DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol Partisi'nin TBMM'deki grup toplantısında gündemin öne çıkan başlıklarına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kapadokya'daki peribacası çökmesinden deprem davalarına, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ekonomik faturasından fon vurgununa kadar pek çok konuda sert eleştiriler yönelten Babacan, denetim ve adalet mekanizmalarının işlemez hale geldiğini vurguladı.
Kapadokya'da ve Maltepe'deki bina çökmesinde hayatını kaybedenlere rahmet dileyen Babacan, uyarılara ve yıkım kararlarına rağmen tedbir alınmadığını belirterek, "Karar var, uygulama yok. Tehlike var, tedbir yok. Sonuç yine canlarımızı yitiriyoruz. Koskoca ülkede pek çok yerde sistem tamamen tıkanmış durumda" diye konuştu.
"Cumhuriyet Tarihinin En Büyük Piyasa Dolandırıcılığı"
Konuşmasının önemli bir bölümünü fon dolandırıcılığı soruşturmasına ayıran Ali Babacan, olayın üzerinden bir buçuk ay geçmesine rağmen cevapsız sorular bulunduğunu belirtti. Dolandırıcılığın 15 aydan fazla sürmesinin arkasında bürokrasi ve siyasi destek olduğunu savunan Babacan, şöyle konuştu:
"Belli ki piyasa aktörleri, bürokrasi ve siyasi iktidarın içinden insanlar örgütlü bir şekilde bu suçu işlemişler. Yani hep karşımıza çıkan o şer üçgeni yine devrede. Ancak dikkat edin bu şer üçgeninin sadece iki köşesine operasyonlar yapılıyor; piyasa aktörleri ve bürokrasi köşesine. Üçgenin siyasi iktidar köşesine ilişen yok. Bu böyle olmaz!"
"Şirketlerin Kaybı Pancar Üreticisinin 100 Yıllık Üretimine Bedel"
Halka açık şirketlerin toplam değerindeki kaybın 173 milyar doları aştığını ve toplam değerin 356 milyar dolara gerilediğini söyleyen Babacan, bu kaybın Türk lirası karşılığının 8 trilyon 650 milyar lira olduğunu açıkladı. Yıllık 22 milyon tonluk şeker pancarı üretimi üzerinden hesaplama yapan Babacan, "Bu fon dolandırıcılığında şirketlerimizin değer kaybı, pancar hesabına vurduğumuzda Türkiye'deki bütün pancar üreticilerimizin tam 100 yıllık üretim değerine bedeldir" dedi.
"15 Aydır Kırmızı Işıklar Yandı, Neden Kimse Görmedi?"
Borsa İstanbul'un teknolojik altyapısının manipülasyonları 15 dakikada tespit edebildiğini hatırlatan Babacan, sürecin uzun süre örtbas edildiğini iddia etti:
"Bu dolandırıcılık 15 aydan fazla devam etmiş. Borsa İstanbul binasının baştan aşağı kırmızıya boyanması gerekirdi. İktidara soruyoruz: Borsa İstanbul bu şüpheli işlemleri SPK'ya bildirmiş mi? Yoksa birileri o kırmızı ışıkları söndürmüş mü? SPK'ya bilgi verildiyse neden kimse harekete geçmedi? Açıkça ifade etmek gerekir ki bu dolandırıcılığı yapanlar 'Siyasi iradenin en tepesi arkamda, dokunanın eli yanar' algısını oluşturmuş."
"Sayın Erdoğan Artık Bu İşin Altından Kalkamamaktadır"
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin devleti ve ekonomiyi felç ettiğini savunan DEVA Partisi Lideri, sistem değişikliği ve erken yenilenme çağrısında bulundu:
"Bu iktidar artık bu ülkeyi yönetme kabiliyetini yitirmiştir. Bu yorgun iktidar, bu aziz milletin sırtında yüktür. Tüm yetkiyi kendi elinde toplayan Sayın Erdoğan, artık bu işin altından kalkamamaktadır. Tutuklanan, parayı iade eden insanların çoğu bizzat Sayın Erdoğan'ın talimatıyla göreve getirilen insanlardır. Başında olduğunuz yönetim anlayışı kangrene dönüşmüştür. Türkiye siyasetinde hücre yenilenmesi artık farz olmuştur."
"200 Liralık Banknotu 4 Dolar Ettiniz"
Ekonomideki erimenin itibar kaybına yol açtığını belirten Babacan, paranın değerindeki düşüşü rakamlarla gözler önüne serdi:
"İlk çıktığında 200 liralık banknot 134 dolar ediyordu. Bugün 4 dolar etmiyor. Ben şimdi soruyorum, bu paranın değerini kim düşürdü? Bu 134 dolardan 130 doları kim çaldı? Bir ülkenin parası o ülkenin itibarıdır. Türkiye'nin itibarını 4 dolarlık ettiniz. Enflasyon ancak adaletle, güvenle, dürüst ve işini bilen kadrolarla düşer."
"Mekke Anlaşması’nın Getiriliş Usulüne Ve İçeriğine 'Hayır' Diyoruz"
TBMM gündemine sunulan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin değerlendirmede bulunan Babacan, şeffaflık vurgusu yaparak, "Bu kadar önemli bir konu varsa geleceksiniz, kamuoyuna anlatacaksınız. Biz bu anlaşmanın getiriliş usulüne de hayır diyoruz, ne olduğu belirsiz bir şekilde Meclis'e sunulmasına da hayır diyoruz" dedi.
"Dolandırıcılardan Paraları Söke Söke Alacağız"
İktidara geldiklerinde tüm mağduriyetleri gidereceklerini ifade eden Ali Babacan, konuşmasını şu sözlerle noktaladı:
"Nasıl İmar Bankası'nda dolandırıcılık yapanlardan paraları çatır çatır tahsil ettiysek, bu fon dolandırıcılığını yapanlardan da paraları söke söke alacağız. Dolandırıcılardan tahsil edip mağdurlara haklarını ödeyeceğiz. Kul hakkının partisi olmaz. Çare tükenmedi, biz buradayız ve dimdik ayaktayız."



