Atlantic Council tarafından yayımlanan analizde, ABD’nin İran’a yönelik olası askeri müdahalesinin nasıl şekillenebileceğine dair kapsamlı değerlendirmelere yer verildi.
Analizin yazarı, eski ABD Savunma Bakanlığı yetkilisi William F. Wechsler, müzakerelerin başarısız olması durumunda Washington’un önünde üç temel askeri seçenek bulunduğunu ifade etti.

Trump Tam Ölçekli Savaşa Mesafeli

Wechsler’a göre Donald Trump, İran’la tam ölçekli bir savaşa girmek istemiyor. Bu nedenle Trump yönetiminin, askeri seçenekler arasında en sınırlı ve kısa süreli olanı tercih etmesinin daha olası olduğu vurgulanıyor.

Birinci Senaryo: “Kırmızı Çizgiyi Dayatma” Saldırısı

İlk senaryo, İran’daki devlet güvenlik yapısını hedef alan sınırlı ve kısa süreli bir hava harekâtını öngörüyor.
Bu seçenekte, özellikle protestoculara yönelik sert müdahalelerde rol aldığı belirtilen Devrim Muhafızları ve bağlantılı paramiliter unsurların altyapısının hedef alınabileceği ifade ediliyor.

Wechsler, bir ya da iki geceyle sınırlı tutulması beklenen bu saldırının temel amacının, Washington’un ilan ettiği “kırmızı çizgiyi” dayatmak ve daha geniş bir çatışmaya yol açmadan caydırıcılık sağlamak olduğunu belirtiyor.

İkinci Senaryo: İran’ın Bölgesel Gücünü Zayıflatma Operasyonu

İkinci seçenek olan “zayıflatma” operasyonu, İran’ın nükleer tesislerini, balistik füze, roket ve insansız hava aracı kapasitesini hedef alan daha geniş çaplı bir askeri harekâtı kapsıyor.

Analize göre bu senaryo, İran’ın bölgesel tehdit kapasitesini ciddi biçimde geriletmeyi amaçlıyor. Ancak tek seferlik bir saldırının yeterli olmayabileceği, sürecin aylar boyunca tekrarlanan operasyonlara dönüşebileceği belirtiliyor.

Üçüncü Senaryo: Rejimin Kalbine Yönelik Kapsamlı Saldırı

Üçüncü ve en kapsamlı seçenek ise İran’ın siyasi ve askeri liderliğini hedef alan, komuta-kontrol zincirini felce uğratmayı amaçlayan bir saldırı paketi olarak tanımlanıyor.

Bu senaryoda, rejimin meşruiyet açısından kritik görülen sembolik hedeflerinin de vurulabileceği ifade edilirken, kara birliklerinin sahaya sürülmesinin gündemde olmadığı özellikle vurgulanıyor. Wechsler, bu seçeneğin rejim değişikliğini garanti etmediğini, ancak Tahran’ın kısa vadeli tehdit kapasitesini ağır biçimde sınırlamayı hedeflediğini kaydediyor.

Hamaney ve Anlaşma İhtimali Zayıf

Analizde, İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in son anda ABD’nin taleplerini karşılayacak güçlü bir anlaşma sunmasının düşük ihtimal olduğu belirtiliyor.
Trump’ın ise önceki başkanlık dönemine kıyasla zayıf bir anlaşmaya daha mesafeli durduğu ifade ediliyor.

İran’dan BM’ye Sert Mesaj: “Savaş Aramıyoruz, Saldırı Olursa Karşılık Veririz”
İran’dan BM’ye Sert Mesaj: “Savaş Aramıyoruz, Saldırı Olursa Karşılık Veririz”
İçeriği Görüntüle

İsrail Faktörü ve Tırmanma Riski

Bu durumun, özellikle İsrail’in tek taraflı bir askeri hamle yapma riskini artırabileceği değerlendirmesi yapılıyor.
Wechsler, ABD’nin sınırlı bir saldırı düzenlemesi halinde İran’ın buna sembolik bir karşılık vermesinin beklendiğini, ancak yanlış hesaplamaların çatışmayı hızla tırmandırabileceği uyarısında bulunuyor.

İran İçinde Protesto ve Kontrol Edilemeyen Çatışma Uyarısı

Analize göre olası ABD saldırıları İran içinde yeni protesto dalgalarını tetikleyebilir. Ancak rejimin sert güvenlik önlemleriyle karşılık verme ihtimalinin yüksek olduğu, bunun da Washington üzerinde daha derin bir askeri müdahale baskısı yaratabileceği belirtiliyor.

Wechsler, böyle bir sürecin hem ABD hem de İran açısından “kontrol edilmesi güç” bir çatışma riskini beraberinde getireceğini vurguluyor.

Kaynak: ANKA