TBMM Genel Kurulu, yeni yasama yılının ilk oturumunda fon vurgunu, okullarda artan şiddet vakaları ve yerel yönetimlere yönelik adli süreçlerin tartışıldığı hareketli bir birleşime sahne oldu. YENİ Parti Grup Başkanvekili ve Ankara Milletvekili Murat Emir, kürsüden yaptığı konuşmada iktidarın ekonomi, yargı ve eğitim politikalarını sert bir dille eleştirdi.
"Fon Vurgununda 1 Kişiyi Bile Açıklamadılar"
Fon krizinde 800 milyar liralık büyük bir kayıp olduğunu ve 20 gün geçmesine rağmen kayda değer bir adımla karşılaşmadıklarını öne süren Murat Emir, SPK’nin Özata Denizcilikle ilgili suç duyurusuna dikkat çekti. Suç duyurusu listesinde ismi yer almayan kişilere işaret eden Emir, "SPK'nin suç duyurusunda Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın adı yok. Biz açıklayınca '2,1 milyar lira götürmüşler' dediler. Peki, bugüne kadar neden soruşturmadınız? Neyi bekliyorsunuz?" sorularını yöneltti.
"TMSF Hesabı Hukukun Arkasından Dolanmaktır"
Süreç dahilinde TMSF bünyesinde açılan hesabı eleştiren YENİ Parti Grup Başkanvekili, söz konusu uygulamanın yasal sorumlulukları örttüğünü iddia etti. Emir, "Bir hesap açmışlar, âdeta tövbe hesabı. Diyorlar ki: 'Sen getir, fahiş para kazandıysan şu hesaba yatır.' Bu, Fatma Betül Sayan Kaya ve ona benzer saraydaki çocuklar için çıkarılmış, hukukun arkasından dolanan bir hesap. Oysa hukuk devletinde bu durum en az üç yıldan başlayan cezai sorumluluk gerektirir ve haksız kazancın en az 2 katı Hazineye yatırılmalıdır" dedi.
"Tera Fon İçin Engel Olan Üyeler Görevden Alındı"
Tera fonun halka arz sürecinde yaşananlara da değinen Murat Emir, karara karşı çıkan SPK üyelerinin görevden alındığını belirtti. Emir, "Tera fon borsaya açılamayacakmış, SPK buna direniyormuş ama birileri devreye girince karşı çıkan 2 SPK üyesi görevden alınmış. Bu kararların ve atamaların altında doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzası var. Burada çok büyük bir siyasi sorumluluk vardır ve bu sorumluluk yürütmenin başına aittir. Meclis bu meselenin sahibi olmalı ve sonuna kadar gitmelidir" ifadelerini kullandı.
"Göz Göre Göre Gelen İhmaller Silsilesi"
İstanbul Başakşehir'deki Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu'nda yaşanan ve bir öğrencinin yaşamını yitirdiği bıçaklı saldırıya da değinen Emir, Millî Eğitim Bakanı'nı istifaya davet etti. Sürecin sistematik bir vurdumduymazlık olduğunu savunan Emir, Valiliğin resmi açıklamasını da eleştirerek gerçeklerin kamuoyundan gizlenmeye çalışıldığını öne sürdü.
"Belediyelere Kolluk ve Hukuk Sopasıyla Müdahale Ediliyor"
Mersin ve Ataşehir'deki gözaltı ve tutuklama kararlarına da tepki gösteren Murat Emir, "Mersin'de gizli tanıklar ve şantajlarla belediye başkanlarımız tutuklandı. Asıl hedef Belediyeler Birliği Başkanlığına çökmek ve kaynakları aktarmaktır. Sandıktan alamadıklarını adliyelerle, savcılarla, kolluk güçleriyle almaya çalışıyorlar" dedi. Emir ayrıca Mersin'de çekilen polis kamerası görüntülerinin kimler tarafından servis edildiğinin açıklanması hususunda AK Parti Grubu'na çağrıda bulundu.




