İSTANBUL — YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Davası'nı Silivri'de takip ettikten sonra, sabah saatlerinde kayyım atanan ve yayınları durdurulan Halk TV'nin binasına gitti. Kanal yöneticileri ve çalışanlarıyla bir araya gelen Özel, desteğini ifade ederek basın özgürlüğüne yönelik sert uyarılarda bulundu.
"Türkiye'nin En Çok İzlenen Haber Kanalını Karartıyorlar"
Silivri'den Halk TV binasına geliş sürecini değerlendiren Özgür Özel, operasyon zamanlamasının manidar olduğunu vurguladı. Özel, şöyle konuştu:
"Şimdi yolda Silivri'den buraya doğru gelirken bir yandan Türkiye'nin en büyük siyasi davasının görüldüğü ve belki ülkenin bir sonraki Cumhurbaşkanının yargılandığı davada, 590 gün sonra herhalde ilk kez savunma hakkı kullanılabiliyor. Tam böyle bir günün sabahında bu operasyonun yapılmış olması da çok manidar. Fon krizi; atayanın AK Partili, atananın AK Partili, soyanın AK Partili, soyulanın AK Partili olduğu bir dönemde, bütün iktidara, yani geçmiş dönemlerde ulaşamadığımız iktidar seçmeni fevkalade mağdur. Son günlerde gözünü ilk çevirdiği ekranlardan bir tanesi burası. Orayı karartıyorlar. Yani doğruları öğrenilmesin diye, kendilerinin gösterdiği gibi olsun diye."
"Esas Darbe Televizyon Başında Haber Bekleyen Halk Yapılıyor"
Açıklamalarında muhalefetin ve basının üzerindeki baskılara değinen YENİ Parti Lideri, kısıtlamaların doğrudan vatandaşı hedef aldığını savundu:
"Bir yandan işte ülkenin gelecek dönem için iktidar iddiası koyan partisi adaysızlaştırılıyor, kurumsuzlaştırılıyor, lidersizleştirilmeye çalışılıyor. Bir yandan da muhalefet sessizleştirilmeye çalışılıyor. Yani seçime giderken muhalefetin sesini duyuran mecralardan bir tanesi, en önemlisi bu duruma geldi. Şunu düşünüyorsunuz yani bir yandan, bir darbe sürecinin içindeyiz. Darbenin bir mağduru Silivri'de bütün gün savunma yaptı. Diğer taraftan bir mağduru, işte ana muhalefet partisi olarak bizleriz. Bir mağduru sesi kısılan sizlersiniz. Ama toplamda aslında darbenin yapıldığı kişi bugün televizyonun başında oturup, Halk TV'yi açıp, istediği haberi öğrenemeyen veya öğrenmesi gereken haberi, merak ettiği haberi tercih ettiği kanaldan izleyemeyenler. Esas darbe onlara yapılıyor. İşin bu kısmı bence en önemli kısmı. Esas darbenin kime yapıldığının anlaşılması lazım."
"Televizyon Kanallarının Gerçek Sahibi Kamudur, Halktır"
Kanalın sahipliği ve hukuki süreçlerle ilgili iddialara yanıt veren Özel, gerekçelerin gerçeği yansıtmadığını belirterek ifadelerini şöyle sürdürdü:
"Bu kanalın bir sahibi var. Ben Cafer Beyi de aradım, üzüntülerimi dile getirdim, her şey bir yana ama Cafer Beyle olan meseleleri neyse bu kanalla onun hiçbir ilgisi yok. Bu kanalın sahibi Cafer Bey olabilir ama televizyon kanallarının, gazetelerin gerçek sahibi kamudur, halktır, halkın haber alma hakkıdır. Buranın yayınlarının devam eder olması lazım. Buraya niye el koyuyorsun? Cafer Beyle aranızda bir mesele var, o meselenin ekonomik ve hukuki boyutundan, ben haklılığına inanmıyorum ve bunun tamamen bir yalan ve hedef saptırma olduğunu düşünüyorum. Meseleyi siyasi değil de aynı, 'Ekrem İmamoğlu'nu içeri koyduk. Geleceğin Cumhurbaşkanı olduğu için değil İstanbul'daki bir yolsuzluk soruşturmasından..' Burada da 'Halk TV'ye el koyduk ama basın özgürlüğünü kısıtladığımızdan değil, Cafer Beyin işte geçirdiği bir soruşturmadan, ekonomik meseleden.' Tamamen çarpıtma, tamamen üstünü örtme."
"Geri Kalanın Hepsi Bahanedir"
Operasyonun asıl amacının Halk TV'nin yayın çizgisini değiştirmek ve çalışanları mağdur etmek olduğunu belirten Özel, konuşmasını şu cümlelerle tamamladı:
"Esas mesele, el konulmak istenen şey; Halk TV'nin yayıncılık anlayışı. Ama millete göstermeye çalıştıkları kısım efendim işte 'Cafer Beyin şirketlerine el koyduk, bu da şirketten birisi.' Madem öyle niye Halk TV normal yayınlarına devam etmiyor? Niye bant yayınından devam ediyorsunuz? O yüzden buradan bütün Türkiye'ye ve dünyaya ilan ederiz ki mesele bir soruşturma ve onun sonucunda şirketlere el konması, onun sonucunda Halk TV'ye el konması değil. Mesele Halk TV'yi susturmak. Geldiysen bu kanala sen bunu durdurduğunda yarın kim reklam verecek? Burayı da batıracaksın. Bu 200 kişiyi de işsiz bırakacaksın. Zaten temel amaçlarından birisi burada çalışan 200 kişiyi işinden etmek. O yüzden kimse kimseyi kandırmasın. Hedef alınan, halkın haber alma hakkıdır. Hedef alınan, Türkiye'nin en çok izlenen haber kanalının durdurulmasıdır. Geri kalanın hepsi bahanedir. Buraya yollanan kayyım samimi olsa, 'Yayın anlayışınız aynen devam ediyor, size karışmıyoruz' derlerdi. Halk TV'nin sesini duyurabilmesi için sizlerin işinizi yapabilmeniz için üzerimize düşenleri bugünkü şartlar içinde yapmaya devam edeceğiz."




