Asu Kaya, 6 Şubat depremlerinin ardından enkaz kaldırma çalışmaları sırasında tespit edilen nakit para, altın ve ziynet eşyalarına ilişkin sorularını, Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na sundu.
“Milletimizin Emanetinin Akıbetini Sormak Boynumuzun Borcu”
Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları Genel Başkanı da olan Kaya, depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen enkaz altından çıkan değerli eşyalar konusunda kamuoyuna kapsamlı bir bilgilendirme yapılmadığını belirtti.
Kaya açıklamasında, yıkılan on binlerce binanın enkazından vatandaşların bir ömür biriktirdiği altın, ziynet eşyası, döviz ve nakit paraların çıktığını ifade ederek, “Bu değerler nerede? Hangi kasalarda bekliyor? Kaçı sahiplerine teslim edildi?” sorularını yöneltti.
Sahipsiz kalan akçeli kıymetlerin hangi kamu hesabına aktarıldığını da soran Kaya, “Milletimizin emaneti olan bu değerlerin akıbetini sormak boynumuzun borcudur” dedi.
“Belgesi Yok Diye Vatandaşın Altınına El Konulamaz”
Enkaz altında tüm ailesini kaybeden ya da mirasçılık belgesi çıkaramayan vatandaşların yaşadığı mağduriyete dikkat çeken Kaya, devletin bu kişiler için kolaylaştırıcı düzenleme yapması gerektiğini savundu.
Kaya, “Belgesi yok diye, yakını öldü diye vatandaşımızın altınına el konulamaz. Bu altınlar ‘sahipsiz’ diye Hazine’ye mi aktarıldı? Bunu soruyoruz” ifadelerini kullandı.
Özel Firmalar ve Taşeronlar Denetlendi mi?
Enkaz kaldırma sürecinde görev alan özel firmalar ve taşeronların denetlenip denetlenmediğini de gündeme getiren Kaya, şu soruları yöneltti:
Enkaz alanında çalışan operatörler ve firmalar değerli eşyalarla karşılaştığında nasıl bir prosedür uyguladı?
Bu firmalar denetlendi mi?
Herhangi bir usulsüzlük tespit edildi mi?
Bu konuda açılmış bir soruşturma var mı?
Bakan Çiftçi’ye Yöneltilen Sorular
Kaya’nın soru önergesinde öne çıkan başlıklar şöyle:
6 Şubat depremleri sonrasında enkaz kaldırma çalışmaları sırasında toplam ne kadar nakit para, altın ve ziynet eşyası tespit edildi?
Bunların kaçının hak sahiplerine iadesi sağlandı ve illere göre dağılımı nedir?
Hak sahipleri için nasıl bir başvuru ve bilgilendirme mekanizması oluşturuldu?
Kaç başvuru yapıldı, kaçı reddedildi?
Hak sahibi tespit edilemeyen değerler nerede tutuluyor?
Bu değerler herhangi bir kamu hesabına aktarıldı mı?
Sahibi bulunamayan eşyalar için tasfiye veya gelir kaydı işlemi yapıldı mı?
Süreçle ilgili TBMM’ye ya da kamuoyuna sunulmuş bir rapor var mı?





