Malatya Kernek Meydanı’nda, Karagöz Camii cemaati ve Saadet Partisi il ve ilçe yöneticilerinin katılımıyla gerçekleştirilen basın açıklamasını Saadet Partisi Malatya İl Başkan Yardımcısı Veysel Karani Yıldırım okudu.
“Zulüm ateşine karşı birer İbrahimî damla olmak için toplandık”
Yıldırım, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bugün burada sadece bir basın açıklaması yapmak için değil; başta İslam coğrafyası olmak üzere dünyanın dört bir yanını saran zulüm ateşine karşı birer İbrahimî damla olmak ve mazlumun kimliğine bakmaksızın onunla omuz omuza durduğumuzu tüm dünyaya ilan etmek için toplandık. Millî Görüş hareketi olarak bizler, tarih boyunca olduğu gibi bugün de coğrafya, mezhep ve kimlik ayrımı yapmaksızın; zalimin karşısında elif gibi dimdik duruyoruz.”
“Gazze’de insanlığın maskesi düştü”
Açıklamada, Gazze’de yaşananlara dikkat çekilerek şu ifadeler yer aldı:
“Aylardır dünyanın gözü önünde, tarihin kaydedebileceği en vahşi, en alçak soykırımlardan biri Gazze’de işlenmektedir. Bebeklerin süt kokusuna barut kokusunun karıştığı, annelerin feryadının arşı titrettiği bu mübarek topraklar; bugün sözde modern dünyanın sahte ‘insan hakları’ maskesinin düştüğü yerdir.”
“Kudüs özgürleşmeden dünya huzura kavuşamaz”
Açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi:
“Onurumuz, kırmızı çizgimiz ve ilk kıblemiz olan Mescid-i Aksa, bugün işgalci postalları altında zincirlenmiştir. Bu zincirler sadece taş duvarlara değil; Müslümanların ibadet hürriyetine ve tüm insanlığın inanç kutsiyetine vurulmuş bir prangadır. Unutulmasın ki; Kudüs zincirliyse İslam coğrafyası esirdir. Biz Saadet Partisi teşkilatları olarak gür bir sesle haykırıyoruz: Kudüs özgürleşmeden dünya huzura kavuşamaz; Mescid-i Aksa’nın zincirleri kırılmadan, insanlık prangalarından kurtulamaz.”
“Türkiye caydırıcı gücüyle mazlumun yanında yer almalıdır”
Yıldırım, açıklamasında Türkiye’ye de çağrıda bulunarak şunları kaydetti:
“Siyonizmin pervasızlığına karşı sadece ‘kınama’ mesajları yayınlamak yetmez. Zulme karşı sadece ‘üzüntü’ beyan etmek, bu ateşi söndürmez. Türkiye, sadece sözle değil; siyasi, ekonomik ve diplomatik tüm caydırıcı gücüyle mazlumun yanında yer almalıdır. Çünkü İsrail ancak ve ancak güçten anlar.”
“Emperyalizmin mezhep fitnesini reddediyoruz”
Açıklamanın devamında bölgedeki gelişmelere ilişkin şu değerlendirmelere yer verildi:
“Komşumuz İran topraklarına yönelik gerçekleştirilen saldırılar, kardeş Lübnan’da sivil halkın üzerine yağan bombalar, terör şebekesinin bölgemizi topyekûn bir ateş çemberine sürükleme projesinin son halkasıdır. Bizler; emperyalizmin ve siyonizmin önümüze koyduğu mezhep fitnesini ve etnik kışkırtmaları reddediyoruz. Bilinmelidir ki emperyalizm sadece bomba yağdırmaz; ekonomik ambargolarla ve finansal terörle halkları açlığa mahkûm ederek diz çöktürmeye çalışır. Bizim lügatimizde ‘tarafsızlık’ yoktur. Biz safı belli olanlarız; biz hakikatin tarafındayız. Zulüm kimden gelirse gelsin karşısında, mazlum kim olursa olsun yanındayız.”