Çevre-Doğa (Anka) - Anka Haber Ajansı | Haber Girişi: 18.08.2021 - 19:53, Güncelleme: 18.08.2021 - 21:26
kitap

Tütün, halı bitti, şimdi zeytinciliğimize de bitirdiler…

 

Tütün, halı bitti, şimdi zeytinciliğimize de bitirdiler…

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Akbelen Ormanı’nda maden ocağı için ağaçların kesilmesine karşı nöbet tutan yurttaşları ziyaret etti. İkizköylü bir yurttaş, ormanlardan bal ürettiklerini belirterek, “Bizim tütünümüz vardı, halımız vardı bitti. Bir tek zeytinciliğimiz vardı, zeytinciliğimizi de bitirdiler. Biz hırsızlık mı yapacağız, aç mı kalacağız bu memlekette” diye tepki gösterdi.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Akbelen Ormanı’nda maden ocağı için ağaçların kesilmesine karşı nöbet tutan yurttaşları ziyaret etti. İkizköylü bir yurttaş, ormanlardan bal ürettiklerini belirterek, “Bizim tütünümüz vardı, halımız vardı bitti. Bir tek zeytinciliğimiz vardı, zeytinciliğimizi de bitirdiler. Biz hırsızlık mı yapacağız, aç mı kalacağız bu memlekette” diye tepki gösterdi. Akşener, en çok içini acıtanın Orman Genel Müdürlüğü ekiplerinin yangına müdahale için “Emir bekliyoruz” sözü olduğunu açıklayarak, yurttaşlara yardım yapılması gerektiğini “Çok ciddi fakirlikle karşı karşıya kalınacak. En azından kışın aç kalmadan geçirilebilmesi için hane başına nakit desteği gerekiyor” diye açıkladı. İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, Muğla’da yangından etkilenen bölgeleri gezdikten sonra termik santralın kullanımı amacıyla yapılmak istenen maden ocağı için kesilmek istenen Akbelen Ormanı’nda nöbet tutan yurttaşları ziyaret etti. Akşener, İkizköylülerin orman için verdiği mücadeleyi dinledi. İkizköylü Necla Işık, 2,5 yıldır ormanları için mücadele ettiklerini belirterek, Muğla’daki yangının hemen ardından “yangını önlemek bahanesiyle” 105 ağaçlarının kesildiğini söyledi. “Böyle böyle 15-20 tane derken Akbelen Ormanı’nı bitirmeye çalışıyorlar” diyen Işık, ormanlarının kesilmesine karşı çıkmak için gerekirse kendilerini “zincirleyeceklerini” vurguladı. Işık, jandarmanın köylüye yaptığı müdahaleyi, “Sürüklene sürüklene (nöbet alanından) aşağıya atıldık” diyerek anlattı. “KADERLERİMİZ AYNI” Akşener köyün isminin İkizköy olduğunu öğrenince “Rize’de de İkizdere var. Aynısı, mücadele ediyorlar” dedi. Işık, “İsimlerimiz benzer ama kaderlerimiz aynı. Orada bir Cengiz İnşaat, burada da Limak” diye yanıt verdi. Ormanları biterse hiçbir şey yetiştiremeyeceklerini vurgulayan Işık, “Yandı kül oldu her taraf. Kalan yerler de kesiliyor. Yani yağmursuz, topraksız bir ülke nedir?” diye sordu. İkizköylü başka bir kadın yurttaş da ormanlarını kaybetmek istemediklerini vurgulayarak, “Biz köyde yaşamak istiyoruz, şehir hayatı istemiyoruz. Bizi yerimizden yurdumuzdan etmesinler” dedi. “İNSANLARIN EVİNE 30 BİN LİRA VERİP GİDİN DİYORLAR” Yaşlı bir köylü ise, köydeki yerlerinin yok pahasına alınmaya çalışıldığını Akşener’e anlatarak, “Dağın başında eşek yürümeyen yerde Hazine’den mal almaya kalksa 40 bin lira. Bu insanların yerlerini 11-12 bin liraya alıp, evine 30 bin lira para verip gidin diyorlar. Ondan sonra bu aldığı para ile hiçbir yere bir tane mekan tutamıyorsun. Artı bu memlekette Muğla ili Türkiye Cumhuriyeti’nin çam balının yüzde 85’ini üretiyor. Bu da Milas hudutları içerisinde Marmaris’in bir kısmındaydı. Kart çamdan bal olur, taze çamdan bal olmaz. Onun için şirkete, madenciye, enerjiciye ver kestir. Onu da bitirdiler” diye konuştu.   “HIRSIZLIK MI YAPACAĞIZ?” Yaşlı köylü komşu köylerinde kanser oranlarının arttığını, yetiştirdikleri ürünlerin azaldığını dile getirerek, “Bizim tütünümüz vardı, halımız vardı bitti. Bir tek zeytinciliğimiz vardı, zeytinciliğimizi de bitirdiler. Biz hırsızlık mı yapacağız, aç mı kalacağız bu memlekette. Biz yörük çocuğu olarak keçiyi, koyunu güdemezsek dağda ne yapacağız biz?” diye sordu. Başka bir köylü kadın da gözyaşları içinde “Hiçbir şeyimiz kalmadı, ne yerimiz kaldı, ne evimiz kaldı. Dün o tarafa gittim. Kenarları talan etmişler, tazecik çamlar. Onlar yetmezmiş gibi yerimizi alacaklar şimdi. Çoluğumuza, çocuğumuza verecek hiçbir şeyimiz kalmadı. Yetti artık” dedi. “KÜÇÜK KIZA JANDARMANI SERT MÜDAHALESİ” Köylüler Akşener’e orman nöbeti sırasında jandarmanın kendilerine sert müdahale ettiğini açıkladı. Bir köylü yurttaş jandarmanın sert müdahalesi sırasında küçük kızının yaralandığını aktararak, kızını nasıl sakinleştirdiğini Akşener’e anlattı. Akşener küçük kızın yaşını sordu, köylü “5 yaşında” yanıtı verdi. Akşener, “5 yaşında bu kız böyle bir korku geçirdi” dedi. Köylü kadın, “Anlatması çok zor, daha fazla anlatacak durumum yok abla” diye konuştu. Köylülerin gönüllü çevreci avukatı İsmail Hakkı Atal, ormana ilişkin yargısal süreci ve termik santrallerin zararını anlatarak, “Termik santraller ile yaşayabilmemizin imkanı yok” dedi. Akşener, “Ya umurlarında değilse” diye değerlendirmede bulundu. “FAKİRLİKLE KARŞI KARŞIYA KALINACAK” Akşener, gözlemlediği yerlere ilişkin yaptığı değerlendirmede köylülerin Orman Genel Müdürlüğü ekiplerinin kendilerine söylediği “Emir bekliyoruz” sözüne ilişkin “O cümle çok içimi acıttı. Yani arazözün çalışanı diyor ki ‘Emir bekliyoruz, suyu sıkmak için’ çok acı. Karşılığı ormanların, zeytinliklerin yanması. Çok ciddi fakirlikle karşı karşıya kalınacak. En azından kışın aç kalmadan geçirilebilmesi için hane başına nakit desteği gerekiyor. Bütün bunları düzenli şekilde dile getirip takibini yapacağız” diye konuştu. Akbelen nöbetine ilişkin de Akşener, “Bu tür mücadelelerde bedel ödenir, biliyorum. Ama çok hayırlı ve mübarek mücadeledir” dedi.
Pencereyi Kapat
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Akbelen Ormanı’nda maden ocağı için ağaçların kesilmesine karşı nöbet tutan yurttaşları ziyaret etti. İkizköylü bir yurttaş, ormanlardan bal ürettiklerini belirterek, “Bizim tütünümüz vardı, halımız vardı bitti. Bir tek zeytinciliğimiz vardı, zeytinciliğimizi de bitirdiler. Biz hırsızlık mı yapacağız, aç mı kalacağız bu memlekette” diye tepki gösterdi.
kitaprek

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Akbelen Ormanı’nda maden ocağı için ağaçların kesilmesine karşı nöbet tutan yurttaşları ziyaret etti. İkizköylü bir yurttaş, ormanlardan bal ürettiklerini belirterek, “Bizim tütünümüz vardı, halımız vardı bitti. Bir tek zeytinciliğimiz vardı, zeytinciliğimizi de bitirdiler. Biz hırsızlık mı yapacağız, aç mı kalacağız bu memlekette” diye tepki gösterdi. Akşener, en çok içini acıtanın Orman Genel Müdürlüğü ekiplerinin yangına müdahale için “Emir bekliyoruz” sözü olduğunu açıklayarak, yurttaşlara yardım yapılması gerektiğini “Çok ciddi fakirlikle karşı karşıya kalınacak. En azından kışın aç kalmadan geçirilebilmesi için hane başına nakit desteği gerekiyor” diye açıkladı.

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, Muğla’da yangından etkilenen bölgeleri gezdikten sonra termik santralın kullanımı amacıyla yapılmak istenen maden ocağı için kesilmek istenen Akbelen Ormanı’nda nöbet tutan yurttaşları ziyaret etti. Akşener, İkizköylülerin orman için verdiği mücadeleyi dinledi. İkizköylü Necla Işık, 2,5 yıldır ormanları için mücadele ettiklerini belirterek, Muğla’daki yangının hemen ardından “yangını önlemek bahanesiyle” 105 ağaçlarının kesildiğini söyledi.

“Böyle böyle 15-20 tane derken Akbelen Ormanı’nı bitirmeye çalışıyorlar” diyen Işık, ormanlarının kesilmesine karşı çıkmak için gerekirse kendilerini “zincirleyeceklerini” vurguladı. Işık, jandarmanın köylüye yaptığı müdahaleyi, “Sürüklene sürüklene (nöbet alanından) aşağıya atıldık” diyerek anlattı.

“KADERLERİMİZ AYNI”

Akşener köyün isminin İkizköy olduğunu öğrenince “Rize’de de İkizdere var. Aynısı, mücadele ediyorlar” dedi. Işık, “İsimlerimiz benzer ama kaderlerimiz aynı. Orada bir Cengiz İnşaat, burada da Limak” diye yanıt verdi. Ormanları biterse hiçbir şey yetiştiremeyeceklerini vurgulayan Işık, “Yandı kül oldu her taraf. Kalan yerler de kesiliyor. Yani yağmursuz, topraksız bir ülke nedir?” diye sordu.

İkizköylü başka bir kadın yurttaş da ormanlarını kaybetmek istemediklerini vurgulayarak, “Biz köyde yaşamak istiyoruz, şehir hayatı istemiyoruz. Bizi yerimizden yurdumuzdan etmesinler” dedi.

“İNSANLARIN EVİNE 30 BİN LİRA VERİP GİDİN DİYORLAR”

Yaşlı bir köylü ise, köydeki yerlerinin yok pahasına alınmaya çalışıldığını Akşener’e anlatarak, “Dağın başında eşek yürümeyen yerde Hazine’den mal almaya kalksa 40 bin lira. Bu insanların yerlerini 11-12 bin liraya alıp, evine 30 bin lira para verip gidin diyorlar. Ondan sonra bu aldığı para ile hiçbir yere bir tane mekan tutamıyorsun. Artı bu memlekette Muğla ili Türkiye Cumhuriyeti’nin çam balının yüzde 85’ini üretiyor. Bu da Milas hudutları içerisinde Marmaris’in bir kısmındaydı. Kart çamdan bal olur, taze çamdan bal olmaz. Onun için şirkete, madenciye, enerjiciye ver kestir. Onu da bitirdiler” diye konuştu.  

“HIRSIZLIK MI YAPACAĞIZ?”

Yaşlı köylü komşu köylerinde kanser oranlarının arttığını, yetiştirdikleri ürünlerin azaldığını dile getirerek, “Bizim tütünümüz vardı, halımız vardı bitti. Bir tek zeytinciliğimiz vardı, zeytinciliğimizi de bitirdiler. Biz hırsızlık mı yapacağız, aç mı kalacağız bu memlekette. Biz yörük çocuğu olarak keçiyi, koyunu güdemezsek dağda ne yapacağız biz?” diye sordu.

Başka bir köylü kadın da gözyaşları içinde “Hiçbir şeyimiz kalmadı, ne yerimiz kaldı, ne evimiz kaldı. Dün o tarafa gittim. Kenarları talan etmişler, tazecik çamlar. Onlar yetmezmiş gibi yerimizi alacaklar şimdi. Çoluğumuza, çocuğumuza verecek hiçbir şeyimiz kalmadı. Yetti artık” dedi.

“KÜÇÜK KIZA JANDARMANI SERT MÜDAHALESİ”

Köylüler Akşener’e orman nöbeti sırasında jandarmanın kendilerine sert müdahale ettiğini açıkladı. Bir köylü yurttaş jandarmanın sert müdahalesi sırasında küçük kızının yaralandığını aktararak, kızını nasıl sakinleştirdiğini Akşener’e anlattı. Akşener küçük kızın yaşını sordu, köylü “5 yaşında” yanıtı verdi. Akşener, “5 yaşında bu kız böyle bir korku geçirdi” dedi. Köylü kadın, “Anlatması çok zor, daha fazla anlatacak durumum yok abla” diye konuştu.

Köylülerin gönüllü çevreci avukatı İsmail Hakkı Atal, ormana ilişkin yargısal süreci ve termik santrallerin zararını anlatarak, “Termik santraller ile yaşayabilmemizin imkanı yok” dedi. Akşener, “Ya umurlarında değilse” diye değerlendirmede bulundu.

“FAKİRLİKLE KARŞI KARŞIYA KALINACAK”

Akşener, gözlemlediği yerlere ilişkin yaptığı değerlendirmede köylülerin Orman Genel Müdürlüğü ekiplerinin kendilerine söylediği “Emir bekliyoruz” sözüne ilişkin “O cümle çok içimi acıttı. Yani arazözün çalışanı diyor ki ‘Emir bekliyoruz, suyu sıkmak için’ çok acı. Karşılığı ormanların, zeytinliklerin yanması. Çok ciddi fakirlikle karşı karşıya kalınacak. En azından kışın aç kalmadan geçirilebilmesi için hane başına nakit desteği gerekiyor. Bütün bunları düzenli şekilde dile getirip takibini yapacağız” diye konuştu. Akbelen nöbetine ilişkin de Akşener, “Bu tür mücadelelerde bedel ödenir, biliyorum. Ama çok hayırlı ve mübarek mücadeledir” dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
kitaptanı
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gunestv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.