Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) sular bir türlü durulmuyor. Olağanüstü kurultay talebiyle toplanan 833 delegenin imzasına rağmen parti yönetiminin kurultay çağrısı yapmaması üzerine delegeler resmen yargı yoluna gitti. Delegeler adına yapılan yazılı açıklamada, parti içi demokratik meşruiyetin yeniden tesis edilmesi amacıyla ortak gündemli ve noter onaylı olağanüstü kurultay talebinin yargıya taşındığı bildirildi.

Kurultay üye tam sayısının üçte ikisinden fazlasını temsil eden 833 delegenin imzaları, CHP Tüzüğü'nde öngörülen 15 günlük yasal süre içinde eksiksiz olarak toplandı. Toplanan bu imzalar, 17 Haziran 2026 tarihinde CHP Genel Başkanlığı'na resmi olarak teslim edilmesine rağmen bugüne kadar genel merkez kanadından herhangi bir kurultay çağrısı gelmedi. Bu durum üzerine delegeler, açık ve bağlayıcı iradelerinin sonuçsuz bırakıldığını belirterek Ankara Sulh Hukuk Mahkemesi'nde dava açtı.

"Üç Üye Genel Kurulu Toplantıya Çağırmakla Görevlendirilsin"

Açıklamada, Türk Medeni Kanunu'nun 75. maddesine açıkça atıfta bulunularak çarpıcı bir hukuki yol haritası çizildi. Kanuna göre, yönetim organının genel kurulu toplantıya çağırmaması halinde, üyelerden birinin başvurusu üzerine sulh hukuk hakiminin üç üyeyi genel kurulu toplantıya çağırmakla görevlendirebildiği hatırlatıldı.

Bu kapsamda açılan davanın dilekçesinde, isimleri mahkemeye daha sonra bildirilecek olan üç kurultay delegesinin CHP Olağanüstü Kurultayı'nı toplamak üzere resmen "çağrı heyeti" olarak görevlendirilmesi istendi. Delegeler, yargının bu konuda vereceği kararla parti içi tıkanıklığı aşmayı hedefliyor.

CHP'de Tarihi Düello! Özgür Özel'den Kemal Kılıçdaroğlu'na Şok Rest: "Yüzde 90'ın Altında Alırsam Siyaseti Bırakıyorum!"
CHP'de Tarihi Düello! Özgür Özel'den Kemal Kılıçdaroğlu'na Şok Rest: "Yüzde 90'ın Altında Alırsam Siyaseti Bırakıyorum!"
İçeriği Görüntüle

"Olağanüstü Kurultayın Toplanması, Kurultay Delegelerinin Bağlayıcı İradesinin Gereğidir"

Açıklamada ayrıca Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay'ın geçmişte verdiği emsal niteliğindeki kararlara da dikkat çekildi. Yüksek yargı kararlarına göre, yeterli sayıda delegenin olağanüstü kurultay isteminin parti yönetiminin inisiyatifine veya takdirine bağlı olmadığının altı çizildi.

Hukuki iradenin muhatabına ulaştığı andan itibaren bağlayıcı olduğu ifade edilen açıklamada, "Olağanüstü kurultayın toplanması, parti yönetiminin tercihine bırakılabilecek siyasi bir takdir konusu değil; kanunun, parti tüzüğünün ve kurultay delegelerinin bağlayıcı iradesinin gereğidir" denilerek genel merkeze net bir mesaj gönderildi.

"Hükümle Birlikte Çağrı Heyeti Görevine Başlasın"

Ankara Sulh Hukuk Mahkemesi'ne sunulan dava dilekçesinin detayları da CHP'deki krizin boyutunu gözler önüne serdi. Dilekçede, 833 kurultay delegesinin noter onaylı imzasıyla ortak gündemli olağanüstü kurultay isteminde bulunduğunun ve bu imzaların süresi içinde teslim edildiğinin mahkemece tespiti talep edildi.

Dilekçenin en kritik bölümünde ise yasal koşullar oluştuğu halde adım atmayan genel merkeze karşı, görevlendirilecek üç kurultay üyesine tam yetki verilmesi istendi. Bu heyete; olağanüstü kurultayın yerini, gününü, saatini ve gündemini belirleme, Çankaya İlçe Seçim Kurulu nezdinde gerekli tüm başvuruları yapma yetkisinin verilmesi ve mahkeme hükmüyle birlikte heyetin derhal görevine başlaması için acil bir tedbir kararı alınması talep edildi.

Kaynak: ANKA