İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ordu'nun Fatsa ilçesinde Cumhuriyet Meydanı'nda vatandaşlarla buluştu.

Programına esnaf ziyaretiyle başlayan Dervişoğlu, ardından meydanda vatandaşlara hitap ederek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Aşkımız Hem Memleket Hem de Millet Aşkıdır”

Konuşmasına ceketini çıkararak başlayan Dervişoğlu, memleket için yola çıktıklarını söyledi.

Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Şimdi müsaade ederseniz ceketimi çıkaracağım, memleket için kollarımı da kendi memleketimde sıvayacağım. Usul oldu ya, herkes gömleğinin kolunu sıvıyor. Artık memleket için yollara biz de düştük, biz de kollarımızı sıvıyoruz. Aşkımız hem memleket aşkıdır hem de millet aşkıdır.”

Dervişoğlu, konuşmasının devamında Fatsa'nın sorunlarını sıraladı.

“Erdoğan Söz Verdiği Fatsa Çevre Yolunu Yapmadı”

Fındıkta taban fiyatın altında yapılan alımlar ile kota sorununa değinen Dervişoğlu, iktidara gelmeleri halinde bu sorunları çözeceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Fatsalılara çevre yolu sözü verdiğini belirten Dervişoğlu, şunları söyledi:

“Tayyip Erdoğan Bey başbakanken de cumhurbaşkanıyken de buralara ne zaman gelse Fatsa çevre yolunun yapılacağını söyledi. Doğru mu? Söz verdi mi? Yerine getirdi mi? Şimdi Cumhurbaşkanı'na yalan söylüyor dersem olmaz. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin başındaki kişiye Faslılara söz vermişsin, sözünü de tutmamışsın sen yalancısın da denmez. Ama yalancı mu değil mi? Onu siz sandıkta göstereceksiniz.”

Ordu ve Giresun'daki Maden Sahalarına Dikkat Çekti

Bölgedeki maden sahalarına da değinen Dervişoğlu, Ordu'nun yüzde 74'ünün, Giresun'un ise yüzde 82'sinin maden sahası ilan edildiğini söyledi.

Dervişoğlu, madencilik faaliyetlerine karşı olmadıklarını ancak bölgenin doğal değerlerinin korunması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

“Ordu'nun yüzde 74'ü, Giresun'un yüzde 82'si maden sahası ilan edilmiş. Bütün dünyayı gezin. Dünyanın hiçbir yerinde bir şehrin yüzde 80'ini, yüzde 75'ini maden sahası olarak belirlendiğine şahit olamazsınız. Bu garabet bir tek bizim memleketimizde yaşanıyor. hiçbir fasalın madencilik faaliyetine karşı değil. Ama Fatsalılar; derelerinin, dağlarının, bahçelerinin, denizlerinin yani yeşilinin ve mavisinin sahiplenilmesini istiyor.”

Dervişoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Madenciliğe karşı bir duruşumuz yok. Bu ülkenin menfaati için çıkarılması gerekiyorsa ve bu ülkeye gelir ve istihdam sağlıyorsa uygun bir biçimde madencilik hizmetlerinin yapılmasında bir mahsur yok. Kimse bizi yanlış değerlendirmesin. Ama bir memleketin yüzde 74'ünü maden sahasına çevirip o işi de bir kişinin tek imzasına bırakırsanız farklı farklı şeyler olur.”

Dervişoğlu, iktidara gelmeleri durumunda tüm sorunları çözeceklerini ifade etti.

“Tayyip Bey Oy Vermeyenleri Sorgulamamalı”

Bugüne kadar hiç kimseyi AK Parti'ye neden oy verdiği konusunda sorgulamadığını söyleyen Dervişoğlu, seçmenin tercihine saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Çünkü milli irade milli irade diyorsak vatandaşın oy kullanma tercihine saygı göstereceğiz. Ben geçmişte Adalet ve Kalkınma Partisi'ne ya da Cumhur İttifakı'na neden oy veriyorsunuz diye vatandaşı sorgulamadıysam şimdi Tayyip Bey'e düşen de bir görev var. Vatandaş ona oy vermekten vazgeçmiş.

Tayyip Bey de vatandaşın bu tercihine bakarak, ‘Bana niye oy vermiyorsun’ diye Fatsalıyı sorgulamasın. Demokrasi ise böyle. Hukuksa ise böyle. Adalet ise böyle.”

“Mesele Cumhuriyetin İlelebet Var Olup Olmayacağı Meselesidir”

Mücadelenin siyasi görüşler üzerinden yürütülmediğini belirten Dervişoğlu, Cumhuriyet vurgusu yaptı.

“Bakın burada sağcısı var, solcusu var. Her partiden insan var. Ve ben bu insanların çoğunun geçmişini biliyorum. Çoğunun geçmişini biliyorum derken çoğunun geçmişine kefaletimi koyuyorum. Mesele sağcının, solcunun meselesi değildir. Mesele şu partilinin, bu partilinin meselesi değildir. Mesele Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu cumhuriyetin ilelebet var olup olmayacağı meselesidir.”

Dervişoğlu, TBMM'de de vatandaşlardan aldıkları oyların hakkını vermek için mücadele ettiklerini kaydetti.

“Derdimiz Cumhuriyete Karşı Yöneltilmiş Kalkışmayı Engellemektir”

Üretici ve KOBİ'lerin sorunlarını sıraladığı sırada bir vatandaşın “Emeklileri de unutma” sözlerine yanıt veren Dervişoğlu, geçmiş siyasi liderlere atıfta bulundu.

Dervişoğlu, şöyle konuştu:

“Sen beni kollarını şakadan mı sıvadın zannettin? Ben çözmeye geliyorum. Bu memleketim Süleyman Demirel vefat ettikten sonra babası kalmadı. Ecevit gittikten sonra Karaoğlu'da kalmadı. Özal gittikten sonra Tonton amcası kalmadı. Alparslan Türkeş gittikten sonra da Başbuğ Türkeş'i de kalmadı. Ben hepsinin asil bir karışımı olmaya talip olduğum için mücadele ediyorum.”

Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Onların doğrularının ayak izlerinin üzerine basarak Türkiye'ye karşı karşıya bulunduğu sorunlardan kurtarmanın peşindeyim. Dedim ya sözlerimin arasında derdimiz cumhuriyettir. Derdimiz sağcı solcu meselesi değil. Derdimiz cumhuriyete karşı yöneltilmiş kalkışmayı engellemektir.”

“Milletin Vicdanından Çıkan Ses Provokatörlük Olamaz”

Konuşmasında “Terörsüz Türkiye” sürecine de değinen Dervişoğlu, sürece karşı çıkanlara yönelik “provokatör” ifadelerine tepki gösterdi.

Dervişoğlu şöyle konuştu:

“Diyorlar ki bu projeye karşı konuşanlar provokatördür. ‘Bu süreci baltalamaya çalışıyorlar demektir’ deyip maksadı aşan ifadelerde bulunuyorlar. İmralı'daki canibaşı için eğer bir provokatör aranıyorsa, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gelsin, bu kürsüden konuşsun, örgütünü feshettiğini açıklasın, umut hakkından da yararlansın’ demektir provokatörlük.”

“Abdullah Öcalan Denen Caniye Statü Aramaktır Provokatörlük”

Dervişoğlu, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:

“Abdullah Öcalan denen caniye statü aramaktır provokatörlük. İmralı'ya gidip Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile o caniyi eşitlemektir provokatörlük. Milletin vicdanından çıkan ses provokatörlük olamaz.”

“O ses Cumhuriyet'in savunuculuğu demektir, Türk bayrağının savunuculuğu demektir ve Türkiye Cumhuriyeti'nin değerlerinin savunuculuğu demektir. Bu mücadeleyi bulunduğumuz her yerde vereceğiz.”

“Ben Üç Gün Cezaevinde Yatıp Bunalacak Adam Değilim”

Hakkında yapılabilecek girişimlere ilişkin de konuşan Dervişoğlu, mücadeleden geri adım atmayacağını söyledi.

CHP'li Serkan Sarı'dan Çok Sert Özelleştirme Tepkisi: "Bir Tek Havamız Kaldı!"
CHP'li Serkan Sarı'dan Çok Sert Özelleştirme Tepkisi: "Bir Tek Havamız Kaldı!"
İçeriği Görüntüle

“İsteyen istediği takibi yapabilir. İsteyen istediği davayı da açabilir. Ben başkaları gibi üç gün cezaevinde yattıktan sonra cezaevi şartlarından bunalacak adam değilim.”

Dervişoğlu, insanları siyasi düşüncelerine göre ayırmadığını belirterek, “Ben bu memlekette insanları birbirinden ayırmadan sevmemiz ve kucaklamamız gerektiğini anlatan bir arkadaşınızım, bir kardeşimizim” dedi.

Özgür Özel'e “İYİ Parti” Yanıtı

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in partisinin ismini karıştırarak “İYİ Parti” demesine de değinen Dervişoğlu, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“Özgür Bey bugün bir konuşma yapıyor. YENİ Parti diyeceğine dili sürçtü, İYİ Parti dedi. Sonra da benle onun hukukunu anlattı. Her görüşlerine katılmam. Bu görüşlerinden bir tanesi YENİ Parti'nin yarısının evet demesi, diğer yarısının da hayır demesi hâlidir.”

Dervişoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu da Özgür Bey'e bir cevap olsun. Madem bir de şeyi söylüyor, diyor ki, ‘Biz İYİ Parti'nin iki katına yakın hayır oyu verdik’. Hayır oyu vermek doğru bir şeyse sen niye evet oyu verdin? Zorla mı? Hem verdiğin hayır oylarıyla övünüyorsun hem de evet oyu veriyorsun.”

“Bugün de dil sürçmesi diye saydı, dedi ki, işte YENİ Parti yerine İYİ Parti, şu kadar üyesi olursa, bu kadar milletvekili çıkarırsa filan diye. Ben onu dil sürçmesi olarak görmüyorum, Allah söyletiyor.”

Kaynak: ANKA