Malatya 6 Şubat Platformu, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı dolayısıyla İsmet Paşa Caddesi’nde sessiz yürüyüş gerçekleştirdi. Eğitim Sen Malatya Şube Başkanı Nevzat Millioğulları, "Dünyada kendi cennetlerini kurup yüksek kürsülerden ‘ey’ diye seslenenler; siyaset sermaye ilişkisi bataklığında türeyen rant sevdalıları. Sizler insanlara milyonlarca liralık evler değil, mezarlar sattınız." dedi.
Malatya’daki sessiz yürüyüşe, DEM Parti Malatya Milletvekili Serhat Eren, Eğitim Sen MYK Üyesi Evrim Gülez, Sol Parti Sözcüsü İlknur Başer ile platform bileşenleri ve yurttaşlar katıldı.
İsmet Paşa Caddesi Su Deposu mevkisinde toplanan grup, Emeksiz Üst Kavşağı’na kadar sessiz yürüyüş yaptı. Yürüyüşün ardından burada basın açıklaması gerçekleştirildi.
“Anmak yalnızca üzülmek değildir”
Eğitim Sen Malatya Şube Başkanı Nevzat Millioğulları, yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Aradan yaşadığımız acı haykırışların üzerinden üç yıl geçti. Kendini sık sık hatırlatan ama bir türlü kapanmayan yaralarla dolu koskoca üç yıl. Anmak yalnızca üzülmek değildir. Yaşananlardan ders çıkarmak ve geleceğimizi daha güvenli bir şekilde inşa etmektir. Bu, insan olmanın asgari sorumluluğudur.
Bugünden yarına olan borcumuz; bilimin ışığında, dirençli kentler oluşturmaktır. Dünyada kendi cennetlerini kurup yüksek kürsülerden ‘ey’ diye seslenenler; siyaset sermaye ilişkisi bataklığında türeyen rant sevdalıları. Sizler insanlara milyonlarca liralık evler değil, mezarlar sattınız.
Bu mezar evlerin inşasında kusurlu olanlar, uygun olmayan tarım arazilerine imar izni açanlar, eksik denetim yapanlar, malzemeden ve işçilikten çalanlar; sizlerden hesap sorulmadıkça bu yara kapanmaz, kapanmayacak.”
“Felaketin, tarifsiz acının yıl dönümündeyiz”
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren ise konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Üç yıl önce, 6 Şubat sabahı yaşanan felaketin, tarifsiz acının yıl dönümündeyiz. Bugün buradayız, bir aradayız. O gün sadece evlerimiz yıkılmadı. O gün sevdiklerimiz, anılarımız, geleceğimiz enkaz altında kaldı. Ve ne yazık ki hâlâ hatıralarımız, anılarımız, sevdiklerimiz enkaz altında. Depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen; elli bini aşkın insan yaşamını yitirmişken, on binlerce insan yaralanmışken, on binlerce ev ve bina yıkılmışken; bugün hâlâ yüz binlerce insan barınma sorunu yaşıyor, sağlık sorunu yaşıyor, eğitim sorunu yaşıyor, altyapı sorunu yaşıyor, yoksulluk sorunu yaşıyor.
Bakın, bu iktidar bütün bunları bize normalmiş gibi sunuyor; bunları normal karşılamamızı istiyor. Peki, bunları normal görmemiz mümkün mü?”
Konuşmaların ardından “Sessiz Çığlık” pankartı önünde mumlar yakıldı, karanfiller bırakıldı.





