Türkiye’de yürütülen 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin yasal ve demokratik adımlar takip edilirken, Alevi aydınları, kamuoyunda tartışma yaratan tarihsel referanslara karşı ortak bir bildiri yayımladı. Eski milletvekilleri, akademisyenler, yazarlar ve araştırmacılardan oluşan 54 Alevi aydını, İmralı’dan gelen açıklamalardaki 16. yüzyıl vurgularına tepki gösterdi.

"Demokratik Yasal Adımları Önemsiyoruz"

Yayımlanan bildiride, Kürt sorunundan kaynaklı kırk yıllık çatışma ve şiddet ortamının sona ermesine yönelik uzlaşma adımlarının memnuniyetle karşılandığı belirtildi.

TBMM çatısı altında yürütülen yasal çalışmaların dikkatle izlendiği kaydedilen açıklamada, barışın ve demokrasinin güçlendirilmesine yönelik yasal adımların en samimi temenni olduğu ifade edildi.

"İmralı Merkezli Açıklamalar Güven Vermiyor"

Ancak meclis zemininde barıştan söz edilirken kullanılan tarihsel referansların toplumda kaygı yarattığına dikkat çekilen deklarasyonda şu ifadelere yer verildi:

"TBMM'de barış ve kardeşlikten söz edilirken, tarihin kanlı bir sürecini referans gösteren İmralı merkezli açıklamalar barışık bir toplum inşasına dair güven ve inandırıcılıktan uzaktır. 16. yüzyılın bir diliminde Yavuz Selim ile İdris-i Bitlisi'nin işbirliği sonucu on binlerce Alevi'nin katledilmesi ve Alevilerin yüzyıllarca sürecek can, mal ve namuslarına yönelik saldırıların başlaması, bu ittifakın en ağır sonuçlarındandır."

"İttifak Önerisi Alevi Toplumunda Şaşkınlık Yarattı"

Söz konusu tarihsel anlatının Abdullah Öcalan’ın siyasi yol haritasında yer almasının evrensel değerlerle bağdaşmadığı ifade edilerek şunlar kaydedildi:

"Bu ittifak önerisi, bir yanıyla Orta Doğu coğrafyasının siyasal iklimini soluyan ülkemiz için kabulü mümkün olmayan ve Aleviler için tehlike potansiyeli taşıyan bir durumdur. Suriye'de eski rejimin ardından gerçekleşen siyasal ittifak, Suriye'deki Alevilerin her türlü temel haklarından yoksun kalmasının ilk adımı olmuştur."

"Akademik Etik Çiğnenerek Bilgi Kirliliği Yaratılıyor"

Süreç içerisinde bazı çevrelerin yazılı kaynakları çarpıtarak Aleviliği yeni bir forma sokma çabası içinde olduğu savunulan bildirgede, "Kürt siyasetinin yandaş akademisyenleri, akademik etiği çiğneyerek, neredeyse İdris-i Bitlisi'yi bilge bir hümanist gibi tanımlayıp, tarihte katledilen Alevileri suçlu gösterme çabasına girmişlerdir" ifadeleri kullanıldı.

"Arkaik ve Kanlı Referanslarla Çözümü Reddediyoruz"

Bildirgenin sonuç kısmında ise çağdaş, seküler ve evrensel değerlere dayalı bir gelecek vurgusu yapıldı:

Özgür Özel Siyasette Delege Saltanatını Bitirdi! "Başkanı Üyeler Seçecek"
Özgür Özel Siyasette Delege Saltanatını Bitirdi! "Başkanı Üyeler Seçecek"
İçeriği Görüntüle

"Biz, Alevilerin bağrından çıkmış Alevi aydınları olarak, Yavuz Selim ve İdris-i Bitlisi referanslı arkaik ve kanlı ittifakı reddediyoruz. Kürt sorununun çözümü doğrultusundaki yasal çalışmaları önemsiyoruz ancak 16. yüzyıldan kalma arkaik ve kanlı bir referansla çözümü reddediyoruz."

Bildirgede İmzası Bulunan İsimler

Alevi Aydınlar Bildirgesi'ne imza atan 54 isim şöyle sıralandı:

Şerafettin Halis, Müslüm Doğan, Necati Yılmaz, Ahmet Koçak, Ali Akdemir, Ali Balkız, Ali Bulut, Ali Ekber Ataş, Ali Gültekin, Ali Haydar Avcı, Ali Haydar Aşkın, Ali Kaya, Prof. Dr. Ayfer Karakaya-Stump, Ayhan Aydın, Baki İşçi, Bektaş Avcı, B. Sadık Albayrak, Cafer Yıldız, Cihan Söylemez, Doç. Dr. Daimi Cengiz, Erol Erkılınç, Fatma Betül Günday, Fevzi Gümüş, Gülser Han, Hasan Dursun, Hasan Küçük, Hasan Taşkın, Haydar Ersöz, Haydar Karataş, Hulusi Yıldız, Hülya Gür Güntaş, Dr. Hüseyin Çağlayan, Hüseyin Elçi, İbrahim Bahadır, İsmail Pehlivan, Kadir Doğan, Kadri Karagöz, Kemal Cemgil, Leyla Akgül, Mahmut Aslan, Mehmet Ercan, Mehmet Ali Güler/ZeleMem, Mesut Özcan, Musa Ağacık, Mustafa Fırat, Munzur Güven Kılıç, Mutlu Şahin, Nurettin Aslan, Rıza Aydın, Sait Bakşi, Turan Fırat, Turgut Yüksel ve Zafer Taşkın.

Kaynak: ANKA