İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kabul ettiği rapora sert sözlerle tepki göstererek, “Bu metin fikri ve vicdani olarak bir sefalet manifestosudur” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kabul ettiği ortak rapora ilişkin kapsamlı eleştirilerde bulundu. Dervişoğlu, raporun Cumhuriyet’in temel niteliklerini hedef aldığını savundu.
“İhanet Süreci Yeni Bir Aşamaya Geçti”
Konuşmasına “Büyük Türk Milleti” diyerek başlayan Dervişoğlu, raporun yayınlanmasıyla birlikte “ihanet sürecinin” yeni bir aşamaya geçtiğini belirtti. Cumhuriyet’in ve üniter devlet yapısının, terör örgütü diliyle hedef alındığını söyleyen Dervişoğlu, “Bu komisyondan başka bir sonuç çıkması zaten beklenemezdi” ifadelerini kullandı.
CHP ve MHP’ye Sert Eleştiri
Dervişoğlu, raporu “Cumhuriyet Devleti’ne yüz yıllık zulüm düzeni diyenlerle, yüz yıllık reklam arası diyenlerin uzlaştığı bir metin” olarak nitelendirdi. Bu sürece sözcülük ve “paratonerlik” yapma görevini ise Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin üstlendiğini savundu.
“Fikri ve Vicdani Bir Sefalet Manifestosu”
Raporun hukuk diliyle tartışılabileceğini ancak vicdani olarak savunulamayacağını belirten Dervişoğlu, “Bu metin, hukuk devleti, demokrasi ve insan hakları gibi kavramları yirmi beş yılda yok edip sonra yeniden keşfetmiş gibi sunmaktadır” dedi. Raporda, terör örgütünün silah bırakmadığının da açıkça itiraf edildiğini vurguladı.
“Asıl Hedef Üniter Yapının Gevşetilmesi”
Metinde yazılanlardan çok, ulaşılmak istenen hedefin önemli olduğunu söyleyen Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni bir iktidar mimarisi kurmak için bu süreci kullandığını iddia etti. “Kurucu önder” ifadesi üzerinden yapılan tartışmaların Cumhuriyet değerleriyle bağdaşmadığını dile getirdi.
“İhanetin Zamanaşımı Yoktur”
Raporda yer alan ifadelerin, terör örgütü elebaşına af yolunu açmayı hedeflediğini savunan Dervişoğlu, sürece dahil olanlar için cezasızlık zırhı istendiğini belirtti. “Bilinsin ki hiçbir zırh, ihanetle hesaplaşmamızın önüne geçemez” dedi.
Üniter Devlet ve Ulus Devlet Vurgusu
Raporun Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını etnik topluluklar toplamı gibi tanımladığını söyleyen Dervişoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir. Bunu söyleyen ben değil, Mustafa Kemal Atatürk’tür” ifadelerini kullandı. Üniter devlet yapısının tartışmaya açılmasının federasyona giden yolu açacağını savundu.
“Bu Bir Yöntemdir, Tesadüf Değil”
Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, kimlik temelli toplum dili ve af tartışmalarının bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirten Dervişoğlu, bu sürecin daha önce Irak, Suriye ve Balkanlar’da görüldüğünü hatırlattı. “Devletler bir günde bölünmez; önce kavramlar, sonra zihinler bölünür” dedi.
Cumhuriyet Çağrısı
Konuşmasının sonunda halka seslenen Dervişoğlu, “İhanet sürecinin sonuna kadar karşısında olacağız. Herkesi aklını başına almaya ve Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkmaya davet ediyorum” çağrısında bulundu.





