Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi tarihi günlerinden birini yaşıyor. İstinaf mahkemesinin CHP 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği "mutlak butlan" kararının ardından, Genel Başkan Özgür Özel parti otobüsünün üzerine çıkarak genel merkez bahçesini hıncahınç dolduran partililere ve vatandaşlara seslendi.
En son 31 Mart 2024 yerel seçim zaferinin yaşandığı gece bu otobüsten halkın karşısına çıktığını hatırlatan Özel, CHP'nin 47 yıl sonra birinci parti olduğunu ve AK Parti'nin kurulduğu günden bu yana ilk kez yenilgiyle tanıştığını belirtti. Elde edilen bu büyük tarihi başarı yüzünden partiye yönelik organize bir yargı müdahalesi gerçekleştirildiğini kaydetti.
"Bu Darbeciler Tankla, Topla Değil Hakim ve Savcı Cübbeleriyle Gelirler"
Cumhuriyet Halk Partisi’nin kazandığı başarılar ve çıkardığı güçlü cumhurbaşkanı adayı nedeniyle hedef tahtasına oturtulduğunu ifade eden CHP lideri, yargı eliyle yapılmak istenen hamleyi çok sert sözlerle tanımladı.
Özel, "Güya suçumuz kazanmak, suçumuz 47 yıl sonra birinci parti olmak, suçumuz AK Parti'yi yenmek. Şimdi birileri bu binanın ışıkları ilk seçimde erkenden kapansın diye Atatürk'ün kurduğu partiye darbe girişimi yaşatmıştır. Biz bu darbecileri 19 Mart 2025'ten tanırız. Bu darbeciler yargı gücüyle gelirler; tankla, topla, tüfekle, kamuflajla değil, hakim cübbeleriyle, savcı cübbeleriyle gelirler. Bunlar ne haktan ne hukuktan anlarlar. Bunlar bir tek sizden, meydanlardan korkarlar" diye konuştu.
"Bugün Biz Ayaktayız, Darbecilerin Dizleri Titremektedir"
Türkiye genelinde 81 ilin ve tüm ilçelerin adalet için ayakta olduğunu vurgulayan Özel, yoksulluğun, sefaletin ve işsizliğin bitmesini isteyen herkesi mücadeleye davet etti. Ankara kulislerindeki tam dayanışmayı gözler önüne seren Özel, muhalefet liderlerine ve belediye başkanlarına teşekkür etti.
Ekrem İmamoğlu'nun kararlı tepkisini selamlayan Özel, "Bugün programından dolayı Londra'da olan ancak programını kesip ilk vasıtayla Ankara'ya ulaşmak isteyen Mansur Yavaş Başkanın dayanışma duygularını iletiyorum. Programlarını iptal eden, MYK'lerini toplayan ve demokrasiye sahip çıkan istisnasız bütün muhalefet partilerine ve genel başkanlarına yürekten teşekkür ediyorum" dedi.
"Bu Karar Borsayı Yüzde 8 Düşürdü, Yarın Ekonomi İçin Kara Gün Olacak"
Alınan siyasi kararın sadece hukuku değil, ülke ekonomisini ve halkın cebini de doğrudan vurduğunu belirten Özgür Özel, kararın ardından yaşanan ekonomik çalkantının boyutlarını paylaştı.
Karardan sadece yarım saat sonra 10 milyar dolar rezerv satılmak zorunda kalındığını ve borsanın yüzde 8 çakıldığını ifade eden Özel, "Türkiye enflasyonda Avrupa birincisi, dünyada beşincisi. Bizden yüksek enflasyonu olanlar bombardıman altındaki İran, iç savaştaki Sudan, Arjantin. Bu darbeler, bu rezerv yakmalar güvenliğimizi sağlayan polisin, emeklinin maaşını eritiyor. Kendi hırsları için bu milletin ekmeğiyle oynayanlara hadlerini bildireceğiz" ifadelerini kullandı.
"Tehlike Ortadan Kalkana Kadar Bu Binadayım, Hiçbir Yere Gitmiyorum"
Parti örgütlerinin ve genel merkezin kesintisiz bir nöbet ve direniş sürecine geçtiğini ilan eden Özgür Özel, sarayın muhalefeti olmayı reddettiklerini ve iktidar azminden vazgeçmeyeceklerini tüm dünyaya duyurdu.
Kararlılık mesajını net bir şekilde veren Özel, "Baba ocağına sahip çıkmak için nöbetteyiz, direnişteyiz. Buradan bütün Türkiye'ye ve dünyaya ilan ediyorum ki bugün, şu andan itibaren tehlike ortadan kalkana kadar ve yeniden CHP'yi kimin yöneteceğine AK Parti'nin yargı kolları değil, Cumhuriyet Halk Partililer karar verene kadar bu binadayım, odamdayım, hiçbir yere gitmiyorum. Biz bize teklif edilen konforlu muhalefet koltuklarını reddediyoruz; majestelerinin muhalefeti olmadık, olmayacağız" dedi.
"Gerekirse Hayatı Durduracağız Ama Teslim Olmayacağız"
Gençlerin attığı "genel grev, genel direniş" sloganları eşliğinde konuşmasını sürdüren Özel, meydanların gücünü herkese göstereceklerini ve haksızlığa karşı demokratik sınırları sonuna kadar zorlayacaklarını belirtti.
Geri adım atmayacaklarını söyleyen Özel, konuşmasını şu tarihi uyarıyla noktaladı: "Sessiz çoğunluğun sesini duyacaksınız; gerekirse hayatı durduracağız, gerekirse tüketimden gelen gücümüzü kullanacağız ama teslim olmayacağız. Buradan uyarıyorum, bu darbe geri çekilmezse, bu milletin karşısına dikilirse vallahi de billahi de durmayacağız, nereye yürümemiz gerekiyorsa oraya yürüyeceğiz. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz! Şimdi gidin yatın, onlar düşünsün."