Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla 2 Aralık 2025 tarihinde Bahçelievler’deki bir otelde düzenlenen "Türkiye Yüzyılı Mesleki ve Teknik Eğitim Zirvesi"ni protesto eden ve 23 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen 17 gencin yargılandığı davanın ilk duruşması Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi’nde başladı.
"2025 Yılında 86 Çocuk Çalışırken Can Verdi"
Duruşma öncesi Bakırköy Adliyesi önünde bir araya gelen Türkiye İşçi Partili (TİP) gençler ve avukatlar basın açıklaması yaptı. Grup adına konuşan bir genç, protesto hakkını kullandıkları için hedef gösterildiklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Biz bu eylemi gerçekleştirdiğimizde 2025 yılında iş cinayetlerinde katledilen çocuk sayısı 82 idi. Nezarethanedeyken ve tutuklu kaldığımız 23 gün boyunca 3 çocuk daha katledildi. Son 10 yılda ise toplam 464 çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Bu çocukların bir kısmının hayatında fotoğrafı bile yoktu. Biz onurlu bir gelecek kurabilmek, emeğin hakkını savunabilmek için mücadele ediyoruz."
"Boyayı Silah Sayıp Ceza İstiyorlar"
Davayı takip eden avukat Bilge Hilal Bilgin ise yargılama sürecindeki hukuksuzluklara dikkat çekti. Gençlerin barışçıl protesto hakkını kullandığını belirten Bilgin, "Sadece 2025 yılında 16'sı MESEM'de olmak üzere 86 çocuk yaşamını yitirdi. Çocukların ölümüne yol açan patronlar cezasızlıkla ödüllendirilirken, 'çocuklar ölmesin' diyen gençler apar topar tutuklandı. İddianamede eylemde kullanılan boya silah sayılarak, müvekkillerimiz hakkında 'görevi yaptırmamak için direnme' ve 'kasten silahla yaralama' suçlarından ceza isteniyor" dedi.
"Sıra Arkadaşlarımız Okulda Değil, Sanayide"
Öğrenci Sendikası adına söz alan Ahmet Bişiman da duruşmanın karne gününe denk gelmesine vurgu yaptı. Bişiman, "Bugün akranlarımız karnelerini alırken, MESEM kapsamındaki binlerce sıra arkadaşımız okullarından koparılarak organize sanayi bölgelerinde, atölyelerde pratik eğitim adı altında sömürülüyor ve canından oluyor" diyerek MESEM projesine tepki gösterdi.