyin”
Ali Mahir Başarır’dan Emeklilere Sert Çağrı: “Sizinle Alay Edenleri Affetmeyin”
İçeriği Görüntüle

“Barış İmzacısı Olmaktan Onur Duydum”

Çelenk, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Bu tasfiye, bir barış isteğinin ifadesi olduğu için yapıldı. Devlet şiddetine karşı şiddeti durdurma çağrısıydı. Bugün yeni bir barış sürecinden söz ediyorsak, Barış imzacıları bunun asli unsurlarından biridir. Barış imzacısı olmaktan onur duydum, onur duyacağım.”

Kaynak: ANKA