Türkiye'nin siyaset gündemine bomba gibi düşen "Terörsüz Türkiye" tartışmalarında, muhalefet cephesinden en kapsamlı çıkış geldi. DEM Parti öncülüğünde bir araya gelen 11 siyasi parti, "Barış ve Demokrasi İçin Acil Somut Adım Çağrısı" başlığıyla ortak bir deklarasyon yayımladı. Metinde, sürecin artık sadece "iyi niyet beyanlarıyla" yürütülemeyecek bir aşamaya geldiği vurgulandı.
"İktidar Süreci Güvenlik Meselesine Hapsetmektedir"
Açıklamada, sürecin sağlıklı ilerlemesi için ana sorumluluğun siyasi iktidarda olduğu hatırlatıldı. Silahların sustuğu ve diyalog zeminlerinin arandığı bir ortamda, hükümetin barışı ve demokrasiyi hayata geçirecek hamleler yapmaktan geri durduğu savunularak; "İktidar süreci yalnızca bir güvenlik meselesine hapsetmektedir" denildi.
"Kayyımlar Görevi İade Etmeli, AİHM Kararları Uygulanmalı"
11 partinin imza attığı metinde, acilen atılması gereken somut adımlar şu şekilde sıralandı:
-
Kayyım Uygulamaları: Yasal düzenleme beklenmeksizin kayyım atamaları son bulmalı, seçilmiş başkanlar görevine iade edilmeli.
-
Yargı Kararları: Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Can Atalay, Osman Kavala ve Tayfun Kahraman hakkındaki AİHM ve AYM kararları ivedilikle uygulanmalı.
-
Siyasi Operasyonlar: Muhalefet partilerine yönelik yargı baskısı ve parti kapatma tehditleri gündemden çıkarılmalı.
"Barış Süreci İktidarın Tereddüdüne Bırakılamaz"
Barışın toplumsallaşması gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, Meclis’in geçiş hukuku ve demokratik entegrasyon yasaları için hızla çalışması gerektiği belirtildi. Küresel ölçekte artan savaş ve emperyalist saldırganlık döneminde barışın öneminin arttığı ifade edilerek, tüm toplumsal kesimler "ortak mücadele" zemininde buluşmaya davet edildi.




