CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Diyarbakır’daki temasları kapsamında sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle buluştu.
Toplantıda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, Türkiye’nin kritik bir süreçten geçtiğini belirterek, “Hepimiz zor dönemlerden geçiyoruz. Bir dönüm noktasındayız” ifadelerini kullandı.
Özel, Diyarbakır’a son olarak 2024 yılının ekim ayında geldiğini hatırlattı. O dönem planlanan programın TUSAŞ saldırısı nedeniyle yarıda kesildiğini belirten Özel, Diyarbakır’a siyasi program kapsamında yeniden gelebildiklerini söyledi.
“Partimiz Tarihin Belki de En Zor Günlerinden Geçiyor”
Özgür Özel, konuşmasında CHP’de yaşanan tartışmalara da değindi.
“Ülkemiz, demokrasimiz, partimiz tarihin belki de en zor günlerinden geçiyor” diyen Özel, yaşananların sadece CHP’nin iç meselesi gibi gösterilmek istendiğini ancak meselenin daha geniş bir demokrasi sorunu olduğunu ifade etti.
Özel, Türkiye’de seçim hukukunun ve sandığın güvence olmaktan çıkarılmasının ciddi sonuçlar doğuracağını vurguladı.
“Yol Cümleden Uludur, Yol Yolcudan da Uludur”
Diyarbakır’ın siyaset ve toplumsal hayat açısından önemli bir merkez olduğunu söyleyen Özel, kentin hem sokaklarıyla hem de sivil toplum yapısıyla güçlü bir hafızaya sahip olduğunu belirtti.
Özel, “Yol cümleden uludur, yol yolcudan da uludur. Önemli olan yolda olmaktır” sözleriyle Diyarbakır’daki temasların kendileri açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
CHP Grup Başkanı, sivil toplum kuruluşlarının görüş, öneri ve eleştirilerini dinlemek için Diyarbakır’da olduklarını ifade etti.
“Birinci Parti Olmaya Namzet Partiyi Felç Eden Bir Kayyum Atamadan Bahsediliyor”
Özgür Özel, CHP’de yaşanan butlan tartışmalarını değerlendirirken, bunun yalnızca bir siyasi parti meselesi olmadığını söyledi.
Özel, seçimlerin kesinleşmesinden sonra demokratik güvence oluşması gerektiğini belirterek, seçim hukukunun dışına çıkılmasının tüm siyasi partiler, meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları açısından tehlikeli bir kapı aralayacağını dile getirdi.
CHP’nin son seçimlerde birinci parti olduğunu hatırlatan Özel, “Birinci parti olmaya namzet partiyi bir anda paralize eden, felç eden, yönetimini ortadan kaldıran, yerine seçilmemiş birisini getiren bir kayyum atamadan bahsediliyor” dedi.
“Her Şeyi Yapabilirim Ama Seçim Yapamam”
Özel, kayyum tartışmasına ilişkin değerlendirmesinde, klasik anlamda bir kayyum uygulamasından farklı bir durumla karşı karşıya olduklarını savundu.
“Bizim burada seçilmemiş, hatta seçimi kaybetmiş birisi yıllar sonra gelip ‘Her şeyi yapabilirim ama seçim yapamam’ diyor” ifadelerini kullanan Özel, bunun CHP’nin iktidar yürüyüşünü kesmeye dönük bir müdahale olduğunu söyledi.
Özel’e göre bu süreç, yalnızca CHP’yi değil, demokratik siyasete duyulan umudu da hedef alıyor.
“Silahların Susmasını Çok Önemsiyoruz, En Çok da Bu Kent Önemsiyor”
Konuşmasında barış sürecine ilişkin mesajlar da veren Özgür Özel, silahların susmasının önemine dikkat çekti.
Özel, “Barış silahlar susmadan olmaz ve silahların susmasını çok önemsiyoruz. En çok da bu kent önemsiyor” dedi.
Ancak Özel, barışın yalnızca silahların susmasıyla mümkün olmayacağını vurguladı. Demokratikleşme, özgürlük, kalkınma, refah ve sandığın güvence altında olmasının barış için vazgeçilmez olduğunu söyledi.
“Demokratikleşme Olmadan Barış Olmaz”
Özgür Özel, konuşmasında sandığın ve anayasal mutabakatın önemine de dikkat çekti.
“Demokratikleşme olmadan barış olmaz. Özgürlük olmadan barış olmaz. Kalkınma ve refah olmadan barış olmaz. Bunların hiçbirisi de sandık olmadan olmaz” diyen Özel, seçilmiş iradenin korunması gerektiğini belirtti.
Özel, seçime kimin girip giremeyeceğine iktidarın karar verdiği bir düzlemde demokrasiden ve barıştan söz edilemeyeceğini ifade etti.
“Barışa İnanmaktan Başka Şansımız Yok”
Özel, geçmişte çözüm ve barış süreçlerinde yaşanan hayal kırıklıklarına rağmen umudu korumak gerektiğini söyledi.
Sürecin doğru yöntemlerle yürütülmesi gerektiğini belirten Özel, güven artırıcı adımların önemine işaret etti.
“İnanmaktan başka şansımız yok. Barış demiş birileri, biz buna inanacağız” sözleriyle barış iradesine sahip çıkılması gerektiğini vurguladı.
“Bu Artık Jest Falan Değil, Olması Gereken Bir Şey”
Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulması gerektiğini belirten Özel, hukuk devleti vurgusu yaptı.
Özel, AYM kararlarına uyulmasının bir jest değil, olması gereken bir hukuk devleti zorunluluğu olduğunu söyledi.
Bu kapsamda Selahattin Demirtaş, Gezi tutukluları ve Osman Kavala üzerinden örnekler veren Özel, yargı kararlarının uygulanmasının barış ve demokratikleşme sürecinin temel başlıklarından biri olduğunu ifade etti.
“Ülkenin Yüzde 80’i Afrika Koşullarında, Yüzde 20’si Lüksemburg Koşullarında Yaşarken Bu Olmaz”
Özgür Özel, konuşmasında kalkınma meselesine de geniş yer ayırdı.
Türkiye’de gelir adaletsizliğine dikkat çeken Özel, bölgesel kalkınmanın Diyarbakır’dan ve çevre illerden başlayarak ele alınması gerektiğini söyledi.
Özel, Orta Doğu’daki fırsatların barışla birlikte değerlendirilebileceğini belirterek, Türkiye, Suriye, Irak ve İran için demokratik barış perspektifinin önemine vurgu yaptı.
“Artık Konuşmayı Bırakıp Bunu Somutlaştırması Lazım”
Türkler ve Kürtler arasındaki birlikte yaşama iradesinin güçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Özel, yeni bir hikâyenin birlikte yazılması gerektiğini belirtti.
Özel, “Türkler adına konuşanlarla Kürtler adına konuşanların artık bu konuşmayı bırakıp bunu somutlaştırması ve hayata geçirmesi lazım” dedi.
Bu sürecin birlikte başarma ve birlikte kazanma anlayışıyla ilerleyebileceğini ifade etti.
“Tüm Tarafların Kendi Üstüne Düşeni Yapıyor Olması Lazım”
Çözüm sürecine ilişkin tarafların sorumluluk alması gerektiğini belirten Özgür Özel, yıkıcı iradelere karşı dayanışma çağrısı yaptı.
Özel, CHP’nin üzerine düşenin yılmadan doğru tarafta yer almak olduğunu söyledi.
Sürecin başarıya ulaşması için tüm paydaşların kendi meselesi olarak sahiplenmesi gerektiğini ifade etti.
“Barış Umutlarını da Butlan Edecekler”
Konuşmasının sonunda CHP’deki butlan tartışması ile barış süreci arasında bağ kuran Özel, bu müdahalenin yalnızca partilerine değil, Türkiye’deki barış umutlarına da zarar verebileceğini söyledi.
Özel, “Bu bize butlan yapanlar eğer niyetleri okuduğumuz gibiyse barış umutlarını da butlan edecekler” dedi.
Diyarbakır’a bu nedenle geldiklerini belirten Özel, “Barışa butlan gelmesin diye de irade koymaya geldik. Barışa butlan gelmesin diye de bir mücadeleyi ortaklaşmak üzerine geldik” ifadelerini kullandı.




