Özel sektör öğretmenlerinin taban maaş, güvenceli çalışma ve sendikal haklar için Ankara’da başlattığı direniş, 5. gününde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önüne taşındı. Sendika merkezinde günlerdir açlık grevinde olan bir grup öğretmen, otobüslerle bakanlık binasının önüne gelerek adeta adalet nöbeti başlattı.

Bakanlık önünde barikat kuran öğretmenler, "Çalışma Bakanlığı'nı eğitim patronları mı yönetiyor? Bir yıl oldu toplantı nerede?" yazılı dev bir pankart açtı. Sık sık "Sözler tutulsun öğretmenlik yaşasın" ve "Korkumuz yok hakkımızı almadan eve dönüş yok" sloganları atan eylemcilere polis müdahalesi ihtimaline karşı gerilim tırmanırken, Genel Başkan Eren Edebali elindeki resmi belgeleri göstererek sert bir basın açıklaması yaptı.

CHP Malatya il Başkanlığı görevinden alınan Barış Yıldız'a ADD ve Belediye-İş'ten destek ziyareti
CHP Malatya il Başkanlığı görevinden alınan Barış Yıldız'a ADD ve Belediye-İş'ten destek ziyareti
İçeriği Görüntüle

"İşveren Dernekleri Kabul Etmiyor Diye Bundan Kaçamazsınız"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ve yardımcılarıyla aylardır görüşme gerçekleştiremediklerini belirten Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, masadaki acı itirafı ifşa etti. İki hafta önce Çalışma Genel Müdürü Oğuz Tuncay ile görüştüklerini söyleyen Edebali, kendilerine resmen "İşveren derneklerini ikna edemedik, onların rızası yok" denildiğini açıkladı.

Bakanlığın bu tavrına sert tepki gösteren Edebali, "Kamuoyuna soruyoruz; böyle bir şey olabilir mi? Çalışma Bakanlığı'nın yapması gereken asıl şeyi, işveren derneklerinin inisiyatifine bırakıyorlar. O zaman burası niye var? Ankara'da 5 gün boyunca şu ana kadar açlık grevini göze almış öğretmenlere karşı 'Patronlar rıza göstermiyor' diyorsunuz. Biz bunu kabul etmiyoruz" dedi.

"Sendikamızın 12 Binden Fazla Üyesi Var Ama Toplu Sözleşme Hakkı Yok"

Özel sektör öğretmenlerinin maruz kaldığı ağır sömürü çarkını anlatan Edebali, taban maaş güvencesinin sadece bir ücretten ibaret olmadığını vurguladı. Öğretmenlerin 10 aylık kısa sözleşmelere mahkum edildiğini, yazın işsiz kaldığını ve elden para almaya zorlandığını belirten Edebali, sendikal haklarının nasıl gasp edildiğini şu sözlerle özetledi:

"Bu sendikanın yetki hakkı yok, toplu sözleşme hakkı yok. Bu sendika, Türkiye'de toplu iş sözleşmesi hakkı elinden çalınan en kalabalık üye sayısına sahip sendikadır. Torba iş kolundan kaynaklı önümüze 45 binlik bir baraj koydular. Böyle bir iş kolu, böyle bir baraj dünyada yok! Bizim resmi olarak 12 binden fazla üyemiz var ama toplu sözleşme imzalayamıyoruz."

"Toplantıyı Engelleyenler Ahmet Akça Ve Yusuf Tekin"

Masanın kurulmasını engelleyen isimleri tek tek hedef gösteren Genel Başkan Edebali, Cumhurbaşkanlığı Eğitim Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi ve ÖZDER Başkanı Ahmet Akça ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e doğrudan seslendi. Ahmet Akça'nın lobi faaliyetleri yürüttüğünü ve "Rekabet Kurulu bize ceza yazar" bahanesine sığındığını söyleyen Edebali, maskeleri düşürdü.

"Siz çocuk mu kandırıyorsunuz?" diyen Edebali, "Biz iş yerlerinde sözleşme imzalarken önümüze bu ağır koşulları sunanlar, 'Taban maaş gelmesin' diye lobi üretenler sizler değil misiniz? Biz sizin isminizi daha kaç defa duyacağız Akça? Kaç defa sizin isminizi yüz binlerce öğretmenin emeğini, onurunu savunurken duyacağız? Lobinizi belki geçemiyor olabiliriz ama şunda kararlıyız: Bu toplantı buraya alınacak" ifadelerini kullandı.

"Bize Somut Bir Söz Söylenmeden Buradan Gitmeyeceğiz"

Bakanlık önünde elindeki resmi davet yazısını havaya kaldıran Eren Edebali, Çalışma Bakanlığı yetkililerine seslenerek geri adım atmayacaklarının altını çizdi. Zorunlu olarak açlık grevinde olduklarını ve başkentin kendilerine yasaklanmak istendiğini belirten Edebali, sözlerini şu tarihi ültimatomla bitirdi:

"Biz sözlü, ağızdan çıkan bir söz üzerine burada değiliz, resmi yazı burada. Bu resmi bir yazı, davet. Siz bu daveti öyle ya da böyle verdiniz, bundan vazgeçemezsiniz. Toplantıyı yapmamak suçtur! Bu toplantı olmadan hiçbir şekilde kendi durumumuzla ilgili bu mücadelenin sonlanması ya da bitmesi ile ilgili bir müzakereye girmeyeceğiz. Bakanlık bize ne diyecek? Bunu burada bekleyeceğiz. Bize somut bir söz söylenmeden buradan da gitmeyeceğiz!"

Kaynak: ANKA