Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, bölgesel dengeleri kökten değiştirecek stratejik bir imzaya imza attı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından Mekke'de imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, dünya medyasında birinci gündem maddesi haline geldi.
Üç ülkeden birine yönelik gerçekleştirilecek her türlü silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış sayılmasını öngören tarihi pakt, küresel güç merkezleri ve uluslararası güvenlik uzmanları tarafından yakın takibe alındı.
The Guardian: "NATO Tarzı Savunma Paktı"
İngiltere merkezli The Guardian gazetesi, imzalanan metni "NATO tarzı savunma paktı" ifadesiyle tanımladı. Yemen'de Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki çatışmaların son dönemde tırmandığını belirten gazete, hazırlıkları uzun süredir devam eden bu üçlü ittifakın ilk gerçek sınavını Yemen sahasında verebileceğini öne sürdü.
Husilerin son saldırılarına ve Suudi Arabistan'ın kapsamlı bir askeri harekata hazırlandığı yönündeki iddialara değinen gazeteye göre, bölgesel dinamikler hızla kabuk değiştiriyor.
"Türkiye'nin Askeri Ve Deniz Gücü Sürece Dahil Olabilir"
Financial Times (FT) ise anlaşmayı Riyad yönetiminin Yemen'deki askeri faaliyetlerini artırabileceğinin bir habercisi olarak yorumladı. Riyad ile İslamabad'ın NATO üyesi Türkiye'yi mevcut güvenlik işbirliğine dahil etmek için aylardır temas yürüttüğünü belirten gazete, çatışmaların tırmanmasıyla sürecin hızlandığını kaydetti.
FT'ye konuşan kaynaklar, üçlü paktın Suudi Arabistan'ın sermaye ve finansal gücünü, Türkiye ile Pakistan'ın askeri kapasitesi ve gelişmiş savunma sanayisiyle birleştireceğini vurguladı.
"Ortak Üretim Ve Teknoloji Ortaklıkları Fırsatı"
BBC, karşılıklı savunma sözü verilmesine rağmen ülkelerin üstleneceği somut yükümlülüklerin ayrıntılandırılmadığına dikkati çekerek olası karmaşık askeri senaryoları sorguladı. BBC'ye değerlendirmelerde bulunan araştırmacı Burcu Özçelik, anlaşmanın Türkiye açısından savunma sanayisinde ortak üretim, teknoloji ortaklıkları, tedarik ve askeri birlikte çalışabilirlik gibi dev fırsatlar kapısı aralayacağını belirtti.
Reuters: "Bölgesel Odaklı Yeni Bir Güvenlik Mimarısı"
Reuters haber ajansı, gelişmeyi bölgesel güvenlik rolüne ilişkin soru işaretlerinin arttığı bir dönemde üç büyük bölgesel gücün stratejik yakınlaşması şeklinde yorumladı.
Gulf Research Center Başkanı Abdulaziz Sager Reuters'a yaptığı açıklamada, Müslüman dünyasının en etkili üç devletinin bir araya gelmesinin bölgesel odaklı yeni bir güvenlik mimarisine katkı sağlayacağını vurguladı. Ajans haberinde; Türkiye'nin NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip olduğuna, Pakistan'ın tek nükleer güce sahip Müslüman ülke konumuna ve Suudi Arabistan'ın dev petrol ihracatçısı rolüne dikkat çekti.
"Yeni Bir Askeri Eksen Veya Mezhepsel Blok Değil"
Körfez basınından Al Arabiya ise Suudi Arabistanlı yetkililerin açıklamalarını ön plana çıkardı. Suudi Arabistan Kamu Diplomasisinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Rayed Krimly, paktın kolektif savunma ve caydırıcılık amacı taşıdığını belirtti.
Krimly, anlaşmanın üçüncü ülkelere karşı kurulmuş bir askeri eksen veya mezhepsel bir blok olmadığını, mevcut ikili anlaşmaları ihlal etmeden savunma kapasitelerini entegre etmeyi hedeflediğini ifade etti.




