Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Eylül 2026 dönemine ilişkin kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri verilerini açıkladı. Yayımlanan rapora göre, Eylül ayında 28 kadın cinayeti işlenirken, 19 kadının ölümü ise kayıtlara şüpheli olarak geçti.
Öldürülen 28 kadından 2’sinin ekonomik bahanelerle, 2’sinin ise kendi hayatına dair karar almak istemesi nedeniyle katledildiği belirtildi. 23 kadının hangi bahaneyle öldürüldüğünün tespit edilemediğine dikkat çekilen raporda, bu durumun kadına yönelik şiddetin ve cinayetlerin görünmez kılınmasının bir sonucu olduğu vurgulandı.
"Kadınların Yüzde 23'ü Evli Olduğu Erkek Tarafından Öldürüldü"
Rapordaki fail analizine göre; eylül ayında yaşamını yitiren 28 kadından 5’i evli olduğu erkek, 3’ü birlikte olduğu erkek, 2’si tanıdığı biri, 2’si babası, 1’i oğlu, 1’i kardeşi, 1’i eskiden evli olduğu erkek, 1’i eskiden birlikte olduğu erkek, 1’i akrabası ve 1’i eski damadı tarafından hayattan koparıldı. 4 kadının katiliyle olan yakınlık derecesi ise belirlenemedi. Bu verilerle birlikte evli olduğu erkek tarafından öldürülen kadınların oranı yüzde 23 olarak gerçekleşti.
Cinayetlerin işlendiği mekânlar incelendiğinde; kadınların 4’ünün evde, 6’sının sokakta, 2’sinin iş yerinde, 1’inin arabada, 1’inin arazide ve 1’inin diğer bir kamusal alanda öldürüldüğü kaydedildi. 3 kadının katledildiği yer tespit edilemezken, yaşamını yitiren kadınların yüzde 50’sinin kendi evlerinde saldırıya uğradığı görüldü.
Ayrıca kadınların 15’i ateşli silahla, 7’si kesici aletle, 2’si boğularak, 1’i ise darbedilerek yaşamını yitirdi.
"47 Kadın Yüksekten Düşerek Yaşamını Yitirdi"
Şüpheli ölümlere dair detayların yer aldığı bölümde, en sık karşılaşılan beyanlardan birinin "yüksekten düşme" olduğuna dikkat çekildi. Yılbaşından bu yana 47 kadının yüksekten düşme sonucu hayatını kaybettiğini belirten platform yetkilileri; "Nasıl düştü? Yanında kim vardı? Öncesinde ne yaşandı? Şiddet, tehdit ya da tartışma öyküsü var mıydı? Deliller gerçekten incelendi mi?" sorularını gündeme taşıdı.
Kadınların balkonlardan, pencerelerden ve yüksek katlardan "düşüyor" denilerek olayın geçiştirilemeyeceği vurgulanarak, bir ölümün kayıtlara bu şekilde geçmesinin şüpheyi ortadan kaldırmadığı ifade edildi.
"Gerçekten Düştüler mi?"
Kadın cinayetlerinin yalnızca açıkça işlenen vakalardan ibaret olmadığını savunan platform, intihar ya da kaza denilerek üzeri kapatılmak istenen tüm şüpheli ölümlerin erkek şiddeti ihtimali gözetilerek etkin şekilde soruşturulması gerektiğine işaret etti. Platform açıklamasında, "47 kadın yüksekten düştü. Biz hâlâ soruyoruz: Gerçekten düştüler mi?" denildi.
"Değişmesi Gereken Kadınların İsimleri Değil, Bu Düzenin Kendisidir"
İkbal Uzuner ve Ayşenur Halil’in katledilmesinin ikinci yılında, 18 yaşındaki Gökçe Alkan’ın öldürülmesinin sorunun sürekliliğini gözler önüne serdiği kaydedildi. Koruma mekanizmalarının işletilmemesi, 6284 sayılı kanunun etkin uygulanmaması, cezasızlık algısı ve kazanılmış haklara yönelik saldırıların kadınların yaşamını daha güvencesiz hale getirdiği belirtildi.
Platform açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "İki yıl önce İkbal ve Ayşenur için yükselttiğimiz adalet talebi bugün Gökçe için sürüyor. Çünkü biz kadınların öldürülmesini normalleştiren, her cinayeti tekil bir vaka gibi sunarak sorumluluğu görünmez kılan anlayışı kabul etmiyoruz. İkbal için, Ayşenur için, Gökçe için ve yaşamdan koparılan tüm kadınlar için mücadelemiz sürüyor. Değişmesi gereken kadınların isimleri değil, bu düzenin kendisidir."





