DEM Parti Grup Başkanvekilleri Sezai Temelli ve Gülistan Kılıç Koçyiğit, Suriye ordusunun Halep’te başlattığı operasyona sert tepki gösterdi. Yapılan açıklamada saldırıların insanlık suçu olduğu vurgulanarak Türkiye’ye çatışmaların durdurulması için sorumluluk alma çağrısı yapıldı.
TBMM’de halep operasyonuna sert tepki
DEM Parti Grup Başkanvekilleri Sezai Temelli ve Gülistan Kılıç Koçyiğit ile milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde basın açıklaması yaparak Suriye ordusunun Halep’te başlattığı ve “terörle mücadele” olarak nitelendirilen operasyona tepki gösterdi.
Açıklamada, Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşanan çatışmaların sivilleri doğrudan hedef aldığı belirtilerek, operasyonların derhal durdurulması çağrısında bulunuldu.
Sezai Temelli: Bu bir insanlık suçudur
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Halep’te yaşananların ağır bir insanlık suçu olduğunu belirterek, saldırıların soykırıma doğru gittiğini savundu.
Temelli, Gazze’de yaşananlara benzer bir tablonun Halep’te ortaya çıktığını ifade ederek, Orta Doğu halklarının, Kürtlerin, Filistinlilerin ve Süryanilerin ciddi bir tehdit altında olduğunu söyledi. Bu tehdidin IŞİD kaynaklı olduğunu vurgulayan Temelli, Türkiye Cumhuriyeti başta olmak üzere tüm ülkelere sorumluluk alma çağrısı yaptı.
Uluslararası kuruluşların ve garantör devletlerin sessiz kalmaması gerektiğini dile getiren Temelli, kamuoyunun suskunluğunun yeni katliamların önünü açacağını ifade etti.
“Orada SDG yok, insanlar yaşam hakkını savunuyor”
Sezai Temelli, bölgede SDG’nin bulunduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, Halep’te yaşayan sivillerin kendi asayişlerini sağlayarak yaşam haklarını savunduğunu söyledi.
On Mart Mutabakatı’na rağmen müzakere ve diyalog yerine askeri yöntemlerin tercih edilmesini eleştiren Temelli, Türkiye’nin dış politikasının bu süreçte ciddi bir kriz yaşadığını savundu.
Gülistan Kılıç Koçyiğit: yalanlarla kürtlerin yaşam hakkı hedef alınıyor
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ise Halep’in merkezinde tanklar ve toplarla saldırı düzenlendiğini belirterek, saldırılara gerekçe olarak sunulan iddiaların bilinçli bir şekilde üretildiğini söyledi.
Koçyiğit, geçici Şam yönetimi ile SDG arasında imzalanan bir Nisan tarihli anlaşma kapsamında askeri güçlerin bölgeden çekildiğinin tüm dünya tarafından bilindiğini ifade ederek, saldırıların bilinçli bir ihlal olduğunu dile getirdi.
Türkiye’de “Kürtler, SDG ve İsrail anlaşma yaptı” şeklinde yürütülen söylemleri eleştiren Koçyiğit, asıl sorgulanması gerekenin Suriye’nin güneyine ilişkin uluslararası anlaşmalar olduğunu söyledi.
“Burada sıkılan her kurşun bize sıkılmıştır”
Koçyiğit, Halep’te hedef alınan her bir Kürt’ün yaşamının Türkiye’deki yurttaşların yaşamından ayrı düşünülemeyeceğini belirterek, Amed’de, İstanbul’da ve Ankara’da yaşayanların da bu saldırılardan doğrudan etkilendiğini ifade etti.
Türkiye’nin çatışmayı körükleyen değil, durduran bir rol üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Koçyiğit, diyalog ve müzakere yollarının sonuna kadar zorlanması çağrısında bulundu.