Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan, soL TV’de yayınlanan Komünist Bakış programında laiklik tartışmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Türkiye’de siyaseten laiklik ne durumda” sorusuna yanıt veren Okuyan, iktidarın siyaset alanının normlarını belirlediğini ve bunun toplumda da kabul gördüğünü söyledi.
“Laiklik Duyarlılığı Siyasetin Ötesinde”
Okuyan, tüm müdahalelere rağmen Türkiye’deki laiklik duyarlılığının siyaset alanının çok ötesinde olduğunu belirterek, düzen siyaseti açısından ülkede laikliğin izinin dahi kalmadığını ifade etti. Bu tablonun tek sorumlusunun AKP olmadığını vurguladı.
Eğitim Vurgusu: “Bilim Kolektiftir, Hurafeler Bireyseldir”
Eğitim başlığının kritik olduğuna işaret eden Okuyan, evrim karşıtlığına yeterince direnilememesinin laiklikteki gerilemenin temel nedenlerinden biri olduğunu söyledi. Eğitimin hem bilimsel hem kamusal niteliğinin aynı anda ortadan kaldırıldığını belirten Okuyan, bunun yaşam tarzına yönelik en ciddi müdahale olduğunu dile getirdi. Milyonlarca ailenin çocuklarını gerici bir müfredata teslim etmek zorunda kaldığını kaydetti.
“Laiklik Karşıtı Anlayış Elitisttir”
Laiklik karşıtı anlayışın çıkışının elitist olduğunu savunan Okuyan, laikliğin Türkiye’de en kolay yoksul kesimler tarafından benimsendiğini söyledi. Milli Mücadele’nin yükünü yoksul köylülerin taşıdığına dikkat çeken Okuyan, laikliğin halktan kopuk bir proje olmadığı görüşünü dile getirdi.
“Toplum Tepede Ne Pişerse Oraya Bakıyor”
Siyaset alanında ilerici bir hamle olmadıkça bunun topluma yansımayacağını ifade eden Okuyan, Türkiye’de gericiliğin kaynağının mülk sahibi sınıflar olduğunu söyledi. Anadolu toplumunun göçmenlik kökenine de değinen Okuyan, Türkiye toplumunun sanıldığından çok daha yeniliklere açık olduğunu belirtti.
Laiklik Tanımı ve Mücadele Çağrısı
Laikliği; inanç ve ibadet özgürlüğünün güvence altına alınması ve dinsel referansların kamusal alanın düzenlenmesinde yer almaması olarak tanımlayan Okuyan, sermaye sınıfının laikliği savunamayacağını ifade etti. Laiklik mücadelesinin piyasa karşıtlığı ve emek ekseniyle birlikte yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Okuyan, “Akılla, yaratıcılıkla, enseyi karartmadan mücadeleye devam edeceğiz” dedi.




