Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu, yeni dönemdeki ilk ve en kritik toplantısını dünya kuru kayısı üretiminin ve ihracatının merkezi olan Malatya’da gerçekleştirdi. Malatya Ticaret Borsası’nın ev sahipliğinde düzenlenen bu tarihi zirveye; Ege, İstanbul ve Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birliklerinin başkanları, yönetim kurulu üyeleri ile sektörün en güçlü temsilcileri katılım sağladı. Dev buluşmada, 2026 sezonunda kayısı ihracatının rekor seviyelere ulaştırılması, yeni küresel pazarlara açılım stratejileri, lisanslı depoculuğun yaygınlaştırılması ve ihracatçıların önündeki engellerin kaldırılması gibi hayati konular tek tek masaya yatırıldı.
"Malatya Kayısısı Artık Sadece Malatya'nın Değil, Türkiye'nin Prestij Ürünlerinden Biridir"
Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, kentin küresel kuru kayısı ticaretindeki stratejik liderliğine vurgu yaparak, Türkiye'nin kuru meyve ihracatında yıllık yaklaşık 2 milyar dolarlık dev bir hacme ulaştığını belirtti. Kuru kayısının bu büyük pastadaki en kritik lokomotif ürün olduğunun altını çizen Özcan, geçmiş sezonda yaşanan zirai don felaketinin hem üreticiyi hem de ihracatçıyı oldukça zorladığını hatırlattı.
Yeni hasat döneminin başlamasıyla birlikte sezona büyük bir umutla girdiklerini müjdeleyen Özcan, "Amacımız üreticimizin emeğinin karşılığını en iyi şekilde alması, ihracatçımızın dünya pazarlarındaki gücünü koruması ve tüketicinin kaliteli ürüne ulaşabilmesidir. Malatya kayısısı artık sadece Malatya'nın değil, Türkiye'nin prestij ürünlerinden biridir. Bu nedenle tüm paydaşlarla birlikte hareket ederek sektörü daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz" diyerek birlik mesajı verdi.
"Üretici Görevini Yaptı, Şimdi Görev İhracatçılarda"
Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Şemsettin Bayram Özgür, yeni yönetim olarak ilk resmi toplantılarını Malatya'da gerçekleştirmekten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Geçen yılki zirai don nedeniyle rekoltede yaşanan düşüşün küresel pazarlarda tedarik sıkıntılarına yol açtığını ifade eden Özgür, yeni sezona dair kararlılıklarını paylaştı.
Kaybettiğimiz pazarları süratle geri kazanacaklarını belirten Özgür, "Geçtiğimiz sezon ürün yetersizliği nedeniyle birçok pazarda sıkıntılar yaşadık. Bu yıl hedefimiz kaybettiğimiz pazarları yeniden kazanmak ve ihracatı en yüksek seviyeye taşımaktır. Üretici görevini yaptı, şimdi görev ihracatçılarda. Ülkemize en yüksek döviz girdisini sağlamak için çalışacağız" şeklinde konuştu. Özgür ayrıca, Malatya'da deprem felaketinin ardından sergilenen büyük dayanışmayı ve yeniden yapılanma çalışmalarını takdirle karşıladıklarını sözlerine ekledi.
"Lisanslı Depoculuk Sektörün Sigortasıdır"
Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay ise küresel iklim krizine karşı ihracatı korumanın en güvenli yolunun lisanslı depoculuktan geçtiğini vurguladı. İklim değişikliklerinin bazı yıllarda ani rekolte düşüşlerine neden olabileceğini belirten Gabay, Malatya’daki altyapıyı yakından incelediklerini ifade etti.
Sektörün geleceğini garanti altına almak için depolamanın şart olduğunu dile getiren Gabay, "Ürünün bol olduğu yıllarda lisanslı depolarda muhafaza edilmesi, hem mevcut pazarların korunması hem de yeni pazarlara ulaşılması açısından büyük önem taşıyor. Malatya'da yapılan yatırımları yerinde gördük ve oldukça değerli buluyoruz" diyerek yatırımların önemine dikkat çekti.
"Pestisit ve Aflatoksin Kalıntıları Sektörün Önündeki En Büyük Risklerden Biri"
Zirvenin en önemli başlıklarından bir diğeri ise ihraç ürünlerindeki kalite standartları oldu. İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Semih Ergüder, dünya pazarlarında Türk malının imajını korumak için pestisit ve aflatoksin kalıntılarına karşı sıfır toleransla çalışılması gerektiğini belirtti.
Ürünlerin sınır kapılarından dönmesinin milli servet kaybı olduğunu ifade eden Ergüder, "İhraç edilen ürünlerin geri dönmesi hem ekonomik hem de ticari açıdan ciddi kayıplara yol açıyor. Bu nedenle kamu kurumları, üreticiler ve ihracatçılar olarak birlikte hareket ederek bu sorunun üstesinden gelmeliyiz. Sorunların çözülmesi halinde Türkiye'nin kuru meyve ihracatını 2,5 milyar dolar seviyesine çıkarması mümkün" değerlendirmesinde bulunarak kritik uyarılarda bulundu.





